hazırlıyor ile cümle
hazırlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sami dükkânını kapatmak için her şeyi hazırlıyordu.Sami was getting everything ready to close his store.
Sami, Mısır'da bir düğün hazırlıyor.Sami is in Egypt, attending a wedding.
Tom öğle yemeğini hazırlıyor.Tom is preparing lunch.
Tom akşam yemeği hazırlıyor, değil mi?Tom is making dinner, isn't he?
O çorbayı nasıl hazırlıyorsun?How do you prepare that soup?
Miz ise artık yavaş yavaş kendini WWE şampiyonluğuna hazırlıyordu.Van Dam slowly worked his way back into the championship picture.
Civardaki patika çok güzeldir.Siz dolaşırken biz de barbekülerinizi hazırlıyor olacağız.The trails around here are really nice. We'll be preparing the bbq while you're gone.
Empire State binasının şu gerçeküstü görüntüleri gibi -- "Sanatçı kitabı mı hazırlıyorsun?"like these 36 views of the Empire State building -- they told me, "You're making artist books."
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.I am doing a story on the missing pussycats.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.They report at just 37 percent of stories in print, TV and radio.
OTE duvarlarda kullanılacak teknik malzemeyi hazırlıyor.The Tech. Team will be ready tomorrow morning for the wiretapping.
Ben hemen sukiyakiyi hazırlıyorum.I'll make sukiyaki right away.
Merak etme,... ...şirket için DVD hazırlıyoruz, yani kimse görmeyecek.Don't worry, it's a corporate DVD, so nobody will see it.
Kimi bilgilendirmek için hazırlıyorlar?Who are they actually supposed to be informing?
Ve seçiminizi şahane bir şekilde hazırlıyorlar.And they prepare it in a wonderful way.
Siparişlerinizi hemen hazırlıyoruz Bay, eee...We'll start your order right away, Mr., uh... uh...
Gidip küçük bir çanta hazırlıyordum ve Bay Timsah' ın gelmesini bekliyordum.And I would pack a little bag and wait for Mr. Alligator to come.
Agnes günlerdir beni eve yaklaştırmıyordu - çünkü tüm bu ritüellerini hazırlıyorlardı.And Agnes hadn't let me come to the house for days, because they were preparing this whole ritual.
Insanları şaşırtacak pek çok minik sürpriz hazırlıyoruz.We do lots of nice little things which surprise people.
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum.So I edit this site for teenage girls.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.This is the first skeleton from a southern continent, and guess what? You start preparing it.
Kurumasını bekliyorum ve en büyük noktalama aletimi hazırlıyorum.Start with a few bigger dots in groups of 2 or 3's
Onlara çoğu zaman yemek bile hazırlıyor.She even cooks them meals all the time.
Ama bu süreç içinde, kendimizi yalıtılmış olmaya hazırlıyoruz.But in the process, we set ourselves up to be isolated.
Ve bu anneler yemek alıp hazırlıyorlardı.And those moms bought and prepared food.
Afrika'daki çocuklar için bir ders hazırlıyordum.I was creating a lesson for students on Africa.
Adamlar ayık kafayla hazırlamıyorlar bunu; sarhoş kafayla hazırlıyorlar.The men do not write it on a sober head; they write it when they're drunk.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.I was preparing it to give to Ha Ni.
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"And my friend was preparing this big bowl, and I said, "What is it?"
Food Network için demo hazırlıyoruz.Oh, we're doing a demo for the Food Network.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.That's the way we get some of the magic into it, boys and girls.
Kahvalti hazirliyorum, ne var?I'm preparing my breakfast, why?
Ve mesaneye benzer bir yapı iskeleti hazırlıyoruz.We then take a scaffold that we shape like a bladder.
Ben de bir düzen kurup hazırlıyorum.But I too am devising a plan.
ALLAH kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlıyor.God has reserved for infidels a despicable punishment
İnkarcılar için acıklı bir azap hazırlıyoruzAnd We have reserved for unbelievers an ignominious punishment.
