Ana içeriğe geç
Sözlük

haz ile cümle

haz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sami, polis geldiğinde kaçmaya hazırlanıyordu.Sami was preparing to flee when the police arrived.
Sami, Haziran 1996'da öldü.Sami died in June of 1996.
Sami haziran ayında Kanada'ya iade edildi.Sami was extradited to Canada in June.
Tom'un bunu yapmaya hazır olduğunu düşünüyorum.I think that Tom was about ready to do that.
Sami bazı değişiklikler yapmaya hazırdı.Sami was ready to make some changes.
Gitmeye hazır değildim.I wasn't ready to go.
Ben gitmek için hazır değildim.I wasn't ready to go.
Ben yola çıkmak için hazır değildim.I wasn't ready to leave.
Ben ayrılmaya hazır değildim.I wasn't ready to leave.
Tom yemek hazırlaması için Mary'yi tuttu.Tom hired Mary to cook for him.
Ana dil, yeri doldurulamaz bir hazinedir.The mother tongue is an irreplaceable treasure.
Sadık bir arkadaş gerçek bir hazinedir.A loyal friend is a real treasure.
Bu hazine efsanedir.This treasure is fabulous.
O bir hazinedir.It's a treasure.
Herkes hazır değil.Not everybody is ready.
Bir süredir bunu yapmaya hazırım.I've been ready to do that for a while.
Uzun zamandır onu yapmak için hazırım.I've been ready to do that for a long time.
Yolculuğun için hazır mısın?Are you ready for your trip?
Herkes gitmeye hazır mı?Is everyone ready to leave?
Tom bu akşam akşam yemeği hazırlayacak.Tom is going to make dinner tonight.
Çiti boyamayı bitirdikten sonra, Tom hepimiz için sandviç hazırladı.After we finished painting the fence, Tom made sandwiches for all of us.
Tom ile Boston'a gitmeye hazırım.I'm willing to go to Boston with Tom.
Sami'nin hediyesi hazır.Sami's gift is ready.
Sami dükkânını kapatmak için her şeyi hazırlıyordu.Sami was getting everything ready to close his store.
Sami, Leyla'ya karşı bir rapor hazırladı.Sami filed a report against Layla.
Senin için hafif bir yemek hazırladım.I've prepared a snack for you.
Kabul etmeye hazırım, benim hatamdı.I'm ready to admit it was my fault.
Bunun olması için hazır değildim.I wasn't prepared for that to happen.
Herkes gitmeye hazır.Everyone is ready to go.
Git ve Tom'a hazırlanmasını söyle.Go and tell Tom to get ready.
Tom'a hazır olmadığımızı söyle.Tell Tom we aren't ready.
Tom'a o buraya gelene kadar hazır olacağımı söyle.Tell Tom I'll be ready by the time he gets here.
Tom'a hazır olmadığımı söyle.Tell Tom I'm not ready.
Tom'a henüz hazır olmadığımızı söyle.Tell Tom we aren't ready yet.
Tom'a, henüz hazır olmadığımızı söyle.Tell Tom that we aren't ready yet.
Bu benim hazır olduğum bir şey değildi.That wasn't something I was prepared for.
Tom'a akşam yemeğinin hazır olduğunu söyle.Tell Tom dinner is ready.
Bunun için hazır değiliz.We aren't ready for this.
Buna hazır değiliz.We aren't ready for this.
Hazır olduğun zaman bana söyle.Tell me when it's ready.
Müziği dinlerken yemeği hazırlar.She prepares the meal while listening to music.
Sami, Mısır'da bir düğün hazırlıyor.Sami is in Egypt, attending a wedding.
Tom öğle yemeğini hazırlıyor.Tom is preparing lunch.
Gidip her şey hazır mı diye kontrol etmeliyim.I should go make sure everything is ready.
Tom bunun için üç yüz dolar ödemeye hazır.Tom is willing to pay up to three hundred dollars for that.
Tom bana yardım etmeye hazır olduğunu söyledi.Tom said he's prepared to help me.
Tom gerçeği söylemeye hazır.Tom is ready to tell the truth.
Tom'un inanılmaz bir kelime hazinesi var.Tom has an incredible vocabulary.
Hazırsın, değil mi?You're ready, aren't you?
Tom hâlen hazır değil, değil mi?Tom is still not ready, is he?
Akşam yemeği hazır olduğunda lütfen bize söyleyin.Please tell us when dinner's ready.
Tom muhtemelen hazır olacak, değil mi?Tom is likely to be prepared, isn't he?
Tom şu an hazır, değil mi?Tom is ready now, isn't he?
Hazır olduğunda size haber vereceğim.I'll let you know when it's ready.
Hazır olduğunda size bildireceğim.I'll let you know when it's ready.
Tom gitmeye hazır, değil mi?Tom is ready to go, isn't he?
Tom neredeyse hazır, değil mi?Tom is almost ready, isn't he?
Tom hazır olmak üzere.Tom is about ready.
Tom yardım etmeye hazır olduğunu söylüyor.Tom says he's ready to help.
Tom ve Mary şimdi hazır.Tom and Mary are ready now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod