Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Porque nuestro propósito principal, desde luego, es primero, no hacer daño.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Porque o nosso principal objetivo o primeiro de todos, é não fazer mal.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir."przede wszystkim nie szkodzić".
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Want ons belangrijkste doel is natuurlijk ten eerste: doe geen kwaad.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Διότι ο κύριος στόχος μας,φυσικά, είναι πρώτον,να μην κάνουμε κακό.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Потому что наша главная цель, конечно же, это прежде всего не навредить.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Тому що головна наша мета, звичайно, це - не нашкодити.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.הוא ראשית, לא לגרום נזק.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.لأن هدفنا الاساسي بالطبع هو اولا, ان لا نسبب الاذى.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.危害を与えないことだからです では とても短いのですが
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.A to dlatego, że mieliśmy wspólny cel w inspirowaniu tych młodych ludzi.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Bởi vì chúng tôi có chung 1 mục tiêu là khơi gợi cảm hứng cho những bạn trẻ.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Car nous avions un but commun : être une source d'inspiration pour les jeunes.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Deoarece aveam un scop comun dorind să inspirăm acești tineri.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.En dat was omdat we dezelfde doelen hadden: jonge generatie inspireren.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Karena kami memiliki satu tujuan yang sama untuk mengilhami anak-anak muda ini.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.왜냐하면 우리에겐 이 아이들에게 영감을 주고자 하는 공통된 목적이 있었으니까요.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Měli jsme totiž společný cíl, chtěli jsme inspirovat ty mladé lidi.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Mert volt egy közös célunk, hogy inspiráljuk ezeket a fiatalokat.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Porque teníamos una meta en común de querer inspirar a esa gente jóven.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Weil wir das gemeinsame Ziel hatten, diese jungen Menschen zu inspirieren.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Понеже имахме обща цел: искахме да вдъхновим тези млади хора.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.У нас была обшая цель — желание вдохновить этих подростков.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.מפני שהיתה לנו מטרה משותפת לעורר השראה במוחות הצעירים.
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.لان همنا المشترك كان الهام هؤلاء الشباب
Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.子供たちが我々のチームメイトで、元気をくれました
"daha iyi"ye doğru hedefimize ilerlerken iyi bir seviyeye ulaşacağız.Als we blijven concentreren op het nieuwe doel van BETER.
"daha iyi"ye doğru hedefimize ilerlerken iyi bir seviyeye ulaşacağız.Nous atteindrons un point critique. Si nous restons concentrés sur le nouveau but de "mieux".
"daha iyi"ye doğru hedefimize ilerlerken iyi bir seviyeye ulaşacağız.Если сфокусируемся на новой цели - ЛУЧШЕ.
"daha iyi"ye doğru hedefimize ilerlerken iyi bir seviyeye ulaşacağız.سوف تصل إلى أوجها إن استطعنا ان نركز على هدف " افضل " عوضاً عن " أكثر "
[David Evans] Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.ובכן, המטרה של שלושת היחידות הראשונות של הקורס היא לבנות מצבור כזה.
[David Evans] Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.ウェブ上を漁って 検索エンジン用のコーパスを構築したいのです
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumDet fick mig att verkligen tänka på hur bedriften var att ta sig dit.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumEn het deed me echt nadenken over de prestatie om zo ver te komen.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumEt ça m'a fait vraiment réfléchir à comment, j'avais pu en arriver là.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorum올림픽 선수가 되기로 목표를 정했던
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumZaledwie rok i trzy miesiące wcześniej obrałam sobie pewien cel.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumТова наистина ме накара да се замисля за това как се получава такова постижение.
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumהעובדה שרק שנה ושלושה חודשים לפני כן קבעתי לעצמי את היעד
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumاعني .. انني كنت قد خططت لهذا منذ سنة و3 اشهر فحسب ..
Demek istediğim, hedefimi bir yıl 3 ay öncesinden ayarlıyorumたった1年3ヶ月前で
Devletler’de ulusal düzeyde bir halk sağlığı hedefi olarak saptanmış olduğunu belgelendirmektedir.Die am häufigsten eingesetzten Substitutionsdrogen sind Methadon und Buprenorphin.
Devletler’de ulusal düzeyde bir halk sağlığı hedefi olarak saptanmış olduğunu belgelendirmektedir.През април 2007 г.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Anta att du vill hitta vägen från start till mål.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Antag at du ønsker at finde stien fra starten til dit mål.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Misalkan anda ingin mencari jalan dari posisi awal ke tujuan anda.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Predpokladajme, že chcete nájsť cestu od začiatku do cieľa.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Předpokládejme, že chcete najít cestu od startu do cíle.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Sa presupunem ca doriti sa gasiti calea de la pornire pana la telul dvs.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Supponiamo che si voglia trovare il percorso dalla partenza al goal.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Supposez que vous souhaitez trouver le chemin menant de l'entrée au but.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Załóżmy, że chcemy znaleźć ścieżkę przez labirynt z punktu startowego do celu.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.Предположим, что вы хотите пройти этот лабиринт от точки старта до цели.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.افترض انك ترغب في ايجاد مسار من البداية start إلى goal.
Diyelimlki başlangıçtan (start) hedefinize (goal) bir yol bulmak istiyorsunuz.この迷路を解く必要はありません
Dokuz sağlık hedefi üzerinde çalışmaya başladı.9가지 보건목표로 무엇을 할지
Dokuz sağlık hedefi üzerinde çalışmaya başladı. Hedefimiz neydi?les neufs objectifs sanitaires principaux, notre ambition.
Dokuz sağlık hedefi üzerinde çalışmaya başladı.והוא עבד על מה שהפך לימים,
Dokuz sağlık hedefi üzerinde çalışmaya başladı.و عمل على ما سوف يشكل
Dokuz sağlık hedefi üzerinde çalışmaya başladı.健康であるための9ヶ条に着手したのです