Başlangıç seviyesi kelime hazinesi oyunlarıİngilizce _ Fransızca _ Japonca芬兰语初级词语游戏英语 _ 法语 _ 日语
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.[70] Af Fædrenehusenes Overhoveder gav nogle til Byggesummen 20.000 Drakmer Guld og 2.200 Miner Sølv.
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.Alcuni capifamiglia diedero al tesoro della fabbrica ventimila dracme d'oro e duemiladuecento mine d'argento
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.Có mấy trưởng tộc dâng vào kho tạo tác hai vạn đa-riếc vàng, và hai ngàn hai trăm min bạc.
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.Có mấy trưởng_tộc dâng vào kho tạo_tác hai vạn đa - riếc vàng , và hai ngàn hai trăm min bạc .
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.Het gewone volk gaf 20.000 gouden munten, 1000 kilo zilver en 67 stel onderkleren voor de priesters.
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.또 어떤 족장들은 금 이만 다릭과 은 이천 이백 마네를 역사 곳간에 드렸고
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.Los jefes de las casas paternas dieron para el fondo de la obra 20.000 dracmas de oro y 2.200 minas de plata
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.ומראשי האבות נתנו לאוצר המלאכה זהב דרכמונים שתי רבות וכסף מנים אלפים ומאתים׃
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.والبعض من رؤوس الآباء اعطوا لخزينة العمل ربوتين من الذهب والفين ومئتي منا من الفضة.
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.又 有 族 長 捐 入 工 程 庫 的 金 子 二 萬 達 利 克 、 銀 子 二 千 二 百 彌 拿
Bazı aile başları da iş için hazineye 20 000 darikfı altın, 2 200 mina gümüş verdiler.又 有 族長 捐 入 工程 庫 的 金子 二 萬達 利克 、 銀子 二千二百 彌 拿
Ben devlete 1,000 lira verirsem, devlet bana hazine bonosu verir. -Poskytnu vládě 1 000 dolarů, vláda mi dá pokladniční poukázku.
Ben devlete 1,000 lira verirsem, devlet bana hazine bonosu verir. -政府は私に短期国債を与えるでしょう。 それで、その政府からの短期国債は、
Benim sana anlatmak istediğim hazineler farklı bir kuralı var.Die Schätze von denen ich spreche, folgen einem anderen Gesetz.
Benim sana anlatmak istediğim hazineler farklı bir kuralı var.الكنوز التي اتكلم عنها لكم، تتبع قانوناً اخر:
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Con la tua saggezza e il tuo accorgimento hai creato la tua potenza e ammassato oro e argento nei tuoi scrigni
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Con tu sabiduría e inteligencia te has conseguido riquezas, y has acumulado oro y plata en tus tesoros
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Kaupakai hikmat dan pengertianmu untuk mengumpulkan harta, emas dan perak
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.네 지혜와 총명으로 재물을 얻었으며 금 은을 곳간에 저축하였으며
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Mądrością twoją i roztropnością twoją nazbierałeś sobie bogactw, i nabyłeś złota i srebra do skarbów toich;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Moudrosti svou a rozumností svou nashromáždils sobě zboží, a nahrnuls zlata a stříbra do pokladů svých;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Ngươi đã được giàu có bởi sự khôn ngoan và thông sáng của mình; đã thâu chứa vàng bạc trong kho tàng ngươi;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Ngươi đã được giàu_có bởi sự khôn_ngoan và thông sáng của mình ; đã thâu chứa vàng_bạc trong kho_tàng ngươi ;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.po svoji modrosti in po razumu svojem si sebi dobil bogastva in spravil zlata in srebra v zakladnice svoje;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.prin înţelepciunea şi priceperea ta ţi-ai făcut avere, şi ţi-ai grămădit aur şi argint în vistieriile tale;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.ved din visdom og forstand har du vunnet dig rikdom og samlet gull og sølv i dine skattkammer;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.ved din Visdom og indsigt vandt du dig Rigdom og samlede dig Guld og Sølv i dine Skatkamre;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.с мъдростта и разума си ти си придобил богатство за себе си, и придобил си злато и сребро в съкровищниците си;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.твоею мудростью и твоим разумом ты приобрел себе богатство и в сокровищницы твои собрал золота и серебра;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.בחכמתך ובתבונתך עשית לך חיל ותעש זהב וכסף באוצרותיך׃
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.وبحكمتك وبفهمك حصّلت لنفسك ثروة وحصّلت الذهب والفضة في خزائنك.
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.你 靠 自 己 的 智 慧 聰 明 得 了 金 銀 財 寶 、 收 入 庫 中
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.你 靠 自己 的 智慧 聰 明 得了 金銀 財寶 、 收入 庫中
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Alcuni pezzi di pino grasso fosse un grande tesoro.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Algumas peças de pinho de gordura foram um grande tesouro.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Algunas piezas de madera de pino de grasa fueron un gran tesoro.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Beberapa potong pinus lemak harta yang besar.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Câteva bucăţi de grăsime de pin au fost o comoara mare.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Een paar stukken vet pijnboom werd een grote schat.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Ein paar Stücke von Fett Kiefer waren ein großer Schatz.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Et par stykker af fedt fyrretræ var en stor skat.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Kilka kawałków tłuszczu sosny były wielki skarb.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.지방 소나무의 몇 가지는 위대한 보물되었습니다.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Một vài mẩu thông chất béo là một kho tàng rất lớn.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Muutaman palan rasvaa mänty olivat suuri aarre.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Några bitar av fett tall var en stor skatt.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Néhány darab zsírt fenyő volt nagy kincs.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Nekaj kosov maščobe borovih so velik zaklad.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Pár kousků tuku borovice byl velký poklad.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Pár kúskov tuku borovice bol veľký poklad.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Quelques morceaux de pin gras ont été un grand trésor.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Μερικά κομμάτια του λίπους πεύκο ήταν ένα μεγάλο θησαυρό.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Кілька шматочків жиру сосни були велике скарб.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Несколько кусочков жира сосны были великое сокровище.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.Няколко парчета на мазнини бор са голямо съкровище.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.כמה חתיכות של אורן שומן היו אוצר גדול.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.وكان قطع قليلة من الدهون الصنوبر كنزا كبيرا.
Birkaç parça yağ çam büyük bir hazine idi.それは、火災には、この食品がまだ隠されているどのくらいのを覚えて興味深いです。
Birleşik Devletler hazinesi, Merkezi Çin Bankası'na hazine bonosu veriyor. Hazine bonosu veriyor.Ministerstvo financí USA vydá Čínské centrální bance státní dluhopisy. ...