hazırlık ile cümle

hazırlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hazırlıkları ne zaman bitireceksin?When will you complete the preparations?
Her zaman en kötü için hazırlıklı olmalıyız.We must always be prepared for the worst.
Biz milenyum hatası için tamamen hazırlıklıyız.We're thoroughly prepared for the millennium bug.
Yaz tatiline hazırlık için ne kadar para biriktirildi?How much money was saved in preparation for the summer vacation?
Ne gelirse gelsin hazırlıklı olmalıyız.We ought to be ready for whatever comes.
Olabilecek her şeye karşı her zaman hazırlıklıyım.No matter what may happen, I am always prepared for it.
Çoğu öğrenciler dönem sınavı için hazırlık yapıyor.Most students are doing preparation for the term examination.
O şeyleri hazırlıksız söylüyor.He says things on the spur of the moment.
Sınavlara hazırlık için çok çalışıyoruz.We are studying hard in preparation for the exams.
Merasim hazırlıkları yolda.Preparations for the ceremony are under way.
Onlarla önceden hazırlıklar yapmalıyız.We must make arrangements with them beforehand.
O, yağmur için hazırlıklı olarak dışarı çıktı.He went out prepared for rain.
O en kötüsü için hazırlık yaptı.He prepared for the worst.
Hazırlık eksikliğinden sınavda başarısız oldu.He failed in the examination for lack of preparation.
Bir yolculuk için hazırlıklar yapıyor.He is making preparations for a trip.
Yolculuk için hazırlık yapıyorlar.They are making preparations for the trip.
Parti için özenli hazırlıklar yaptı.She made elaborate preparations for the party.
Acil bir durum için hazırlıklı olmalısın.You must be prepared for an emergency.
Yarınki dersler için hazırlık yapmalısın.You should prepare for tomorrow's lessons.
Biz yarına kadar parti hazırlıklarını bitirmek zorundayız.We have to finish preparations for the party by tomorrow.
Dikkatli hazırlıklar başarıyı garantiler.Careful preparations ensure success.
Biz neredeyse hazırlıkları bitirdik. Bir şekerleme yapmaya ne dersin?We've nearly finished preparations. How about taking a nap?
Ağabeyim bizim için tüm hazırlıklarını yaptı.My older brother made all the preparations for us.
Washington'a taşınmak için hazırlıklar yapılması gerekiyordu.Preparations had to be made for the move to Washington.
Yarın için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you completed your preparations for tomorrow?
Tom'un sorusu Mary'yi tamamen hazırlıksız yakaladı.Tom's question caught Mary completely off-guard.
Tom onun için hazırlıklı değildi.Tom hadn't been prepared for that.
Hazırlıklı olmak zorundayız.We have to be prepared.
Yolculuk için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you finished your preparations for the trip?
Hazırlık yapmalıyız ki hiçbir şeyden pişman olmayalm.We must prepare so that we will regret nothing.
Yarın için hazırlıklar tamam mı?Are the preparations for tomorrow complete?
Sınav için 10 hafta hazırlık var.There are 10 weeks of preparation for the exam.
Biz hazırlıklı olmalıyız.We need to be prepared.
Siz hazırlıklı olmalısınız.You need to be prepared.
Hazırlıklı olmalıyım.I need to be prepared.
O hazırlıksız yakalandı.She was caught with her pants down.
Hazırlıklı olmaktan hoşlanırım.I like to be prepared.
Ben sadece hazırlıklı olmak istiyorum.I just want to be prepared.
Hazırlıklar için daha fazla zaman gerekli.More time is needed for the preparations.
Tom oldukça hazırlıklı.Tom is quite prepared.
Hazırlıklı bir konuşma yaptım.I had a speech ready.
Yapacak hazırlıklarım var.I have preparations to make.
Bunun için hazırlıksız değilim.I'm unprepared for this.
Tom hazırlıksız yakalandı.Tom was caught off-guard.
Arkadaşlar her zaman birbirlerine yardım etmek için hazırlıklıdırlar.Friends are always prepared to help each other.
Tom bu sefer daha hazırlıklı bu yüzden onu yapabilmeli.Tom is better prepared this time, so he should be able to do it.
Gelecek sefere daha hazırlıklı olacağız.We'll be better prepared next time.
Sorun için hazırlıklı olmalıyız.We need to be prepared for trouble.
Bunun için hazırlıklı değiller.They're not prepared for this.
Bunun için tamamen hazırlıklı değilim.I was totally unprepared for this.
Bu durum için hazırlıklı olmalıyız.We should be prepared for that contingency.
Gerekli hazırlıkları yapmak için en azından bir güne ihtiyacım olacak.I'll need at least a day to make the necessary preparations.
Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Tom soruya hazırlıksız yakalandı.Tom was caught off guard by the question.
Tom okul için hazırlık yaparken, ben de kahvaltımı bitirdim.I finished eating breakfast while Tom was getting ready for school.
O basit bir melodiyse, onu hazırlıksız okuyabilirim.If it's a simple tune, I can sight-sing it.
Bir stüdyo müzisyeni olmak için hazırlıksız okumada iyi olmak zorunda mısın?Do you have to be good at sight-reading in order to be a studio musician?
O basit bir müzik parçası ise onu hazırlıksız okuyabilirim.If it's a simple piece of music, I can sight-sing it.
Bunu için hazırlıklı değildik.We weren't prepared for this.
Beni hazırlıksız yakaladın.You caught me off guard.

İlgili Sayfalar