hazırlıyor ile cümle
hazırlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Komisyon, yeni anayasaya yönelik müzakereler için bir yol haritası hazırlıyorCommission prepares roadmap for debate on new constitution
Hancesti'de, Ecaterina Bucur yerel aktivistler arasında bir toplantı hazırlıyor.In Hancesti, Ecaterina Bucur is preparing a meeting among local activists.
Banka, 11 belediyede daha benzer projeler için 90 milyon avroluk kaynak daha hazırlıyor.The bank is preparing another 90m euros for similar projects in 11 more municipalities.
Hırvat hükümeti NATO üyeliğinin faydalarını artırma amaçlı yeni bir strateji hazırlıyor.The Croatian government is preparing a new strategy to promote the benefits of NATO membership.
BH, Aileler Yardımıyla Kayıp Kişiler Yasasını HazırlıyorFamilies Help Draft BiH Missing Persons Law
Bu arada Sırbistan da yakın tarihli karara tepki olarak BM'de kendi eylem planını hazırlıyor.Serbia, meanwhile, is preparing its own plan of action at the UN in response to the recent ruling.
Türkiye, PKK'ya karşı yeni bir eylem planı hazırlıyorTurkey mulls new action plan against PKK
Hazırlıyor oldukları gemileri gönderdiler.They sent off the ships which they had been preparing.
III. Pedro, Sicilya seferini hazırlıyor.Peter III preparing his trip to Sicily.
İşe gitmeden önce kahvaltı hazırlıyordum.Bevor ich zur Arbeit ging, bereitete ich das Frühstück zu.
Die Tageszeitung bünyesinde "istanbulblog" adı altında bir blog hazırlıyor.Er selbst führt einen Blog namens „Die Klimazwiebel“.
Sana bir çek hazırlıyorum ve ülkeyi terkediyorsun.Je te fais un chèque et tu quittes le pays.
Yolculuğa çıkmak için valizini hazırlıyor.Il prépare sa valise pour partir en voyage.
Kahve hazırlıyorum.Prepara café.
O akşam yemeği hazırlıyor.Está preparando la cena.
Tom akşam yemeği hazırlıyor.Tom está preparando la cena.
Anne öğle yemeği hazırlıyor.Mamá está preparando la comida.
Dergiyi Aziz Nesin hazırlıyordu.Dirigió la revista de los Sagrados Corazones.
Tom akşam yemeği hazırlıyor.Том готовит ужин.
Anne öğle yemeği hazırlıyor.Мать готовит обед.
Bu arada Millî Asamble, Fransa'yı anayasal monarşiye dönüştürecek anayasayı hazırlıyordu.Учредительное собрание повело курс на создание во Франции конституционной монархии.
Moroder yeni bir albüm hazırlıyor.Сейчас Деси записывает новый альбом.
Bu okullar öğrencileri hukuk kariyerine hazırlıyordu ve öğrenciler Roma yasalarını ezberlemek zorundaydı.ويعد التعليم على هذا المستوى الطلاب للمهن القانونية، والتي تتطلب من الطلاب حفظ قوانين روما.
Dergiyi Aziz Nesin hazırlıyordu.وقام بإصدار مجلة حكيم البيت.
Fransa'da bu balığı nasıl hazırlıyorlar?Hoe bereidt men deze vis in Frankrijk?
Tom bavul hazırlıyor.Том збирає валізи.
Yemek hazırlıyorlar.Вони готують їжу.
Bu arada Millî Asamble, Fransa'yı anayasal monarşiye dönüştürecek anayasayı hazırlıyordu.1791: Adunarea Națională adoptă Constituția care transformă Franța în monarhie constituțională.
Miz ise artık yavaş yavaş kendini WWE şampiyonluğuna hazırlıyordu.Αμέσως μετά, το Αδιαφιλονίκητο Πρωτάθλημα WWE μετονομάστηκε σε Πρωτάθλημα WWE.
Chicago'nun Michigan Gölü üzerindeki konumu, uygun ortamı hazırlıyordu.Området omkring Chicago ligger ved Michigansøen og er tæt befolket.
Miz ise artık yavaş yavaş kendini WWE şampiyonluğuna hazırlıyordu.Efter at Undertaker havde tabt, begyndte han at fokusere på WWF Championship.
Chicago'nun Michigan Gölü üzerindeki konumu, uygun ortamı hazırlıyordu.Området rundt Chicago ligger ved Michigansjøen, og er tett befolket.
Japonya ise 1937 yılı içinde bütün Çin'i istila etmek için planlar hazırlıyordu.Pada tahun 1937, Jepang melancarkan agresi militer ke Cina.
Dergiyi Aziz Nesin hazırlıyordu.Majalah Princess terbit bulanan.
Japonya ise 1937 yılı içinde bütün Çin'i istila etmek için planlar hazırlıyordu.1937年日本開始對中國實施跨海轟炸。
Bu okullar öğrencileri hukuk kariyerine hazırlıyordu ve öğrenciler Roma yasalarını ezberlemek zorundaydı.이 정도의 교육 수준은 법조인을 지망하는 학생들이 준비했으며, 이들은 로마의 법을 암기해야 했다.
Bu okullar öğrencileri hukuk kariyerine hazırlıyordu ve öğrenciler Roma yasalarını ezberlemek zorundaydı.Реторът подготвял учениците за правна кариера, изисквайки от тях да наизустяват римските закони.
Bu arada Millî Asamble, Fransa'yı anayasal monarşiye dönüştürecek anayasayı hazırlıyordu.Тази конституция превръща Франция в конституционна монархия.
Bu okullar öğrencileri hukuk kariyerine hazırlıyordu ve öğrenciler Roma yasalarını ezberlemek zorundaydı.Institucije so bile namenjene učencem rimskega prava.
Moroder yeni bir albüm hazırlıyor.Anahi se je pripravljala na novi album.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Cream o lecţie pentru elevi despre Africa.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Egy órát készítettem elő Afrikáról.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Estaba preparando una clase sobre África.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Estava a preparar uma aula para alunos em África.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Ich bereitete für die Klasse eine Stunde über Afrika vor.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Ik was een les over Afrika aan het voorbereiden voor leerlingen.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Jag utformade en lektion för elever om Afrika.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.J'écrivais un cours sur l'Afrique pour mes élèves.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Jeg lavede en lektion for studenter om Afrika.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.전 아프리카에 관한 수업교재를 만들고 있었습니다.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Pre študentov som vymýšľal hodinu o Afrike.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Připravoval jsem pro studenty lekci o Africe.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Przygotowywałem zajęcia dla uczniów o Afryce.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Saya merancang pelajaran bagi siswa di Afrika.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Stavo creando una lezione per gli studenti in Africa.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Tôi đã tạo ra một bài học cho những sinh viên ở Africa
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Σχεδίαζα ένα μάθημα για τους μαθητές για την Αφρική.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Подготвях урок за учениците, за Африка.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.Я разрабатывал для детей урок об Африке.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.הכנתי שיעור לתלמידים על אפריקה.