hazırlan ile cümle
hazırlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
En kötüsü için hazırlanıyorum.I'm getting ready for the worst.
Siz de muayene için hazırlanabilirsiniz.You may as well prepare for your examination.
Öğrenciler sınav için hazırlanmakla meşgul.The students are busy preparing for the examination.
Okulum kampüs müzik festivali için hazırlanıyor.My school is getting ready for the campus music festival.
Hazırlanma eksikliği nedeniyle başarısız olduk.We failed due to a lack of preparation.
Biz bir saldırı için hazırlandık.We prepared for an attack.
Hazırlanmayı henüz bitirdin mi?Have you finished packing yet?
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.I had little time to prepare the speech.
Çizgilerinize, hazırlanın, başlayın!On your marks, get set, go!
Meg kahvaltı hazırlanıyor.Meg is preparing breakfast.
Herkes yeni yıl için hazırlanmakla çok meşgul.Everybody is very busy getting ready for the New Year.
Parti için hazırlanmama yardım eder misin?Will you help me prepare for the party?
Tom yarınki dersler için hazırlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to be preparing for tomorrow's lessons.
Ne olabileceği önemli değil, ben hep bunun için hazırlandım.No matter what may happen, I am always prepared for it.
Hemen yolculuğa hazırlan.Get ready for the trip at once.
Yolculuk için derhal hazırlan.Get ready for the trip at once.
John gezisine hazırlanmakla meşguldü.John was busy preparing for his trip.
Jim sınava hazırlanırken gece yarılarına kadar çalıştı.Jim burned the midnight oil when he was preparing for the examination.
Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.Please fasten your seat belts and prepare for departure.
Bu sınav için iyi hazırlandım.I prepared well for this examination.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Gelecek için hazırlansan iyi olur.You had better prepare for the future.
Çabucak hazırlanmalısın.You must get ready quickly.
Planlar hazırlandı.The plans have been drawn up.
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar oturuyor.Mary is sitting up late this week to prepare for her finals.
En kötüsü için hazırlanmak gerekir.It is necessary to prepare for the worst.
Kiraz ağaçları çiçek açmaya hazırlanıyor.The cherry trees are getting ready to bloom.
Çocuklar derslerine hazırlanmakla meşguldü.The children were busy preparing their lessons.
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.It will take me no less than 10 hours to prepare for the exam.
Hepimiz toplantı için hazırlandık.We all made preparation for the meeting.
Düğünümüz ve balayımız için hazırlanmakla meşgulüz.We are busy preparing for our wedding and honeymoon.
Biz hazırlandık.We got ready.
Ben her şeyi önceden hazırlandıktan sonra yatağa gittim.I went to bed after preparing everything in advance.
Karıma hemen hazırlanmasını söyledim.I told my wife to get ready in a hurry.
Sınava hazırlanmak için geç saatlere kadar yatmadım.I stayed up late preparing for the examination.
Sınava hazırlanmalıyım.I must prepare for the exam.
Bir sonraki sınav için hazırlanmakla meşgulüm.I am busy preparing for the next exam.
Sınava hazırlanmaya başlasak iyi olacak.We had better begin to prepare for the test.
En iyisi sınava hazırlanmaya başlayalım.We had better begin to prepare for the test.
Test için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the test.
Mürettebat uzaya yolculuk yapmak için hazırlanmakla meşgul.The crew is busy preparing for the voyage into outer space.
Öğrenciler sınav için hazırlandı.The students prepared for the examination.
Öğrenciler okul festivali için hazırlanmakla meşguldü.The students were busy preparing for the school festival.
Çabucak hazırlanın.Get ready quickly.
Öğle yemeğini yedikten sonra, dışarı çıkmak için hazırlandı.After she had lunch, she got ready to go out.
O, sınava hazırlanmakla meşgul.He is busy preparing for the examination.
Toplantı için dikkatlice hazırlandı.He prepared carefully for the meeting.
Onun en kötü ihtimale karşı hazırlanması gerekiyor.It is necessary that he prepare for the worst.
O yayınlama için bir dergi hazırlanmasında sorumlu oldu.He was in charge of preparing a magazine for publication.
Bir sınava hazırlanmakla meşgul.He is busy preparing for an examination.
O, kalkış için hazırlandı.He got ready for departure.
O, giriş sınavı için hazırlanmakla meşgul.He is busy preparing for the entrance examination.
Seyahate hazırlanmakla meşgul.He is busy preparing for the trip.
Yolculuğuna hazırlanmakla meşguldü.He was busy getting ready for his journey.
O ABD'ye yolculuğu için hazırlanmakla meşguldü.She has been busy preparing for her trip to the USA.
O, ABD'ne gezisi için hazırlanmakla meşgul.She has been busy preparing for her trip to the U.S.
Sınav için hazırlanmakla meşgul.She is busy preparing for the examination.
O, üniversite için hazırlanıyor.She is preparing for college.
Akşam yemeği için hazırlanmalı.She's got to get ready for dinner.
O yolculuk için hazırlanmakla meşgul.She is busy preparing for the trip.
İlgili Sayfalar