Onlara hazır olmadığımı söyledim.I told them that I wasn't ready.
Ona hazır olmadığımı söyledim.I told him that I wasn't ready.
Onlara hazır olmadığını söyle.Tell them you're not ready.
Ona hazır olmadığını söyle.Tell him you're not ready.
Bize ne zaman hazır olduğunu söyle.Tell us when you're ready.
Onlara ne zaman hazır olduğunu söyle.Tell them when you're ready.
Bana ne zaman hazır olduğunu söyle.Tell me when you're ready.
Ona ne zaman hazır olduğunu söyle.Tell him when you're ready.
Onlara gitmeye hazır olduğumuzu söyle.Tell them we're ready to go.
Ona gitmeye hazır olduğumuzu söyle.Tell him we're ready to go.
Ona gitmeye hazır olduğumuz söyle.Tell her we're ready to go.
Onlara hazır olacağımızı söyle.Tell them we'll be ready.
Onlara hazır olacağımı söyle.Tell them I'll be ready.
Ona hazır olacağımızı söyle.Tell him we'll be ready.
Onlara hazır olmalarını söyle.Tell them to get ready.
Ona hazır olmasını söyle.Tell him to get ready.
Onlara terk etmek için hazır olmalarını söyle.Tell them to get ready to leave.
Ona terk etmek için hazır olmasını söyle.Tell him to get ready to leave.
Onlara hazır olduğumu söyle.Tell them that I'm ready.
Ona hazır olduğumu söyle.Tell him that I'm ready.
Onlara hazır olduğumu söyler misin?Would you tell them I'm ready?
Ona hazır olduğumu söyler misin?Would you tell him I'm ready?
Onlara hazır olduğunu söyleyeceğim.I'll tell them you're ready.
Hazır olduğunu ona söyleyeceğim.I'll tell him you're ready.
Onlara hazırlanmalarını söylemeye git.Go tell them to get ready.
Ona hazırlanmasını söylemeye git.Go tell him to get ready.
Hazır olduğumuzu onlara söylemeye gideceğim.I'll go tell them we're ready.
Hazır olduğumuzu ona söylemeye gideceğim.I'll go tell him we're ready.
Onları hazırlayacağız.We'll get them ready.
Onları affetmeye hazırım.I'm ready to forgive them.
Onu affetmeye hazırım.I'm ready to forgive him.
Onlar için hazırdık.We were ready for them.
Onlar için hazırdım.I was ready for them.
Şimdi onlar için hazırız.We're ready for them now.
Şimdi onlar için hazırım.I'm ready for them now.
Ben şimdi onun için hazırım.I'm ready for him now.
Senin için kim kahvaltı hazırlar?Who makes breakfast for you?
Kim onlar için kahvaltı hazırlıyor?Who makes breakfast for them?
Onun için kim kahvaltı hazırlar?Who makes breakfast for him?
Onlar hakkında konuşmaya hazırız.We're done talking about them.
Onun hakkında konuşmaya hazırız.We're done talking about him.
Tom çalışmak için hazır.Tom is ready to work.
Tom'a gitmeye hazır olduğumu söyle.Tell Tom I'm ready to go.
Tom'a hazır olacağımı söyle.Tell Tom I'll be ready.
Yerel polis ve FBI kaçakları yakalamak için bir araştırma planı hazırladı.The local police and the FBI formulated a search plan to capture the fugitives.
Otuz dakika içinde hazır olmak zorundayız.We've got to be ready in thirty minutes.
Tom karısını öldürmek için şeytani bir plan hazırladı.Tom masterminded a diabolic plot to kill his wife.
Dan intihar etmeye hazırdı.Dan was ready to commit suicide.
O terk etmeye hazırlanıyordu.He was preparing to leave.
Dan, kız kardeşinin ona bir fincan kahve hazırlamasını söyledi.Dan asked his sister to prepare him a cup of coffee.
Beklenmeyen giderler için hazır mısın?Are you ready for the unexpected expenses?
Tom okulun onu hayata hazırlamak için az şey yaptığını söyledi.Tom said that school did little to prepare him for life.
Okul için hazırlanmak ne kadar zamanını alır.How long does it take you to get ready for school?
Ayrılmak için hazırlanmıyorsun, değil mi?You're not preparing to leave, are you?
Brahe 1000'den daha fazla yıldızın kataloğunu hazırladı.Brahe catalogued over 1000 stars.
O hep hazırlanıyor.He is always preparing.
Biz sizin koşullarınızla anlaşmaya hazırız.We are agreeable to your conditions.
Hiçbir şey olmak üzere olan bir şey için Tom'u hazırlamış olamaz.Nothing could have prepared Tom for what was about to happen.
Bir adamın çöpü başka bir adamın hazinesidir.One man's trash is another man's treasure.
Dan bir sosu nasıl hazırlayacağını bile bilmiyordu.Dan didn't even know how to prepare a sauce.