Ancak alarmda olun. ALLAH kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlıyor.Verily Allah hath gotten ready for the infidels a torment ignominious.
İşte bunlar gerçek inkarcılardır. İnkarcılar için acıklı bir azap hazırlıyoruzSuch are disbelievers in truth; and for disbelievers We prepare a shameful doom.
Bir blogcunun belirttiği gibi : "Bizi savaşa hazırlıyorlar."As one blogger remarked : "They are preparing us for war."
Akamai her üç ayda bir raporunu küresel sunucu ağında toplanan verilere dayanarak hazırlıyor.Each quarter, Akamai publishes its report based on data gathered across its global server network.
Bu arada üç etnik gruptan temsilciler de mezar açma planlarını hazırlıyorlar.In the meantime, representatives of the three ethnic groups are mapping out the exhumation plans.
Sahur için yemek hazırlıyor ve aile fertlerini uyandırıyor.She prepares food for syfyr -- a meal eaten before dawn -- and wakes up the members of her family.
Uzun vadeli çözüm için ise bakanlık bir strateji hazırlıyor.For the long run, the ministry is drawing up a strategy.
Ancak yetkililer malların eski sahiplerine geri verilmesi konulu bir tasarı hazırlıyorlar.However, authorities are preparing a draft law on restitution of the property to its former owners.
Arnavutluk, Göç Stratejisini HazırlıyorAlbania to Prepare Strategy on Migration
Uluslararası ortakların da yardımıyla Arnavutluk, ulusal bir göç stratejisi hazırlıyor.With the support of international partners, Albania is drafting a national strategy on migration.
Bugünlerde bir proje hazırlıyor ve uygulanması için kaynak arıyorlar.They are currently drafting a project and seeking funds for its implementation.
Anlaşma, sahil kenti Tivat’ta büyük bir marina inşa edilmesine de zemin hazırlıyor.The deal paves the way for developing a major marina in the coastal town of Tivat.
Onları savaş suçu davalarına nasıl hazırlıyorsunuz?How do you prepare them to prosecute war crimes cases?
Anlaşma, ticaretin serbestleştirilmesi ve nihayetinde serbest insan dolaşımı için zemin hazırlıyor.It sets the stage for trade liberalisation and -- eventually -- the free movement of people.
Bu ayrıca, gelecekteki ihtilaflar için bereketli bir zemin de hazırlıyor.It also makes fertile ground for future conflict.
Dalmaçyalılar geleneksel olarak kurutulmuş morina güveciyle birlikte ev ekmeği hazırlıyorlar.Dalmatians traditionally prepare a dried cod stew, along with home-baked bread.
Dahası, verimsiz bir bürokrasi de yolsuzluğa zemin hazırlıyor.An inefficient bureaucracy, moreover, is a breeding ground for corruption.
Davanın 20 sanığı, 11 Temmuz Cuma günü başlaması gereken kapanış savunmalarini hazırlıyor.The 20 defendants are preparing their closing statements, expected to start Friday (11 July).
Romanya yolsuzlukla mücadele reçetesi hazırlıyorRomania prepares a recipe for fighting corruption
Televizyon ve radyo kanalları tartışmalar ve eğlence programları hazırlıyorlar.Television and radio stations are preparing discussions and entertainment shows.
Hükümet ayrıca, okulun yeniden açılmasına izin verecek bir de yasa tasarısı hazırlıyor.The government is also preparing a draft law authorising the seminary's reopening.
BH, Irak İçin Mayın Temizleme Birliği HazırlıyorBiH Prepares Military Mine Removal Unit for Iraq
Ancak Sırbistan, hâlâ el konan malların envanterini hazırlıyor.Serbia, however, is still compiling inventories of confiscated property.
Selimi, "Kosova hükümeti ve parlamentosu gerekli yasal altyapıyı hazırlıyor."The government and the parliament of Kosovo are preparing the legal infrastructure.