hazırlama ile cümle

hazırlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.또 제사장의 아들 중에 어떤 자는 향품으로 향기름을 만들었으며
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Men somliga av prästernas söner beredde salvan av de välluktande kryddorna.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Někteří také synové kněžští strojili masti z těch vonných věcí.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Nogle af Præsternes Sønner lavede Salven af de vellugtende Stoffer.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Og nogen av prestenes sønner laget kryddersalven.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Os que confeccionavam as especiarias eram dos filhos dos sacerdotes.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Potom iní zo synov kňazov pripravovali masť z tých voňavých vecí.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Tetapi yang bertanggung jawab mencampur rempah-rempah itu adalah imam-imam
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Und der Priester Kinder machten etliche das Salböl mit Spezereien.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Και τινες εκ των υιων των ιερεων κατεσκευαζον το μυρον το αρωματικον.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.А из сыновей священнических некоторые составляли миро из веществ благовонных.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.А някои от свещеническото съсловие приготовляваха благоуханното миро.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.ומן בני הכהנים רקחי המרקחת לבשמים׃
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.والبعض من بني الكهنة كانوا يركّبون دهون الاطياب.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.祭 司 中 有 人 用 香 料 作 膏 油
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.祭司 中 有 人 用 香料 作 膏油
Atlı parti, birbirine karışmış sesleri ve yemin, çit geldi ve onları takip etmek hazırlamak, demontaj.A párt a lovas jött a kerítéshez, és a vegyes kiabálás és eskü, volt leszerelése, hogy készítsen követni őket.
Atlı parti, birbirine karışmış sesleri ve yemin, çit geldi ve onları takip etmek hazırlamak, demontaj.Các bên của kỵ binh đến hàng rào, và, với tiếng hò hòa và tuyên thệ, đã được tháo, để chuẩn bị đi theo họ.
Atlı parti, birbirine karışmış sesleri ve yemin, çit geldi ve onları takip etmek hazırlamak, demontaj.호스 맨 팀의 파티가 있었다 만나는 소리 질러과 맹세와 울타리까지 와서 그들을 따르도록 준비, 분리.
Atlı parti, birbirine karışmış sesleri ve yemin, çit geldi ve onları takip etmek hazırlamak, demontaj.Strana jazdcov prišlo až k plotu, a sa zmiešal s krikom a prísahy, boli demontáž, pripraviť sa nimi riadiť.
Atlı parti, birbirine karışmış sesleri ve yemin, çit geldi ve onları takip etmek hazırlamak, demontaj.Strana jezdců přišlo až k plotu, a se smísil s křikem a přísahy, byly demontáž, připravit se jimi řídit.
Atlı parti, birbirine karışmış sesleri ve yemin, çit geldi ve onları takip etmek hazırlamak, demontaj.وجاء حزب الفرسان تصل إلى السياج ، واختلط مع صراخ والأيمان ، وكانت الترجل ، للاستعداد لمتابعتها.
Atlı parti, birbirine karışmış sesleri ve yemin, çit geldi ve onları takip etmek hazırlamak, demontaj.それらに従うことを準備するために、ディスマウントします。 しばらく"スクランブリングは、棚の上にそれらをもたらした。パスは、次に渡される
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Außerdem habe ich das Geld dafür benutzt, um die Herbstkollektion vorzubestellen.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.En plus, j'ai déjà utilisé cet argent pour commander la collection d'automne.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.In plus, deja am folosit banii aia ca sa pre-comand colectia noastra de toamna.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Lagipula, aku sudah menggunakan uang itu untuk pemesanan koleksi Musim Gugur kita.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Ngoài ra, tôi sử dụng tiền để mua quần áo cho mùa thu
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Poi, ho già usato quei soldi per ordinare la nostra collezione autunnale.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Poza tym już to wydałam musiałam zapłacić za czynsz.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Εκτός αυτού, ήδη χρησιμοποίησα αυτά τα λεφτά για να παραγγείλλω την φθινοπωρινή σειρά.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Кроме этого, я уже использовала эти деньги, чтобы заказать заранее нашу осеннюю коллекцию
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.إلى جانب أنني قد أستعملت ذلك المال بالفعل <br />.لتجهيز مجموعة الخريف الخاصة بنا
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.În casa Tatălui Meu sînt multe locaşuri. Dacă n'ar fi aşa, v'aş fi spus. Eu Mă duc să vă pregătesc un loc.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.내 아버지 집에 거할 곳이 많도다 그렇지 않으면 너희에게 일렀으리라 내가 너희를 위하여 처소를 예비하러 가노니
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Na casa de meu Pai há muitas moradas; se não fosse assim, eu vo-lo teria dito; vou preparar-vos lugar.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Nella casa del Padre mio vi sono molti posti. Se no, ve l'avrei detto. Io vado a prepararvi un posto
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.V dome môjho Otca je mnoho príbytkov; keby nebolo tak, povedal by som vám to,
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.V domu Otce mého příbytkové mnozí jsou. Byť nebylo tak, pověděl bych vám.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.W domu Ojca mego wiele jest mieszkania; a jeźli nie, wżdybymci wam powiedział.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Εν τη οικια του Πατρος μου ειναι πολλα οικηματα ει δε μη, ηθελον σας ειπει υπαγω να σας ετοιμασω τοπον
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.А Исус, като видя майка Си и ученика, когото обичаше, който стоеше близо, каза на майка Си: Жено, ето син ти!
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.В доме Отца Моего обителей много. А если бы не так,Я сказал бы вам: Я иду приготовить место вам.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.В дому Отця мого осель багато. Коли б ні, сказав би вам: Ійду наготовити місце вам.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.בבית אבי מעונות רבות ואם לא כן הוא כי עתה הגדתי לכם הנני הלך להכין מקום לכם׃
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.في بيت ابي منازل كثيرة. وإلا فاني كنت قد قلت لكم. انا امضي لاعد لكم مكانا.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.在 我 父 的 家 裡 、 有 許 多 住 處 . 若 是 沒 有 、 我 就 早 已 告 訴 你 們 了 . 我 去 原 是 為 你 們 豫 備 地 方 去
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.在 我 父 的 家裡 、 有 許多 住處 . 若是 沒 有 、 我 就 早 已 告訴 你 們 了 . 我 去 原是 為 你 們豫備 地方 去
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Anh mong chờ sáng nay em nấu gì để ăn sáng
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Asteptam sa-mi faci tu micul dejun.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Czekałem na to, co zrobisz mi na śniadanie.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Ich habe mich darauf gefreut, was du zum Frühstück machen würdest.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Ik keek er naar uit wat je zou maken voor ontbijt.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..JAg såg framemot vad du skulle göra till frukost.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..J'avais hâte de voir ce que tu préparerais pour le petit déjeuner.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Mislil sem da mi boš naredila zajtrk.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Non vedevo l'ora di vedere cosa avresti preparato per colazione.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Saya fikir kau akan membuatkan sarapan untukku.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Ήμουν ανυπόμονος να δω τι θα μου είχες φτιάξει για πρωινό.
Bana kahvaltı hazırlamanı dört gözle bekliyordum oysa ki..Я предвкушал, что ты мне приготовишь на завтрак.

İlgili Sayfalar