Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.I want to build up my vocabulary.
Genç bir çocuğun küçük bir kelime haznesi vardır.A young child has a small vocabulary.
Kelime haznemi artırmak istiyorum.I want to increase my vocabulary.
Onlar asbestten yapılmış su haznelerinin bir sağlık riski doğurabileceğini söylüyorlar.They say that water tanks made from asbestos can pose a health risk.
Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.As the iron was heating up, Mary poured distilled water into the reservoir to make steam.
Kelime haznen güdük.You have a meager vocabulary.
Şeker haznesi boşaldığında, operatör onu daha fazla besleme maddesi ile şarj eder.As the sugar reserve bowl empties, the operator recharges it with more feedstock.
"Metaller tartışmasız en yaygın vakum haznesı malzemelerdir.""Metals are arguably the most prevalent vacuum chamber materials."
Genişletilmiş toz toplama haznesi çok kolay çıkartılıp temizlenebilmektedir.Heavily infected plants may wilt and can pulled out easily.
Toplumu askeri güçten arındırıp bu kaynağı kendi özümüzün güvenliğine ayrılan hazneye akıtabiliriz.We can demilitarize societies and pour resources, instead, into reservoirs of genuine security.
Sanki arabanızın yağ haznesini boşaltmış ve okyanusa dökmüşsünüz gibi görünüyor.It looks like you just emptied the oil pan in your car, and you just dumped it in the ocean.
Burada sahnenin öbür tarafında bir haznemiz var.What we have here is a tank on the other side of the stage.
Bisikletinizi kaldırarak hazneye tam anlamıyla yerleştirin.LlFT YOUR BlCYCLE SO THAT IT FlTS IN THE EMPTY WHEEL WELL.
Tutacak sizin onu taşımanızı sağlarken haznesi sıcak sıvı ile doludur, evet.The handle enables you to hold it when the container is filled with hot liquid.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktıWithin a period of 60 days, his vocabulary went from two to three words to 300 words.
Ve öylesine genç hizmetçiler, etraflarında dönerdurur ki sanki onlar, haznelerde saklanmış inciler.And young attendants like pearls within their shells, will go round.
Yoksa onların yanında mı Rabbinin hazneleri, yoksa onlar sorumsuz bir saltanata mı sahip?Do they possess the treasures of your Lord? Or are they the treasurers?
Sanki haznelerde saklanmış inciler.Like pearls within their shells,
Haznesi dahil bir meyvenin pediceli 5–9'a eşittir mm ve yeşildir.The pedicel of a berry, including the receptacle, equals 5–9 mm, and is green.
Kol, hazneden silaha mermi besleyecek ve onları birer birer ateşleyecektir.The crank would feed rounds into the weapon from the hopper, and would fire them one by one.
Metal borular daha sonra yeniden yüklenecek ve hazneye geri yerleştirilecektir.The metal tubes would then be reloaded and placed back in the hopper.
Segman aşağıda bulunan yağ haznesine temas eder ve haznedeki yağ segman yüzeyine yapışır.The ring hangs down into a chamber containing lubricating oil.
1299 Vadi el-Haznedar Muharebesi.The 1299 Battle of Wadi al-Khazandar.
Babası bir çiftçi ve şehir haznedarıydı.His father was a farmer and the city treasurer.
Mermi haznesi, çelik damgalardan yapılmıştır; el kundağı ve kabza ise polimerden yapılmıştır.The receiver is made from steel stampings; the forend and pistol grip are made from polymer.
Çelik dipçik, kullanılmadığında mermi haznesinin yukarısına ve üstüne katlanabilmektedir.The steel buttstock folds up and above the receiver when not in use.
5.45×39mm mühimmat ateşlemek için haznelidir.[1]It's chambered to fire 5.45×39mm ammunition.[1]
KPB-12.7, ARGB-85'i temel alır ve 12,7×108 mm kartuşla haznelidir.The KPB-12.7 is based on the ARGB-85 and chambered with 12.7×108mm cartridge.
Çıkarmayı kolaylaştırmak ve kartuşların delinmesini önlemek için namlu, yivli bir hazneye sahiptir.To ease extraction, the barrel has a fluted chamber to prevent ruptured cartridges.
Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.Während sich das Bügeleisen erhitzte, goß Mary destilliertes Wasser in das Reservoir, um Dampf zu erzeugen.
Bir sene içinde 35,000 yeni sözcük haznesi kaynağı oluştu.Im Anfangsjahr 1930 startete man mit einer Druckauflage von 35.000 Exemplaren.
1963 1967, Bavyera CSU haznedarı oldu ve 1979 ile 1989 yılları arasında CSU başkan yardımcısı oldu.De 1963 a 1967, fue tesorero de la CSU de Baviera y de 1979 a 1989 vicepresidente de la CSU.
