Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım. Bu kadar başarılı olacağımı başta bilmiyordum.Skončilo to tak, že jsem v tom byl opravdu dobrý, což jsem netušil, když jsem začínal.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Ei bine, a rezultat că eram destul de bun la asta.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Es hat sich herausgestellt, dass ich das ziemlich gut kann.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Hóa ra tôi khá giỏi về khoản đó.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Welnu, ik bleek daar vrij goed in te zijn.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Wygląda na to, że byłem w tym całkiem dobry.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Τώρα, φαίνεται ότι ήμουν αρκετά καλός σε αυτό.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Оказа се, че съм доста добър в това.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Оказывается, мне это неплохо удавалось.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.עכשיו, התברר שהייתי די טוב בזה.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.والآن، يتضح أنني أديت عملاً جيداً.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.こんなに適役だと思ってはいませんでした
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Damit will ich ganz einfach Menschen dabei helfen, mit sich selbst mehr in Einklang zu kommen.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Il mio obiettivo, molto semplicemente, è aiutare le persone ad essere più sintonizzate con se stesse.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.제 목표는, 꽤 단순하게, 사람들이 자신들 스스로와 곡조가 잘 맞게 하는 것입니다
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Mijn doel, simpel gezegd, is om mensen te helpen meer in harmonie te komen met zichzelf.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Mi objetivo, en esencia, es ayudar a las personas a estar más a tono con sí mismas.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Moim celem, tak po prostu, jest pomaganie ludziom w lepszym dostosowaniu się do samych siebie.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Mon but, tout simplement, est d'aider les gens à devenir plus en phase avec eux-mêmes.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Mục tiêu của tôi, khá đơn giản, là giúp mọi người trở nên hòa hợp hơn với chính bản thân họ.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Můj cíl je úplně jednoduchý, pomoci lidem, jak být více v souladu se sebou.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Scopul meu, destul de simplu, e să îi ajut pe oameni să devină mai în ton cu ei înşişi.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Sederhananya, tujuan saya adalah membantu orang-orang agar lebih selaras dengan diri mereka sendiri.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Tehtäväni on yksinkertaisesti sanottuna auttaa ihmisiä pääsemään kosketuksiin itsensä kanssa.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Ο στόχος μου, αρκετά απλός, είναι να βοηθήσω τους ανθρώπους να συγχρονιστούν περισσότερο με τους εαυτούς τους.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Моя цель очень проста: помочь людям быть в большей гармонии с самими собой.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.Целта ми, казано просто, е да помагам на хората да бъдат в синхрон със себе си.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.המטרה שלי, בפשטות, היא לעזור לאנשים להיות יותר מכוונים לעצמם.
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.هدفي بسيط جدا، أن أساعد الناس ليصبحوا أكثر انسجاما مع أنفسهم،
Açıkçası hedefim insanlara yardım etmek kendilerini daha iyi tanıyabilmeleri için.人が自分自身と 調和していられるようにしたいのです 私はこの 「汝自身を知れ」 を
Akılda bir hedefi yok.Для него в уме нет конечного пункта.
Akılda bir hedefi yok.Brak w nim celu.
Akılda bir hedefi yok.Elle n'a pas de destination préétablie.
Akılda bir hedefi yok.Es ist nicht zielorientiert.
Akılda bir hedefi yok.Het houdt geen bestemming voor ogen.
Akılda bir hedefi yok.이것은 마음에 목적지가 없습니다.
Akılda bir hedefi yok.Nemá na mysli žádný cíl.
Akılda bir hedefi yok.Nincs kitűzött célja.
Akılda bir hedefi yok.Nó không có điểm kết thúc
Akılda bir hedefi yok.Non ha una destinazione prefissata.
Akılda bir hedefi yok.No persigue un fin.
Akılda bir hedefi yok.Nu are nicio destinaţie în minte.
Akılda bir hedefi yok. Sadece yolculuğun keyfini sürüyor.Det er ikke nogen destination i tankerne -- det handler bare om at nyde turen.
Akılda bir hedefi yok. Sadece yolculuğun keyfini sürüyor.Não tem nenhum destino em mente -- está só a desfrutar da viagem.
Akılda bir hedefi yok. Sadece yolculuğun keyfini sürüyor.Nemá žiadny vyslovený účel - je to iba užívanie si samotnej činnosti.
Akılda bir hedefi yok. Sadece yolculuğun keyfini sürüyor.אין לה יעד כלשהו ומטרתה רק ליהנות מהתהליך.
Akılda bir hedefi yok.Δεν υπάρχει προορισμός στο μυαλό.
Akılda bir hedefi yok.То няма дестинация в ума.
Akılda bir hedefi yok.انه تحدث لا يوجد بينه حاجز
Akılda bir hedefi yok.やりとりを楽しむのです
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?Czy zrezygnowanie z kilku milionów plastikowych toreb może zmienić cel gry?
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?Dar oare poate interzicerea a câteva milioane de pungi de plastic transforma obiectivul jocului?
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?De vajon képes-e néhány millió műanyag zacskó betiltása megváltoztatni a játék célját?
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?Können aber ein paar Millionen Säcke das Ziel des Spiels verändern?
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?Maar kan het verbieden van een paar miljoen plastic zakken het doel van het spel transformeren?
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?Mais est ce que bannir quelques millions de sacs en plastique suffit à transformer les règles du jeu?
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?Mas, banir alguns poucos milhões de sacolas plásticas, pode transformar o objetivo do jogo? Isoladamente, não.
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?Но может ли запрет нескольких миллионов пластиковых пакетов изменить цель игры?
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?ولكن هل يمكن لتحظر بعض الأكياس البلاستيكية من تحويل هدف اللعبة الكبرى
Ama cidden çok yol almıştık. Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.A parte gli scherzi, sì, andavamo d'accordo perché il nostro obiettivo comune era motivare questi giovani.