Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Den, der er strucken blind, kan ikke glemme den dyrebare skat af sit syn tabt:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Dia yang buta strucken tidak bisa melupakan harta benda berharga yang hilang penglihatannya:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:El, care este orb strucken nu poate uita preţios tezaur al vederii sale pierdute:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:El que es ciego strucken no podemos olvidar el precioso tesoro de su vista perdida:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Hän on strucken sokea voi unohtaa arvokas aarre näkönsä menettänyt:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Han som är strucken blind kan inte glömma den dyrbara skatt i hans syn förlorade:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Hij die strucken blind kan niet vergeten de kostbare schat van zijn gezichtsvermogen verloren:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Kdo je strucken slepý nemůže zapomenout na drahocenný poklad jeho zrak ztratil:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Kto je strucken slepý nemôže zabudnúť na drahocenný poklad jeho zrak stratil:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Là strucken người mù không thể quên kho tàng quý giá của thị lực của ông bị mất:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:On, ki je strucken slepi, da ne more pozabiti dragoceni zaklad svojega izgubil vid:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:On, który jest strucken ciemną, nie może zapomnieć skarbem wzrok przegrane:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:strucken 눈이 그는 잃어버린 자신의 시력의 귀중한 보물을 잊지 수 없습니다
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Wer Strucken blind ist kann nicht vergessen, den kostbaren Schatz der sein Augenlicht verloren:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Αυτός που είναι strucken τυφλός δεν μπορεί να ξεχάσει τον πολύτιμο θησαυρό της όρασής του Lost:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Той, че е strucken сляп, не може да забрави ценното съкровище на зрението си, изгубен:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Тот, кто strucken слепой не может забыть драгоценное сокровище потерял зрение:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:כי הוא עיוור strucken לא יכול לשכוח את האוצר היקר של איבד את מאור עיניו:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:فهل هذا هو أعمى لا ننسى strucken الكنز الثمين فقد بصره :
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:私に公平を渡している愛人を表示する、何が彼女の美しさは、メモとして役立つが、蓄え
Şu anki sözcük hazinesi belgesini kaydetDruckt das aktuelle Vokabeldokument
Şu anki sözcük hazinesi belgesini kaydetShrani trenutni dokument z besediščem
Şu anki sözcük hazinesi belgesini kaydetTulosta aktiivinen sanastoasiakirja
Şu anki sözcük hazinesi belgesini kaydetПечат на текущия документ
Şu anki sözcük hazinesi belgesini kaydetРаспечатать словарь
Şu anki sözcük hazinesi belgesini kaydetاطبع نشط مستند
Sutton Hoo gemisinde bulunan hazine tam da bu sebeple çok önemli.وما يمكن التصدي له من آلالات حربية وسيوف وخوذات ودروع نخرة بسبب الزمن
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.Als u geld tekort komt voor de herbouw van de tempel, mag u geld uit de koninklijke schatkist vragen.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.A ostatné, čo by bolo potrebné pre dom tvojho Boha, čo by ti pripadlo dať, to dáš z domu pokladov kráľových.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.Dan segala keperluan lain bagi Rumah TUHAN, boleh Saudara minta dari kas kerajaan
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.Egyéb szükségét pedig Istened házának, mit csak teljesítened kell, teljesítsd a király kincstartó házából.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.Hvad du ellers må utrede til din Guds hus av nødvendige utgifter, det skal du utrede av kongens skattkammer.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.I jiné věci přináležející k domu Boha tvého. A což by bylo potřebí dáti, dáš z komory královské.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.In karkoli bo še potrebno za hišo Boga tvojega, kar se ti naključi izdati, daj iz kraljeve zakladnice.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.Ja muut Jumalasi temppelin tarpeet, joita joudut suorittamaan, sinä saat suorittaa kuninkaan aarrekammiosta.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.그 외에도 네 하나님의 전에 쓰일 것이 있어서 네가 드리고자 하거든 무엇이든지 왕의 내탕고에서 취하여 드릴지니라
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.Także i inne rzeczy, należące do domu Boga twego, i coby potrzeba dać, dasz z domu skarbów królewskich.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.И прочее потребное для дома Бога твоего, что ты признаешь нужным, давай из дома царских сокровищ.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.ושאר חשחות בית אלהך די יפל לך למנתן תנתן מן בית גנזי מלכא׃
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.وباقي احتياج بيت الهك الذي يتفق لك ان تعطيه فاعطه من بيت خزائن الملك.
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.你 神 殿 裡 、 若 再 有 需 用 的 經 費 、 你 可 以 從 王 的 府 庫 裡 支 取
Tanrının Tapınağı için ödemen gereken başka bir şey varsa, giderleri kralın hazinesinden karşılarsın.你 神殿裡 、 若 再 有 需用 的 經費 、 你 可以 從王 的 府庫裡 支取
'Treasure' (Hazine) adlı bir gemi남아프리카 공화국의 케이프타운
'Treasure' (Hazine) adlı bir gemiאוניה בשם המטמון
'Treasure' (Hazine) adlı bir gemiغرقت سفينة "تريجر"
'Treasure' (Hazine) adlı bir gemi南ア共和国ケープタウン沖で沈みました
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Et il y a des trésors sans fin; Le pays est rempli de chevaux, Et il y a des chars sans nombre.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.I napełniona jest ziemia ich srebrem i złotem, a końca niemasz skarbom ich.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Israël heeft grote schatten aan zilver en goud en grote hoeveelheden paarden en wagens.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.그 땅에는 은금이 가득하고 보화가 무한하며 그 땅에는 마필이 가득하고 병거가 무수하며
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Xứ nó đầy bạc và vàng , của_cải vô_cùng ; xứ nó đầy những ngữa , xe_cộ vô_số .
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Xứ nó đầy bạc và vàng, của cải vô cùng; xứ nó đầy những ngữa, xe cộ vô số.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.И земята им се напълни със сребро и злато, Та няма край на съкровищата им;
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.ותמלא ארצו כסף וזהב ואין קצה לאצרתיו ותמלא ארצו סוסים ואין קצה למרכבתיו׃
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.وامتلأت ارضهم فضة وذهبا ولا نهاية لكنوزهم وامتلأت ارضهم خيلا ولا نهاية لمركباتهم.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.他 們 的 國 滿 了 金 銀 、 財 寶 也 無 窮 . 他 們 的 地 滿 了 馬 匹 、 車 輛 也 無 數
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.他 們的國滿 了 金銀 、 財寶 也 無窮 . 他 們的 地滿 了 馬匹 、 車輛 也 無數
Ülkende işlenen günahlar yüzünden Servetini de hazinelerini de karşılıksız, Çapul malı olarak vereceğim.그러나 네 모든 죄로 인하여 네 사경의 모든 재산과 보물로 값 없이 탈취를 당하게 할 것이며
Ülkende işlenen günahlar yüzünden Servetini de hazinelerini de karşılıksız, Çapul malı olarak vereceğim.Tu riqueza y tus tesoros entregaré al saqueo de balde, por todos tus pecados y en todos tus territorios
Ülkende işlenen günahlar yüzünden Servetini de hazinelerini de karşılıksız, Çapul malı olarak vereceğim.Vagyonodat és kincseidet rablónak adom, nem pénzért, hanem a te mindenféle vétkedért, minden határodban.