Bu seferler için İngiltere hazinesinden yaklaşık 24,000£ sarfetmek zorunda kaldı.이는 30만 파운드를 넘는 것으로 당시 잉글랜드의 국고 세입을 훨씬 넘는 것이었다.
Hazineyi bulamamışlardır.황금향을 발견하지 못하다.
Bireysel olarak askere alındılar, maaşları hazineden ödenirdi.각국은 군비의 제한을 받으며, 배상금을 부과받았다.
Zengin bir kelime hazinem vardır.יש לו אוצר מילים עשיר.
Yeraltındaki mağarada yaşar ve orada bulunan hazineyi korur.היא שמורה היטב, ומגוננת על האוצרות שבתוכה.
Sonrasında Terörist Finansmanı ve Finansal Suçlar Alanında Hazine Bakanı Yardımcısı olarak görev yaptı.לאחר מכן, נתבקש להישאר בתפקיד תת-המזכיר לענייני טרור ומודיעין פיננסי.
Burada madenleri işlemeyi öğrendiler ve bu madenlerden kendilerine paha biçilmez hazineler yarattılar.מוקשים אלו נשלטים מרחוק, וניתן להפוך אותם גם למוקשים בלתי מבוקרים.
Hazinesini geride bıraktı.היא תשאיר את הירושה שלה מאחור...
Hiç kimse kamu hazinesinden harcama yapmasın.אני לא מפחד להיות שמרן עם כספי המיסים שלכם.
Kiliseler aynı zamanda ülkenin ulusal kültürel hazineleri olarak da değerlendirilmektedir.הכנסיות הוכרזו כולן כאוצרות תרבות לאומיים.
Öte yandan Maliye Hazinesi ise %21'lik payının tamamını yine bir kamu bankası olan Anadolu Bankasına devretti.כעת, הפיקדון החדש מאפשר לבנק לתת שוב הלוואה בגובה של 94% ממנו וכן הלאה.
Arazi bedeli yüzde 3 faiz oranıyla 25 yıllık hazine bonosu olarak verilmiştir.התשלום עבור האדמות ישולם על באמצעות אגרות חוב לאורך 25 שנה עם רבית בשיעור 3%.
Hazine Tribünleri olarak bilinen (tribuni aerarii) tribünlerinin görevlerinin ne olduğu konusu biraz sırdır.טריבוני האוצר או הטריבון האיראריי ("tribuni aerarii"), היא שמה של משרה עתיקה שתפקידה לא ברור.
Hazine biriktirirler ve onları korurlar.קוברים את הביצה או שומרים אותה.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.סלדום שם את דבריו ללעג.
Bir sehmin sahibi öldüğü takdirde, sehim Hazineye geçiyordu.לאחר שאדם נפטר, רכושו עובר לבעלות היורשים.
Selevkos topraklarını fethinden büyük miktarda hazine ve sanat eserleri ile döndü.היא הותירה מאחוריה עושר אמנותי ומפעל חיים בלתי נשכח.
Bütün hisseleri T.C. Hazinesine aittir.סין מחזיקה בכל המניות של חברת הטלקום הלאומית לסוטו טלקום.
""Karun Hazinelerini Sevgi İçin Reddederim."".נודע בשל חיבורו אוצר לעזי רש"י.
Etimoloji (köken bilimi) bir dilin kelime hazinesinin zamansal gelişimini ve kökenini aydınlatmaya çalışır.סמנטיקה לקסיקלית - עוסקת בפירוש המילוני של המילה ובהתפתחותו לאורך זמן.
Roma hazinesi burada saklanırdı.Там в подземието имало римско съкровище.
Ayrıca, İmparatorluk büyüklük hazineye her yıl 100.000 nomismata mal oluyordu.Освен това, всяка година някой му изпраща хиляда златни монети!
"Veliaht'ın hazin sonu".Това е края на "Елф".
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.Породата е обявена за едно от националните съкровища на Япония.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.Най-наболелият проблем пред новия император са оскъдните средства, останали в имперската хазна.
Bu hazinede muazzam bir mali kaynak birikmişti.В нея е била съхранявана изключително ценна златотъкана плащаница.
İmparatorluk hazinesi güçlendirildi ve daha yetenekli mali yöneticiler atandı.Богатството на графството е толкова голямо, а администрацията достатъчно силна.
Kilisenin hazinesinde gayet değerli gümüş kilise kapları bulunmaktadır.От църквата е изнесено голямо количество скъпоценности.
