Ana içeriğe geç
Sözlük

haz ile cümle

haz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Toplantıya başlamak için hazırlanıyoruz.We're getting ready to start the meeting.
Üzgünüm ama hazır olmayacağım.I'm sorry, but I'll not be available.
Gitmeye hazırlanıyoruz.We're getting ready to go.
Onu yapmaya hazırlanıyorum.I'm getting ready to do that.
Tom eve gitmeye hazır değil.Tom isn't ready to go home.
Ayrılmaya hazırlanıyoruz.We're getting ready to leave.
Seyahatim için hazırlanıyorum.I'm getting ready for my trip.
Onu yapmaya hazırlanıyoruz.We're getting ready to do that.
Tom onu yapmaya hazırlanıyor.Tom is preparing to do that.
Leyla ölmeye hazırdı.Layla was prepared to die.
İş, hazırlık maliyetine değmez.The work is not worth the cost of preparation.
Biz parti için hazırlanıyoruz.We're getting ready for the party.
Dün gece Tom akşam yemeği hazırladı.Last night, Tom cooked dinner.
Sami henüz hazır değildi.Sami wasn't ready yet.
Ben her zaman onu yapmaya hazırım.I'm always ready to do that.
Ben onu yapmak için her zaman hazırım.I'm always ready to do that.
Tom henüz eve gitmeye hazır değil.Tom isn't ready to go home yet.
Gezim için hazırlanıyor olmam gerekir.I should be getting ready for my trip.
Gerçekten gezime hazırlanmam gerekiyor.I really should be getting ready for my trip.
Tom'un onu şimdi yapmaya hazır olabileceğini düşünüyor musun?Do you think Tom might be in the mood to do that now?
Bunu 2 Haziran 2017 Cuma günü sabah saat 10.00'da yazıyorum.I'm writing this on Friday, June 2, 2017 at 10 AM.
Tom sadece bunu yapmaya hazırlanıyor.Tom is just getting ready to do that.
Tom, henüz bunu yapmaya hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to do that yet.
Tom gerçekten gezisine hazırlanıyor olmalı.Tom really should be getting ready for his trip.
Tom hâlâ gitmeye hazır değil.Tom is still not ready to go.
Tom önemli bir olay için hazırlanıyor.Tom is preparing for an important event.
Tom henüz eve gitmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he wasn't ready to go home yet.
Tom yolculuğuna hazırlanıyor olmalı.Tom should be getting ready for his trip.
Tom gezisi için hazırlanıyor.Tom is getting ready for his trip.
Tom parti için hazırlanıyor olmalı.Tom should be getting ready for the party.
Tom daha yeni ayrılmaya hazırlanıyor.Tom is just getting ready to leave.
Henüz eve gitmeye hazır değilim.I'm not ready to go home yet.
Dünyadaki en büyük karasal göl Hazar Denizi'dir.The largest continental lake in the world is the Caspian Sea.
Sami mükemmel planı hazırlıyordu.Sami hatched the perfect plan.
Sami, Leyla'yı öldürmek için mükemmel bir plan hazırladı ya da öyle düşündü.Sami hatched the perfect plan to murder Layla, or so he thought.
Sami ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini hazırladı.Sami made a list of what he needed.
Sami'nin raporu bitirmek için 10 Haziran'a kadar vakti var.Sami has until June 10 to finish the report.
Yaşam, yaşayanlara aittir ve yaşayan, değişim için hazırlanmalıdır.Life belongs to the living, and he who lives must be prepared for change.
Bir anaokulu öğrencisi Anaokuluna hazırlanmak için pek çok beceriyi öğrenir.A preschooler learns many skills to prepare them for Kindergarten.
Bir grup öğrenci, 3 boyutlu bir yazıcı kullanarak ortopedik bir el hazırladı.A group of students built an orthopaedic hand using a 3-D printer.
Ülkeyi savunmaya hazırız.If you do this, you're mistaken.
Hazırlık eksikliği yüzünden sınavda başarısız oldu.He failed the exam due to a lack of preparation.
En büyük korkularımız en derin hazinelerimizi koruyan ejderhalardır.Our greatest fears are the dragons that keep our deepest treasures.
Sandviçleri hazırlamanız ne kadar sürer?How long will it take for you to prepare the sandwiches?
Hazır olduğun zaman bana haber verin!Let me know when you're ready!
Hazır olduğunuzda söyleyin!Just say when you're ready!
Bir dakika bekle; Ben henüz hazır değilim.Wait a minute; I'm not finished yet.
Bu web sitesi, özellikle yabancı dil öğrenmek isteyenler için hazırlandı.This website was created specifically for people who want to learn foreign languages.
Masayı hazırlıyorum.I'm setting the table.
Masayı hazırlamalı mıyım?Should I set the table?
Tom hazır olabilir.Tom may be ready.
Tom ve ben ikimiz de hazırız.Tom and I are both ready.
Tom hazır olması gerektiğini biliyor.Tom knows he has to be ready.
Tom bunu yapmaya hazır olabilir.Tom might be ready to do that.
Tom gitmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he isn't ready to go.
Tom, bunu yapmaya hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to do that.
Tom şimdi üniversiteye hazırlanıyor.Tom is now preparing to go to college.
Tom Mary'ye John'un hazır olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't think John was ready.
Tom'un hazır olup olmayacağından şüpheliyim.I doubt if Tom will be ready.
Tom'un hazır olduğunu biliyorum.I know that Tom is prepared.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod