Masayı hazırla!Lay the table!
Hazırlanmak için sadece bir dakikaya ihtiyacım var.I only need a moment to get ready.
O, hazırlanıyor.She's getting ready.
Marika'nın Cezayirde yaşamayı kabul etmek için hazır olduğunu düşünüyor musun?Do you think Marika is ready to accept to live in Algeria?
Bildiğim kadarıyla, ben bir aşçıyım. Yaptığım tek şey yemek hazırlamak.As far as I go, I'm a cook. The only thing I do is prepare the food.
Senin hazırladığın yemeğin hepsini kesinlikle yedim.I ate absolutely all of the food that you prepared.
Gitmek için ne zaman hazır olursun?When will you be ready to go?
Tom akşam yemeği hazırlıyor.Tom is preparing supper.
Yemeğimizi hazırlıyoruz.We are preparing our meal.
Korsanlar adaya bir hazine gömdüler.The pirates buried a treasure on the island.
Yardım etmeye hazırım.I'm willing to help.
Tom, oraya varana kadar her şeyin hazır olacağına dair bana güvence verdi.Tom assured me that everything would be ready by the time we got there.
Tom ve Mary balaylarına gitmek için hazırlanıyorlar.Tom and Mary are getting ready to go on their honeymoon.
Sen buraya varıncaya kadar hazır olacağımızdan eminim.I'm sure that by the time you get here, we'll be ready.
Birkaç saatliğine size yardım etmeye hazır olacağım.I'd be willing to help you for a couple of hours.
Tom hazır olmadığını söyledi ama Mary hazır olduğunu söyledi.Tom said he wasn't ready, but Mary said she was.
Kahvaltın hazır. Onun soğumatma.Your breakfast is ready. Don't let it get cold.
Tom başka bir soru sormaya hazırlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to be about to ask another question.
Tom gitmeye hazır gibi görünüyordu.It looked like Tom was getting ready to leave.
Tom ve Mary dışarı çıkmaya hazırlanıyorlar.Tom and Mary are getting ready to go out.
Onu pazartesiye kadar yapmak için hazır olmayacağım.I won't be ready to do that until Monday.
Tom hazır oluncaya kadar burada bekleyeceğim.I'll just wait here until Tom is ready.
Eski defterleri kapatmaya hazırım.I'm willing to let bygones be bygones.
Beş dakika içinde hazır olacağım.I'm going to be ready in five minutes.
Ben muhtemelen senden daha hazırım.I'm probably more ready than you are.
Zamanında hazır olmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to be ready on time.
Senin neden hazır olmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you aren't ready.
Tom parti için hazırlanıyor.Tom is getting ready for the party.
Onun için hazır olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm ready for that.
Henüz vazgeçmek için hazır değilim.I'm not ready to give up just yet.
Altı kişi için masayı hazırlayacağım.I'll set the table for six people.
Tom'un gitmek için hazır olup olmadığını görmeye gideceğim.I'll go see if Tom is ready to go.
Akşam yemeğin hazır olduğunda seni arayacağım.I'll call you when dinner's ready.
Tom kendine bir içki hazırlamaya başladı.Tom began fixing himself a drink.
Bir kez bir şey denemeye hazırım.I'm willing to try anything once.
Bir saat içinde burada hazır olacağım.I'll be finished here in an hour.
Tom Mary'ye yiyecek bir şey hazırladı.Tom fixed Mary something to eat.
Tom Mary'ye hazır olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was ready.
O şansı kullanmaya hazırım.I'm willing to take that chance.
Bunun için hazır olduğumdan emin değilim.I'm not sure I'm ready for this.
Onun için hazır olduğumdan emin değilim.I'm not sure I'm ready for that.
Henüz onu yapmaya hazır değilim.I'm not prepared to do that yet.
Hazır olduğumda sana bildireceğim.I'll let you know when I'm done.
Tom baba olmak için hazır değil.Tom isn't ready to be a father.
Herhangi bir durum için hazırım.I'm prepared for any situation.
Henüz bir değişiklik için hazır değilim.I'm not ready for a change yet.
Yatmaya hazırlanacağım.I'm going to get ready for bed.
Bana ihtiyacın olduğunda hazır olacağım.I'll be ready when you need me.
Hemen hazır olurum.I'll be ready in just a second.
O riski almaya hazırım.I'm willing to take that risk.
Bu yeri terk etmeye hazırım.I'm ready to leave this place.
Bize yiyecek bir şey hazırlayacağım.I'll make us something to eat.
Tom yatak için hazırlanıyor.Tom is getting ready for bed.
Sana bir içki hazırlayacağım.I'm going to fix you a drink.
Biraz akşam yemeği hazırlayacağım.I'm going to fix some dinner.
Gidip Tom'a hazır olduğumuzu söyleyeceğim.I'll go tell Tom we're ready.
Hazır olduğumda seni ararım.I'll call you when I'm ready.
Bunu yapmak için hazır değilim.I'm not prepared to do this.
Onu yapmak için hazır değilim.I'm not prepared to do that.
Hazır olduğumda sana mesaj atacağım.I'll text you when I'm done.