Uçaktan atılan termobarik bombasının birinci haznesi belirli bir irtifada patlar.Es la primera bomba de hidrógeno dejada caer desde un avión.
Zehirli uç: Temrene zehir tutacak hazneler eklenirdi.Antidote: guarisce i personaggi che sono stati avvelenati.
Şeker haznesi boşaldığında, operatör onu daha fazla besleme maddesi ile şarj eder.Mangiata la foglia, l'uomo lo costringe ad eseguire per lui un compito della massima riservatezza.
Ancak pek zeki değildir ve kelime haznesinde sadece kendi ismini söylemek vardır.Забавно, но никто практически не может произнести его имя правильно.
Şehrin kuzeyini hidroelektrik santrali ve 1956 yılında yapımı tamamlanan Seyhan haznesi kuşatır.ويحيط شمال المدينة محطة لتوليد الطاقة الكهرومائية و مصب نهر سيحان الذي أكتمل بناءه عام 1956.
Alt ucundaysa içinde cıva bulunan küresel veya silindirik bir hazne bulunur.Of juist een laagte, hel of helle een moerassige plaats.
Ancak pek zeki değildir ve kelime haznesinde sadece kendi ismini söylemek vardır.Ze zijn erg aardig en kunnen niets anders zeggen dan hun eigen naam.
Unaslar kendi aralarında anlaşabilecekleri az kelime haznesine sahip kendilerine özgü bir dili konuşmaktadır.In plaats daarvan hebben ze onderling een eigen geheimtaal, die alleen zij begrijpen.
Zaman döndürücülerin etkisinden dolayı hazne sürekli düşüp parçalanıp tekrar toplanmaktadır.Tijdens de rijping worden de kazen voortdurend geborsteld en gekeerd.
Yönetmenliğini Andaç Haznedaroğlu üstlenmiştir.Ojciec został tutaj kierownikiem sierocińca.
Su haznesinin üzerinde sekiz sütunun taşıdığı bir kubbe yer alır.Po drodze zbiera wodę z ośmiu strumieni.
Ancak pek zeki değildir ve kelime haznesinde sadece kendi ismini söylemek vardır.De är alltså inte stiftelser utan har endast ordet i sitt namn.
Yönetmenliğini Andaç Haznedaroğlu üstlenmiştir.Власне, він перебрав функції предка-дарувальника.
Zehirli uç: Temrene zehir tutacak hazneler eklenirdi.Там вона успішно продовжувала диверсійну діяльність: підсипала отруту в їжу.
Masif taşlar, Haznedar, Safraköy, Şile ve Sarıyer'den getirilmiştir.A mellkas oldalról, a tüdők (vörös), a mellhártya (kék), és a lép (zöld) vetületeivel.
Genellikle haznelerin (örn. flask veya beherin) sızdırmaya karşı veya koruma amaçlı örtünmesinde kullanılır.Yleensä niitä käytetään märissä, sateisissa tai likaisissa oloissa suojaamaan käyttäjää.
Genişletilmiş toz toplama haznesi çok kolay çıkartılıp temizlenebilmektedir.Ένα μαλακό μαγνητικό υλικό εύκολα μαγνητίζεται και απομαγνητίζεται.
David'in haznedarı Georgios Amiroutzes teslim olmasını tavsiye etti.Davids protovestarios, (ministeren) Georgios Amiroutzes, rådet David til å overgi seg.
Zehirli uç: Temrene zehir tutacak hazneler eklenirdi.毒牙 :毒を分泌する牙。
Bu yolda Adnan Bey'in uzaktan yeğeni Behlül Haznedar ile tutkulu bir ilişki yaşar.בינה לבין בהלול, אחיינו של אדנן, מתפתח רומן.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktı60일이라는 기간동안, 2개에서 3개까지 였던 그의 어휘는 300개로 증가했죠.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktı60 päivän aikana hänen sanastonsa kasvoi kahdesta-kolmesta sanasta kolmeensataan.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktıBěhem 60 dní se jeho slovní zásoba zvedla ze dvou až tří slov na třista slov.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktıBinnen 60 dagen ging zijn woordenschat van twee of drie woorden naar 300 woorden.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktıDalam 60 hari, kosa katanya berkembang dari dua atau tiga kata menjadi 300 kata.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktıDentro de un periodo de 60 días, su vocabulario pasó de dos o tres palabras a 300 palabras.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktıHatvan napon belül, a 2-3 szavas szókincse 300 szavasra nőtt.
60 günlük bir süreçte kelime haznesi iki üç kelimeden tam 300 kelimeye çıktıÎn 60 de zile, vocabularul său a evoluat de la două, trei cuvinte la 300 de cuvinte.