Tom bir cevapla hazırdı.Tom was ready with an answer.
Torpidoları fırlatmaya hazırlayın.Prepare to launch torpedoes.
Torpidoları fırlatmak için hazırlanın.Prepare to launch torpedoes.
Tom, Mary için bir oda hazırladı.Tom prepared a room for Mary.
Tom üniversite için hazırlanıyor.Tom is preparing for college.
Onun için hazır olmayı umuyorum.I hope to be ready for that.
Yiyecek de hazır olacak.Food will also be available.
Hazır ve odaklanmış durumdayız.We're prepared and focused.
Tom flörte başlamaya hazır mı?Is Tom ready to start dating?
Onu zaten hazırladım.I've already prepared that.
Tom, NBA için hazır değil.Tom isn't ready for the NBA.
Tom mücadeleye hazır.Tom is up for the challenge.
Macera için hazırız.We're ready for adventure.
Bunu desteklemek için hazırım.I'm ready to support this.
Pazartesiye başlamak için hazırım.I'm ready to start Monday.
Biz onu yapmak için hazırdık.We were ready to do that.
Tom bir mola için hazırdı.Tom was ready for a break.
Tom geldiğinde hazırdım.I was ready when Tom came.
İnsanlar hazır olmak zorundalar.People have to be ready.
Tom kendi ölümünü hazırladı.Tom staged his own death.
Koşullar hazırlandı.Stipulations were made.
Sadece bir şey hazırla.Just make something up.
Onu kabul etmeye hazırım.I'm ready to accept it.
Fiziksel olarak hazırdım.I was physically ready.
Mendillerinizi hazır edin.Get your hankies ready.
Mendillerinizi hazırlayın.Get your hankies ready.
Tom hazır olduğuna inanıyor.Tom believes he's ready.
Tom daha fazlası için hazırdı.Tom was ready for more.
Tom kendini en kötüsüne hazırladı.Tom expected the worst.
Kim dans etmeye hazır?Who's ready to dance?
Onun için kim hazır?Who's ready for that?
Bahar için hazırım.I'm ready for spring.
Beklemek için hazırım.I'm prepared to wait.
Biz gitmeye hazırdık.We were ready to go.
Tom koşmaya hazırdı.Tom was ready to run.
İnişe hazırlanın.Prepare for landing.
Ben gerçekten hazırım.I'm really prepared.
Ben cevap vermeye hazırım.I'm ready to answer.
Tom öğle yemeğini hazırladı.Tom got lunch ready.
Tom öğle yemeği hazırladı.Tom prepared lunch.
Oy vermek için hazırım.I'm ready to vote.
Sadece hazır ol.Just be prepared.
O bize güzel bir akşam yemeği hazırlayacak.She will make us a nice dinner.
O bize hoş bir akşam yemeği hazırlayacak.She will make us a nice dinner.
Bir salata hazırlayabiliriz.We could make a salad.
Başınızı yeni fikirlerle doldurmaya hazırsınız.You are ready to fill your head with new ideas.
Benim için yemek hazırlar mısın?Would you cook dinner for me?
Yoğurt bakteri olmadan hazırlanamaz.Yogurt cannot be made without bacteria.
Mary çok fazla hazır gıda yer.Mary eats too many prepared foods.
Linda kahve hazırlayacak.Linda will prepare coffee.
Tom, Mary için sağlıklı bir yemek hazırladı.Tom prepared a healthy meal for Mary.
Tom Mary'nin akşam yemeği hazırladığını izledi.Tom watched Mary cook dinner.
Biraz dondurma için hazır mısın?Are you ready for some ice cream?
İyi vakit geçirmeye hazır mısın?Are you ready to have a good time?
Tom sağlıklı bir salata hazırladı.Tom made a healthy salad.
Sanırım onun için hazırım.I think I'm prepared for that.
Sanırım onu yapmaya hazırım.I think I'm prepared to do that.
Halkın içinde şarkı söylemeye hazır değilim.I'm not ready to sing in public.
Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom set the table for supper.
Tom'u aramaya hazırlanıyordum.I was just about to call Tom.