1951 - Halkevleri kapatıldı ve malları Hazine'ye devredildi.През 1951 година със закон, фондациите са прекратени, а имуществото им национализирано в полза на държавата.
Büyük Hazine.Съкровището.
1893 tarihinden itibaren "Hazine-i Fünun" dergisinde şiirleri yayımlandı.След 1896 г. негови произведения се публикуват в списание „Servet-i Fünun“.
Bölgenin hayli zengin bir flora ve fauna hazinesi vardır.Остров Ява има изключително богата флора и фауна.
Yapılardan dokuzu Japonya'nın ulusal hazineleri, diğer 94'ü ise Önemli Kültür Varlıkları'dır.Od njih, 9 građevina ima status nacionalnog blaga, a ostalih 94 status spomenika kulture.
Birçok Yunan tapınağı gibi Partenon da hazine olarak kullanılmıştır.Kao većina grčkih hramova, Partenon je bio korišten kao riznica.
Hazine Tribünleri olarak bilinen (tribuni aerarii) tribünlerinin görevlerinin ne olduğu konusu biraz sırdır.Dužnosti erarnog tribuna ( tribunus aerarii = "tribun državne blagajne") ponešto su nejasne.
Ve IMF'nin Kuzey Amerika Hazinesine nasıl hesap verdiğini gördüm.U 1990.-im, MMF je kontrolirao jugoslavensku središnju banku.
Hazine biriktirirler ve onları korurlar.On ponovno umetne novčić i oni dobivaju.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Tiberije je učvrstio moć Rima i obogatio državnu riznicu.
Bir grupda tazminatı şahsen veya hazineden ödenenler bulunuyordu ve bunlar serbest olarak şehirden ayrıldılar.Oni su imali javnu ulogu u zajednici i za to su bili plaćeni u novcu ili naravi.
Esik Kurganı Kazakistan'ın önemli bir hazinesi olma konumundadır.Religija u Kazahstanu je važan dio kazahstanskoga društva.
Bunun içinse öncelikle güçlü bir merkezi hazineye gerek vardı.U tom slučaju potrebno je najprije napraviti središnje gnijezdo.
Sarı bütün altın, mücevher ve hazineler içindir.Najveći izvozni resursi su kositar, zlato, nakit i proizvodi od drveta.
Tarihi kalıntıları, efsanevi hikâyelerle beslenen hazine avcıları tarafından yok edilmektedir.Dokonca aj krabice od mlieka bývajú potlačené príbehmi s vraždami.
Dil %80 oranla Fransa'da konuşulan Bretonca ile ortak kelime hazinesine sahiptir.Jazyk má zhruba 80 % slovnej zásoby spoločných s bretónčinou a 75 % s waleštinou.
Sarı bütün altın, mücevher ve hazineler içindir.Pre záložne sú najžiadanejšie predmety zlato, drahokamy a cennosti.
Osmanlı İmparotorlugu'nun hazinesinin iflas ettigi açıklandı.Správy o bohatstve záhadnej ríše sa potvrdili.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Podobne sú na tom aj ostatné odvodené jednoty.
Hazineden halka mülk dağıtır.Zlato sa získava hlavne z daní od obyvateľstva.
Hazine boştu.Zostáva bez prostriedkov.
Devletin sahip olduğu bu hazine, Hazine Kulesinde tutulurdu.Zaseženo premoženje je zasegla državna zakladnica.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Utrjeval je rimsko oblast in bogatil njeno zakladnico.
Hazine biriktirirler ve onları korurlar.Takrat pa jih bi znal ceniti in jih čuvati kot največji zaklad.
Özellikle de Thrór'un hazinesi.Predvsem vidimo Jesse drevo.
Britannica Bilgi Hazinesi.Podatki iz Britannia...
Aynı yıl Hazine-i Hassa Nazır-ı yapıldı.Istega leta pa je nastal tudi ples Tush Push.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Prebivalci Fajstosa so se odlikovali po svojih smešnih pregovorih.
Ölümünden kısa bir süre önce de hazineleri Berlin Ulusal Müzesi'ne bağışladı.Svojo zbirko je že razstavljal v Trstu, Berlinu in Narodnem muzeju v Ljubljani.
Demavend bir kültür hazinesidir.Nesnovna kulturna dediščina.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.Kardas yra klasifikuojamas kaip Japonijos Nacionalinis lobis.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Darbus finansavo ir kiti aukotojai.