hazırlan ile cümle

hazırlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Babam seyahatine hazırlanmakla meşguldür.My father is busy getting ready for his trip.
İngilizce test için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the test in English.
Ben seyahat için hazırlanmakla meşgulüm.I'm busy preparing for the trip.
Zar zor hazırlandım.I was hardly prepared.
Yolculuk için hazırlan.Please prepare for the trip.
Yarın için hazırlanmakla meşgulüm.I'm busy getting ready for tomorrow.
İngilizce derslerine hazırlanmak için fazla vakit harcamıyorum.I don't spend much time preparing for English classes.
İngilizce sınavı için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the English test.
O sınava hazırlanıyor.He is preparing for the test.
Bu yılki Olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor.She is preparing to the Olympic Games this year.
Hazırlan! Yarın son gün.Get ready! Tomorrow is the last day.
O, evde dinleniyor ve sınav için hazırlanıyor.He's at home resting and preparing for the exam.
Bankalar önümüzdeki durgunluk için nasıl hazırlanabilirler?How can banks prepare for the next recession?
Karım ve ben emekli olmak için hazırlanıyoruz.My wife and I are preparing to retire.
En kötüsü için hazırlanmalısın.You should prepare for the worst.
Olası saldırılar için hazırlanmaya başladılar.They began to prepare for possible hostilities.
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.He had time to prepare his men for battle.
Kanada da savaş için hazırlanmaya başladı.Canada, too, began to prepare for war.
İsyancı kuvvetler döğüşmek için hazırlandı.Rebel forces prepared to fight.
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
Sınava hazırlanıyorlar.They are studying for the test.
Benim favori grubumla görüşme yapmaya hazırlanıyorum.I'm preparing to interview my favorite group.
Magdalena ve Lech, Lehçe sınavlarına hazırlanıyorlar.Magdalena and Lech are preparing for their Polish exams.
Az önce kalktım. Hazırlanmam için bana birkaç dakika ver.I just got up. Give me a few minutes to get ready.
Gezimize hazırlanmak için yapmamız gereken birçok şey vardı.There were many things that we needed to do to prepare for our trip.
Web sitemizde anadil konuşucuları tarafından hazırlanan ses dosyalarını dinleyebilirsiniz.You can listen to audio files by native speakers on our website.
Abraham'ın sabahları hazırlanmasının ne kadar zaman aldığına şaşırırdın.You'd be amazed how long it takes Tom to get ready in the morning.
Tom sınav için iyi hazırlandı.Tom was well prepared for the exam.
Tom bir ter atma koşusuna yavaş yavaş hazırlandı.Tom worked up a sweat jogging.
Tom parti için hazırlanmasının Mary'nin kaç saatini aldığını merak etti.Tom wondered how many hours it took Mary to get ready for the party.
Tom bütün sabahı sunumuna hazırlanmakla geçirdi.Tom spent the whole morning getting ready for his presentation.
Tom iş için hazırlanmak zorunda.Tom has to get ready for work.
Biz Batı Samoa'ya karşı bir boykot için hazırlanacağız.We will prepare for a boycott against Western Samoa.
Benim yemekler annem tarafından hazırlanmaktadır.My meals are prepared by my mother.
Bu öğleden sonra final sınavına hazırlanacağım.I'm going to prepare for the final exams this afternoon.
Sınav için hazırlanarak bütün gece çalıştım.I pulled an all-nighter preparing for the exam.
O dün gece valizini hazırlamayı bitirdiğinden dolayı bu sabah erken hazırlanabildi.She was able to be ready early this morning, because she finished packing last night.
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar yatmıyor.Mary is staying up late this week to prepare for her finals.
Bu gece dışarıda takılmayı planlamıyorum. Derslerim için hazırlanmam gerek.I don't plan to hang out tonight. I need to prepare for my lessons.
Çoğu öğrenci final sınavları için hazırlanıyor.Most students are preparing for the final exams.
Gelecek için hazırlanmalısın.You should prepare for the future.
En iyiyi umut et; en kötüye hazırlan.Hope for the best; prepare for the worst.
Biz sadece yemek yemek için hazırlanıyoruz.We're just getting ready to eat.
Hazırlanmana yardım edeceğim.I'll help you pack.
Herkes onların yaşlılıkları için hazırlandıklarına inanıyor.Everyone believes that they have prepared for their old age.
İş için hazırlanmalıyız.We should get ready for work.
Gitmek için hazırlanalım.Let's get ready to go.
Düğüne hazırlanmak için biraz yardıma ihtiyacın olduğunu düşündüm.I thought you might need some help getting ready for your wedding.
Her önceden iyi hazırlanmış.Everything was prepared well in advance.
Siz çocuklar neden gidip okula hazırlanmıyorsunuz?Why don't you guys go get ready for school?
Öğle yemeği için hazırlanalım.Let's get ready for lunch.
Dövüşme için hazırlan.Prepare for combat.
O bir diplomatik kariyer için hazırlanıyor.He's preparing for a diplomatic career.
Tren beklemeyeceği için erken hazırlansak iyi olur.We'd better get ready early because the train won't wait.
Yarın gitmeye hazırlanıyorum.I'm getting ready to leave tomorrow.
Tom hazırlanıyor.Tom is getting ready.
Senin hazırlanmaya ihtiyacın var.You need to get ready.
Barış istiyorsan, savaş için hazırlan.If you want peace, prepare for war.
Hazırlanmaya başlamalıyım.I have to start getting ready.
Hazırlanmaya gitsem iyi olur.I'd better go get ready.
İlgili Sayfalar