Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Het is niet gewoon een schattenjacht... Maar een stempel jacht!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Ini bukan cuma berburu harta karun.. Tapi berburu cap!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Non è una caccia al tesoro... Ma una caccia ai marchi!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Nu e o vanatoare de comori... E o vanatoare de stampile!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Δεν είναι απλά ένα κυνήγι θησαυρού... Αλλά ένα κυνήγι σφραγίδας!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Это не погоня за сокровищами... Это погоня за печатями!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!هذه ليست فقط لعبة اصطياد الكنز ولكن اصطياد الاختام
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!スタンプ 探しー!! では、ペアを決めましょう
Bu borç. Hazine öz sermayeden doğrudan 7 liralık bir yatırım yaptı.O tesouro fez um investimento directos de capital de US $7.
Bu genel kural, aslında bizler Hazine'ye borç verirken de geçerli.A to samé platí, když lidé půjčují peníze federální vládě.
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:'Financiën' waarin ze het volgende zeggen:
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Finanzministerium, die folgendes sagen:
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Me olemme saaneet valtiovarainministeriöstä kirjeitä, joissa sanotaan seuraavasti:
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Ministerstwo Skarbu mówi coś takiego:
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?"'¿Acaso no tengo reservado esto conmigo, sellado entre mis tesoros
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Cela n`est-il pas caché près de moi, Scellé dans mes trésors?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Či nie je to skryté u mňa, zapečatené medzi mojimi pokladmi?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Eikö sitä ole talletettuna minun takanani, sinetillä lukittuna minun aitoissani?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Er ej dette forvaret hos mig, forseglet i mine Gemmer
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Er ikke dette gjemt hos mig, under segl i mine forrådskammer?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ist solches nicht bei mir verborgen und versiegelt in meinen Schätzen?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ja, sådant ligger förvarat hos mig, förseglat i mina förrådshus.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?이것이 내게 쌓이고 내 곳간에 봉하여 있지 아니한가
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Maar Israël (c) is mijn eigen volk, als een kostbaar juweel weggeborgen in mijn schatkamers.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Não está isto encerrado comigo? selado nos meus tesouros?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Những việc như thế làm sao ta quên được? Ta đã niêm phong nó vào trong kho ta.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Những việc như_thế làm_sao ta quên được ? Ta đã niêm_phong nó vào trong kho ta .
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ni li to shranjeno pri meni, zapečateno med mojimi zakladi?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Nincsen-é ez elrejtve nálam, lepecsételve az én kincseim között?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Non è questo nascosto presso di me, sigillato nei miei forzieri
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Oare nu este ascuns lucrul acesta la Mine, Pecetluit în comorile Mele?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?TUHAN ingat perbuatan musuh umat-Nya dan akan menghukum mereka pada waktunya
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Zdaliž to není schováno u mne? zapečetěno v pokladnicích mých?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Δεν ειναι τουτο αποτεταμιευμενον εις εμε, εσφραγισμενον εις τους θησαυρους μου;
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Не сокрыто ли это у Меня? не запечатано ли в хранилищах Моих?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Това не е ли скрито у Мене? Не е ли запечатано в съкровищата Ми?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?הלא הוא כמס עמדי חתם באוצרתי׃
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?أليس ذلك مكنوزا عندي مختوما عليه في خزائني.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?這 不 都 是 積 蓄 在 我 這 裡 、 封 鎖 在 我 府 庫 中 麼
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?這不 都 是 積蓄 在 我 這裡 、 封鎖 在 我 府 庫中麼
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Când am văzut asta prima dată, mi-am zis că-i o mică comoară.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Così, la prima volta che ho visto tutto questo, ho pensato che era come un piccolo tesoro.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Ik had het gevoel een schat te hebben gevonden.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Když jsem se na tohle poprvé podíval, pomyslel jsem si, panebože, tohle je úplně jako malý poklad.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Na ich widok od razu wiedziałem, że to istny skarb.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Quand je l'ai vu pour le première fois, j'étais... j'ai pensé eh bien, il y a un petit trésor ici !
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Và khi lần đầu tiên nhìn nó, tôi đã - tôi nghĩ, tuyệt, điều này giống như việc tìm ra một kho báu nhỏ ở đây.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Коли я вперше подивився на це, я подумав: оце так - це наче маленька скарбниця.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.את החתיכות הקטנות ומצלם אותן.
Bunlar 1 aydan 1 seneye kadar olan hazine bonosu.Takže od 1 měsíce do 1 roku to jsou pokladniční poukázky.
Bunlar 1 aydan 1 seneye kadar olan hazine bonosu.これは、ただの定義です。
Bunlar Hazine bonoları.Así que éstos son bonos de tesorería
Bunlar Hazine bonoları.A więc to są długoterminowe obligacje skarbowe.
Bunlar Hazine bonoları.Đây là trái phiếu Chính phủ,
Bunlar Hazine bonoları.Tohle jsou státní dluhopisy.
Bunlar Hazine bonoları.Voilà donc les bons du Trésor en question.
Burada bir belge hazinesi buldular:Encontraram um tesouro de documentos:
Burada bir belge hazinesi buldular:Encontraron un tesoro de documentos:
Burada bir belge hazinesi buldular:Hanno trovato documenti segreti:
Burada bir belge hazinesi buldular:Họ đã tìm thấy một kho tài liệu có giá trị: