Güzel koku göz önüne alındığında, öğle yemeğinin hazır olduğundan şüphe yok.Given the lovely smell, there's no doubting that lunch is ready.
Tom hazır olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's ready.
İşi bitirmeye hazır olduğumuzu düşünüyorum.I think that we're ready to seal the deal.
Sen hazırlanıyorsun.You're getting ready.
Marie kendi yemeğini hazırladı.Marie prepared her own meal.
Bugün hazırdım.I was ready today.
Ben aslında hazırım.I'm actually done.
Hazır olduğuma memnunum.I'm glad I'm done.
Ben neredeyse hazırdım.I'm pretty much done.
Bunu yapmaya hazırdım.I was ready to do it.
Ben onların hazır olduğunu düşünüyorum.I think they're ready.
Keşke olduğunu göründüğün kadar hazır olsam.I wish I were as ready as you seem to be.
Uzlaşmak için hazır değilim.I'm not prepared to compromise.
Neredeyse gece yarısı. Ben yatmaya hazırım.It's nearly midnight. I'm ready for bed.
Batık bir gemide büyük bir hazine keşfedildi.A great treasure was discovered in a sunken ship.
Ben gerçekten hazır değilim.I'm not really prepared.
Onu yapmak için hazırlanmaya başlamak istiyorum.I want to start getting ready to do that.
Elimden geldiği kadar kısa sürede hazır olmak istiyorum.I want to be ready as soon as I can be.
Hazır olmamızı istiyorum.I want us to be ready.
Tom bunu yapmak için hazır değil.Tom isn't ready to do it.
Tom gitmeye hazır görünüyor.Tom seems to be ready to go.
Sanırım biz gitmeye hazırız.I think we're ready to go.
Tom gitmeye hazır olduğunu söyledi.Tom said he was ready to go.
Tom gitmek için pek hazır değil.Tom isn't quite ready to go.
Tom ekim ayına kadar hazır olmayacak.Tom won't be ready until October.
Tom ekim ayında hazır olacak.Tom will be ready in October.
Eve geri gitmeye hazırım.I'm ready to go back home.
Hazır olacağım gibi hissediyorum.I feel like I'll be ready.
Ben dövüşmeye hazır değilim.I'm not ready to fight.
Ben mücadeleye hazırım.I'm ready to fight.
Ben kavgaya hazırım.I'm ready to fight.
Pasta hazır.The cake is ready.
Pasta yemeye hazır.The cake is ready to eat.
Pasta fırından çıkmaya hazır.The cake is ready to come out of the oven.
Pasta dekore edilmeye hazır.The cake is ready to be decorated.
Pasta şimdi fırında ve yaklaşık on dakika içinde dışarı çıkmaya hazır olmalı.The cake is in the oven now and it should be ready to come out in about ten minutes.
Sabahleyin hazırlanmak Mary'nin birkaç saatini alıyor.It takes Mary several hours to get ready in the morning.
Birkaç dakika içinde hazır olacağım.I'll be ready in a few minutes.
Henüz onu yapmak için hazır değilim.I'm not ready to do that yet.
Ben heyecanlıyım ve gitmeye hazırım.I'm excited and ready to go.
Tom hazırlanacak.Tom is going to be prepared.
Buradan çıkmaya hazırım.I'm ready to get out of here.
Pazartesi günü hazır olurum.I'll be ready on Monday.
Tom hazır olduğumu biliyordu.Tom knew I was ready.
Eve vardıktan sonra akşam yemeğini hazırlayacaksın.After you get home, you'll prepare dinner.
Tom'un hazır olacağını biliyorum.I know Tom will be ready.
Tom gitmeye hazır olduğunu söylüyor.Tom says he's ready to go.
5 Haziran, Dünya Çevre Günü'dür.June fifth is World Environment Day.
Tom'un hazır olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if Tom is ready.
Ben toplantıda hazır bulundum.I was present at the meeting.
Masanız hazır.Your table is ready.
Tom konuşmaya hazır olduğunu söyledi.Tom said he was ready to talk.
Tom, gitmek için hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to go.
Tom gitmek için hazır olmadığını söylüyor.Tom says he's not ready to go.
Tom sizin için hazırdır.Tom is ready for you.
Bugün 18 Haziran ve Muriel'in doğum günü!Today is June 18 and it is Muriel's birthday!
Tom konuşmak için hazır olmadığını söyledi.Tom said he wasn't ready to talk.
Tom bahçeden öğle yemeği hazırlamak için Mary'nin ihtiyacı olan tüm sebzeleri aldı.Tom got all the vegetables that Mary needs to prepare lunch from the garden.
Evde hazırlanmış bir öğle yemeği getir.Bring a bag lunch.
Hazır olunca ben seni haberdar edeceğim.I'll notify you when it's ready.