Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Pred očmi razumnemu je modrost, bedakove oči pa tekajo do krajev zemlje.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Tujuan orang yang berpengertian ialah untuk mendapat hikmat, tetapi tujuan orang bodoh tidak menentu
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Visdom står den forstandige for Øje, Tåbens Blik er ved Jordens Ende.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Ymmärtäväisellä on viisaus kasvojensa edessä, mutta tyhmän silmät kiertävät maailman rantaa.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Επι του προσωπου του συνετου ειναι σοφια αλλ' οι οφθαλμοι του αφρονος βλεπουσιν εις τα ακρα της γης.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Мудрость – пред лицем у разумного, а глаза глупца – на конце земли.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.Мъдростта е пред лицето на разумния, А очите на безумния са към краищата на земята.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.את פני מבין חכמה ועיני כסיל בקצה ארץ׃
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.الحكمة عند الفهيم وعينا الجاهل في اقصى الارض.
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.明 哲 人 眼 前 有 智 慧 . 愚 昧 人 眼 望 地 極
Akıllı kişi gözünü bilgelikten ayırmaz, Akılsızın gözüyse hep sağda soldadır.明哲 人 眼前 有 智慧 . 愚昧 人眼 望 地極
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.Ale rozumné odpovedaly a riekly: Aby snáď nebolo pre nás i pre vás málo, iďte radšej k predavačom a kúpte si!
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.슬기 있는 자들이 대답하여 가로되 우리와 너희의 쓰기에 다 부족할까 하노니 차라리 파는 자들에게 가서 너희 쓸 것을 사라 하니
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.А мудрые отвечали: чтобы не случилось недостатка и у нас и у вас, пойдите лучше к продающим и купите себе.
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.Відказали ж розумні, говорячи: Щоб не стало нам і вам; а йдіть лучче до тих, що продають, та. й купіть собі.
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.ותענינה החכמות לאמר לא כן פן יחסר לנו ולכן כי אם לכנה אל המוכרים וקנינה לכן׃
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.فاجابت الحكيمات قائلات لعله لا يكفي لنا ولكنّ بل اذهبن الى الباعة وابتعن لكنّ.
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.聰 明 的 回 答 說 、 恐 怕 不 彀 你 我 用 的 . 不 如 你 們 自 己 到 賣 油 的 那 裡 去 買 罷
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.聰明 的 回答 說 、 恐怕 不 彀 你 我 用 的 . 不如 你 們自己 到 賣油 的 那 裡去買罷
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.E ainda não está completo.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.El diseño inteligente es una denegación de todo lo que la ciencia moderna nos dice hoy.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Inteligentní design je popřením všeho, co nám dnes moderní věda říká.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Inteligentný dizajn je odmietnutie čo všetky modernej vedy je nám dnes.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Intelligent Design ist eine Verleugnung von allem, was die moderne Wissenschaft uns heute berichtet.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Intelligent ontwerp ontkent alles van wat de moderne biologie ons vandaag vertelt.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.지적 창조는 근대 과학에서 알려주는 내용들을 모두 부정하고 있기 때문입니다
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Le dessein intelligent, c'est un refus de tout ce que la science nous propose actuellement.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Интелигентният дизайн е отричане на всичко, което съвременната наука ни казва днес.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Разумный замысел - это отрицание всего, что говорит нам современная наука.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.Розумний задум - це заперечення того, що сучасна наука нам сьогодні пропонує.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.תכנון תבוני הוא הכחשה של כל מה שהביולוגיה המודרנית מספרת לנו היום.
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.التصميم الذكي هو شكل من أشكال رفض كل نظريات علم الأحياء الحديث اليوم
Akıllı tasarım bugün bize modern bilimin söylediği her şeyin açıkca reddedilmesi.全て否定するものだ。 だからといって、それは理論でもない。それを信じる人は
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.Älykäs suunnittelija kuvataan aina superälykkäänä moraalisena hahmona, joka laskeutuu muokkaamaan elämää.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.지적설계자는 생명을 설계하러 내려온 초월적으로 현명하고, 도덕적인 존재로 항상 그려집니다.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.Stvořitel je vždy popisován jako vševědoucí, morálně vyspělá bytost, která přijde shůry vytvořit život.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.המתכנן האינטליגנטי מתואר תמיד כישות מוסרית סופר-אינטליגנטית היורדת אל העולם כדי לתכנן את החיים.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.و يصور المصمم الذكي (مصمم الكون) دائما بأنه هذا الكائن الاخلاقي خارق الذكاء الذي ينزل ليصمم الحياة
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.超越した知的で道徳的な存在が 生命を作るために降臨したという話 政府ですら我々を救うことができるかもしれません
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.All sin vrede lar dåren strømme ut, men den vise holder vreden tilbake og stiller den.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Az õ egész indulatját elõmutatja a bolond; de a bölcs végre megcsendesíti azt.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Blázon vypúšťa všetkého svojho ducha; ale múdry ho zdŕža zpät a krotí.
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dediAh! các tài khoản cho nó, "
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dediAh! ce reprezintă pentru ea ", a spus
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi'Ah! que dê conta disso ", disse o
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi"Ah! че сметките за него ", каза на
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi"Ale viem, že musím poraziť, keď som učiť hudbu. " Ah! , Že účty za to, "povedal
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi"Ale vím, že musím porazit, kdy jsem učit hudbu. " Ah! , že účty za to, "řekl Kloboučník.
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi음악. " 아 알아보기! 그것을 그 계정 '말한
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedilær musik. 'Ah! , der tegner sig for det, "sagde
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedilära sig musik. " Ah! som står för det, sa
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedileren muziek. " Ah! die goed is voor het, 'zei de
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dediMusik lernen. " Ah! dass die Konten für ihn ", sagte der
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi"Vem, ampak moram premagati čas, ko sem učiti glasbe. " Ah! , ki upošteva za to, "je dejal
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi"Але я знаю, що потрібно бити, коли я вчитися музиці. " Ах! , Що становить для нього, сказав
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi"Но я знаю, что нужно бить, когда я учиться музыке. " Ах! , что составляет для него, сказал
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dediללמוד מוסיקה. " אה! כי חשבונות על זה, "אמר
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dediتعلم الموسيقى. " آه! أن الحسابات بالنسبة لها ، "وقال
'Ah öğrenin! bunun için bu hesapları, 'dedi帽子屋。
- Ah, okay. When he said "we"... - I meant, with Perihan.-. אה, בסדר- כאשר הוא אמר "אנחנו" - התכוונתי, עם Perihan.