Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Negeri itu kaya sekali dan banyak sungainya, tapi masa hidupnya sudah habis; akhir hidupnya sudah tiba
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Oh, tú que habitas junto a muchas aguas, rica en tesoros, ha venido tu fin, el colmo de tu codicia
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.O ti, ki prebivaš poleg mnogih vodá, bogat zakladov, prišel je konec tvoj, po meri dobičkaželjnosti tvoje.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.O ty, który mieszkasz nad wodami wielkiemi! o bogaty w skarby! przyszedł koniec twój, kres łakomstwa twego.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.te, a ki lakozol a nagy vizek mellett, a kinek kincsed temérdek, eljött a te véged [és] a te rablásod határa!
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Tu che abiti lungo acque abbondanti, ricca di tesori, è giunta la tua fine, il momento del taglio
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Ω η κατοικουσα επι υδατων πολλων, η πληρης θησαυρων, ηλθε το τελος σου, το περας της πλεονεξιας σου.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.О, ты, живущий при водах великих, изобилующий сокровищами! пришел конец твой, мера жадности твоей.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.שכנתי על מים רבים רבת אוצרת בא קצך אמת בצעך׃
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.ايتها الساكنة على مياه كثيرة الوافرة الخزائن قد اتت آخرتك كيل اغتصابك.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.住 在 眾 水 之 上 多 有 財 寶 的 阿 、 你 的 結 局 到 了 、 你 貪 婪 之 量 滿 了
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.住 在 眾水 之上 多 有 財寶 的 阿 、 你 的 結局 到 了 、 你 貪婪 之量 滿 了
- Fakat bu durumun Hazineye ve Federal Reserv'e bir etkisi olacak.Čistý efekt ale je, že Ministerstvo financí a
Federal Hazine Başkanı Alan Greenspan'ınNew Yorker에서
Federal Hazine Başkanı Alan Greenspan'ınכשקראתי בניו יורקר
Federal Hazine Başkanı Alan Greenspan'ınبقراءة جريدة النيويوكر
FED piyasaya girecek, veya direk bankalara giderek hazine kağıtlarını satın alacak.債権を購入します。 市場にこのお金を与えます。、通常、お金を
Gelen mektuplar aldık Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Kami mendapat surat... ...dari Kementerian Keuangan berisi sebagai berikut:
Gelen mektuplar aldık Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Noi abbiamo ricevuto lettere dal Tesoro che affermano cose come questa:
Gelen mektuplar aldık Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Obdrželi jsme dopisy z ministerstva financí tvrdící například následující věci:
Gelen mektuplar aldık Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Olyan levelekkel rendelkezünk, a Kincstártól, melyek az alábbiakat állítják
Gelen mektuplar aldık Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Έχουμε λάβει γράμματα από το Δημόσιο Ταμείο που λένε πράγματα όπως:
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.A w łodzi był skarb, i jak również uważamy, ciało mężczyzny do którego on należał.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.Er waren schatten in het schip, en oorspronkelijk waarschijnlijk ook het lichaam van de eigenaar.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.Quest'uomo visse in un periodo in cui ciò che successivamente sarebbe diventato l'Inghilterra era nel caos.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.Và bên trong con thuyền là cả một kho báu, mà chúng tôi cho rằng là ban đầu còn có xác của người sở hữu chúng.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.V této lodi byl poklad a domníváme se, že původně také tělo majitele.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.لقد سقطت الإمبراطورية الرومانية قبل مئات السنين من تاريخ هذه السفينة
Geri kalan özsermaye ise Hazine ve özel yatırımcılar arasında paylaşılıcak. -A kapitál se poté rozdělí mezi Ministerstvo financí a soukromého investora. Kolik kapitálu máte?
Geri kalan özsermaye ise Hazine ve özel yatırımcılar arasında paylaşılıcak. -E, em seguida, o capital é dividido entre o tesouro e o investidor privado.
Geri kalan zarar hazine ve FED tarafından karşılanacak. -Fed a Ministerstvo financí. Půjčka od Fedu je nezaručená půjčka.
Geri kalan zarar hazine ve FED tarafından karşılanacak. -O resto da perda vai ser suportados pelo o Fed e o tesouro.
Geri kalan zarar ise vergi verenlere yani Hazineye ve Federal Reserv'e gidecek. -A zbytek ztráty zaplatí daňový poplatník, Ministerstvo financí a Fed.
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""Comoara pe care o cauți se află în peștera în care te temi să intri. "
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""dans la grotte où vous craignez d'entrer se trouve le trésor que vous recherchez."
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""In de grot waar je niet in durft, ligt de schat die je zoekt."
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""In der Höhle, die zu betreten dir Angst macht, liegt der Schatz, den du suchst."
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""Jeskyně, do které se bojíte vstoupit, skrývá poklad, po kterém toužíte."
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""당신이 들어가기 무서워하는 동굴 속에 당신이 찾는 보물이 있다."
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""Nella caverna dove avete paura di entrare si trova il tesoro che state cercando".
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""Trong nơi chứa đầy nỗi sợ hãi cũng là nơi chứa kho báu mà bạn kiếm tìm"
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""W jaskini, do której boisz się wejść, leży skarb, którego szukasz".
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""Στη σπηλιά που φοβάστε να μπείτε, βρίσκεται ο θησαυρός που ψάχνετε".
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""В печері, в яку ви боїтеся увійти, лежать скарби, які ви шукаєте".
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""Сокровище лежит именно в той пещере, в которую вы боитесь войти"
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar""במערה אליה אתם מפחדים להכנס שוכן האוצר שאתם מחפשים."
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar"" في الكهف الذي تهاب دخوله يكمن الكنز الأكبر الذي تبحث عنه "
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar"あなたにとっての「洞窟」はなんでしょう?
Gizli HazineDen dolda skatten
Gizli HazineTesoro escondido
Gizli HazineTesoro nascosto
Gizli HazineTesouro Escondido
Gizli HazineTrésor caché
Gizli HazineVerborgener Schatz
Gizli HazineΚρυιμμένος Θυσαυρός
Gizli HazineПрихований скарб
Gömülü bir hazine.C'est un trésor enseveli.
Gömülü bir hazine. Çünkü bu aslında bir dua kitabı.Это скрытое сокровище, потому как сама книга — это молитвенник.
Gömülü bir hazine. Çünkü bu aslında bir dua kitabı.עכשיו קודקס C בעצם קבור בספר הזה.
Gömülü bir hazine.Det er en gemt skat.