Ana içeriğe geç
Sözlük

hedefi ile cümle

hedefi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.Sunt alcătuite din oameni care percep ştiinţa ca pe o aventură cu un scop.
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.To są zespoły pełne ludzi, którzy widzą naukę jako przygodę z jasnym celem.
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.Ze zijn samengesteld uit mensen die wetenschap zien als avontuur met een doel.
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.Ами, те са съставени от хора, които разбират науката като приключение с цел.
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.Они состоят из людей, воспринимающих науку как приключение с целью.
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.וסוגי הצוותים שנכנסים? אז, הם מורכבים
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.حسنا, هم عادة يتشكلون من أشخاص ينظرون إلى العلم كمغامرة ذات هدف
Bu takımlar, genelde, bilimi, hedefi olan bir macera olarak gören insanlardan oluşuyor.チームのメンバーは 科学が目的を掲げた冒険だと捉えます たいていの学生は砂漠を見たこともありません
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Also, das Ziel für die ersten drei Einheiten des Kurses ist es, diesen Korpus zu aufzubauen.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Celem trzech pierwszych rozdziałów jest właśnie stworzenie tego korpusu.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Donc, le but des trois premières unités du cours est de construire ce corpus.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Entonces, la meta para las tres primeras unidades del curso es construir ese corpus.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Het doel voor de eerste drie units van dit vak is om dat corpus te bouwen.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Joten ensimmäisen kolmen oppitunnin aiheena on rakentaa tämä kieliaineisto.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.L'obiettivo delle prime tre unità del corso è di costruire la base di informazioni
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.O objectivo para as três primeiras aulas do curso é construir esse corpus.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Vì thế mục tiêu của 3 unit đầu tiên là làm kho ngữ liệu đó.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Итак, цель наших трех первых разделов курса в создании этой базы
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Нашата цел за първите 3 урока на този клас е да построим основата, корпусът.
Bu yüzden ţimdi tek hedefim seni mutlu etmekسأداعب بيدي العاريتين
Bu yüzden ţimdi tek hedefim seni mutlu etmekلهذا لن أبكي مجدداً
Bu yüzyılın hedefine ulaşabiliriz: Güvenilir içme suyuna erişimi olmayan insanların sayısını yarılamak.lahko dosežemo cilj tisočletja in razpolovimo število ljudi brez dostopa do varne pitne vode.
Bu yüzyılın hedefine ulaşabiliriz:안전한 식수를 얻지 못하는
Bu yüzyılın hedefine ulaşabiliriz:נוכל להשיג את מטרת האלף
Bu yüzyılın hedefine ulaşabiliriz:يمكننا الوصول الى هدف الألفية
Bu yüzyılın hedefine ulaşabiliriz:人々の数を半分にできるという
"Carne, diplomat olmak için çok zeki olmak zorundasın." (Gülüşmeler) Hedefim kesinleşmişti."Carne, con phải thông minh mới làm được" (cười) thế là khát vọng của tôi được định đoạt.
Cevap açık: hedefimiz Amerika'nın görüntüsünde bir ülke kurmak ya da Taliban'ın her zerresini yok etmek değil.대답은 분명합니다: 우리의 목표는 미국의 이미지를 가진 나라를 건설하는 것이 아닙니다. 또흔 탈리반의 모든 흔적을 근절하려는 것도 아닙니다.
Cevap açık: hedefimiz Amerika'nın görüntüsünde bir ülke kurmak ya da Taliban'ın her zerresini yok etmek değil.また、タリバンの足跡をひとつ残らず撲滅することでもないのです。 これらの目標は、さらに長い年月とお金がかかり、最も重要なことに、さらなるアメリカ人の犠牲が生まれてしまいます。
Çevresel bilginin geleceği için hedefimizFurnizează informaţii despre mediu şi activităţile noastre
Çevresel bilginin geleceği için hedefimizInformace o životním prostředí a o našich činnostech
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.A menudo dan en el blanco, pero se equivocan.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Často sice strefí cíl, ale minou se účelem.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Často zasiahnu terč, ale minú cieľ.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Chúng thường đạt được mục tiêu nhưng bỏ lỡ ý tưởng.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.De obicei ating obiectivul dar pierd din vedere esentialul.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Frequentemente acertam no alvo, mas não se apercebem do objetivo.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Ils touchent souvent la cible, mais ils passent à côté du but.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.때로는 엉뚱한 것을 가르치기도 했고,
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Mereka seringkali mampu mencapai target tapi tidak mampu mencapai tujuan
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Realizuje zadania, ale nie trafia w sedno.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Sie treffen oft ins Schwarze, ohne den Sinn zu begreifen.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Spesso raggiungono il risultato ma mancano l'obiettivo.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Ze treffen vaak doel zonder te begrijpen waar het om gaat.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Χτυπούν συχνά το στόχο, αλλά χάνουν το νόημα.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Они часто попадают в цель, но упускают смысл.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.Често уцелват целта, но изпускат същността.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.לעיתים קרובות הן פוגעות במטרה, אבל לא בנקודה.
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.وهي عادة ما تصيب الهدف .. ولكنها تضيع الفكرة او النقطة المطلوبة
Çoğu zaman belirlenen hedefi tutturuyorlar ancak bir türlü onikiden vuramıyorlar.改良を試みることさえ
Çok kargaşa var. Hedefi işaretleyeceğim!Everson, ne vidi se, kdo je kdo spodaj.
Çok kargaşa var. Hedefi işaretleyeceğim!¡Marcaré el objetivo con luces infrarrojas!
Çok kargaşa var. Hedefi işaretleyeceğim! Tamam.Há muito movimento. <i>Eu assinalo o alvo com</i> <i>infravermelhos!
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Meidän päätavoitteemme on tietenkin olla aiheuttamatta vahinkoa.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Denn unser Hauptziel ist natürlich, an erster Stelle, keinen Schaden zu verursachen.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Eftersom vårt yttersta mål, förstås, är först, att inte göra någon skada.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Fordi vores primære mål, selvfølgelig, er først, ikke at skade nogen.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.왜냐하면 우리의 첫 번째 목표가 해를 끼치지 않는 것이기 때문입니다.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Parce que notre principal objectif, bien sûr, est en priorité, de ne pas faire de mal.
Çünkü ana hedefimiz, elbette ilk önce zarar vermemektir.Perché, chiaramente, il nostro fine principale, è, prima di tutto, non causare danno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod