Teknolojinin hazır olması 5-10 yıl alır.It will take five to ten years for the technology to be ready.
En kötüsü için hazırlanıyorum.I'm getting ready for the worst.
Siz de muayene için hazırlanabilirsiniz.You may as well prepare for your examination.
En kötüsü için hazır olmalısınız.You should be ready for the worst.
Başkalarının hakkında kötü konuşmaya gereğinden fazla hazırsın.You are too ready to speak ill of others.
Hazır olduğunda başlayacağız.We'll start whenever you are ready.
Ben senin için herhangi bir şeyi yapmaya hazırım.I am ready to do anything for you.
Onu yapabilirsin! Kim tutar seni. Yardımına hazır olacağım.You can make it! Go for it. I'll stand by you.
Hazırlıkları ne zaman bitireceksin?When will you complete the preparations?
Ne zaman gelirsen ben hazırım.Whenever you come, I'm ready.
Eğer işbirliği yaparsan, işi yapmaya hazırım.I'm willing to do the job if you cooperate.
Cankurtaran başkalarına yardım etmek hiç hazırdır.The lifeguard is ever ready to help others.
Acele et ve akşam yemeği için sofrayı hazırla.Hurry up and set the table for dinner.
Ziyaretçi için bir oda hazırlaman gerekir.You should prepare a room for the visitor.
Sen hazır olur olmaz, ayrılacağız.We'll leave as soon as you are ready.
Kurallar hepimizin hazır olmasını gerektiriyor.The rules require us all to be present.
Tren hareket etmeye hazırdır.The train is ready to start.
Ben sizinle birlikte gitmek için hazırım.I am ready to go with you.
Öğrenciler sınav için hazırlanmakla meşgul.The students are busy preparing for the examination.
Okulum kampüs müzik festivali için hazırlanıyor.My school is getting ready for the campus music festival.
Bütün üyeler hazır bulundu.All the members were present.
Bütün üyeler toplantıda hazır mıydı?Were all the members present at the meeting?
Tüm üyeler toplantıda hazır bulundu.All the members were present at the meeting.
Her zaman en kötü için hazırlıklı olmalıyız.We must always be prepared for the worst.
Hazırlanma eksikliği nedeniyle başarısız olduk.We failed due to a lack of preparation.
Biz bir saldırı için hazırlandık.We prepared for an attack.
Soğuk kış için neredeyse hazırız.We are all but ready for the cold winter.
Saldırı için hazır değildik.We were not prepared for the assault.
Biz milenyum hatası için tamamen hazırlıklıyız.We're thoroughly prepared for the millennium bug.
Hazırlanmayı henüz bitirdin mi?Have you finished packing yet?
Karım şimdi akşam yemeğini hazırlıyor.My wife is preparing dinner right now.
Sana biraz kahve hazırlayacağım.I'll fix you some coffee.
Yaz tatiline hazırlık için ne kadar para biriktirildi?How much money was saved in preparation for the summer vacation?
Ne olursa olsun ben bunun için hazırım.Whatever may happen, I am prepared for it.
Her şey şimdi sizin için hazırdır.Everything is now ready for you.
Ne gelirse gelsin hazırlıklı olmalıyız.We ought to be ready for whatever comes.
Sana sıcak bir içecek hazırlayabilir miyim?Can I fix you a hot drink?
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.I had little time to prepare the speech.
Bir içki hazırlayacağım.I'll fix a drink.
Çizgilerinize, hazırlanın, başlayın!On your marks, get set, go!
Yerlerinize... Hazır... Başla!On your marks, get set, go!
İti an, çomağı hazırla.Speak of the devil and he is sure to appear.
Henüz hazır mısın?Are you through yet?
Meg kahvaltı hazırlanıyor.Meg is preparing breakfast.
Herkes yolculuk için hazır mı?Is everybody ready for the trip?
Herkes yeni yıl için hazırlanmakla çok meşgul.Everybody is very busy getting ready for the New Year.
Yemek için hazır mısınız?Are you ready to eat?
Akşam yemeği yakında hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Akşam yemeği kısa bir süre içerisinde hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Ben henüz hazır değilim.I'm not ready yet.
Mike'tan başka herkes partide hazır bulundu.All but Mike were present at the party.
Ben neredeyse hazırım.I'm about ready.
Ben, gerçekten ödeme için hazırım.I am quite ready for payment.
Yine, Hawking neredeyse vazgeçmeye hazırdı.Again, Hawking was almost ready to give up.
Peter, Nancy bir süre içinde hazır olacaklar.Peter, Nancy will be ready in while.
Parti için hazırlanmama yardım eder misin?Will you help me prepare for the party?
Her şey hazır.Everything is ready.
Tom yarınki dersler için hazırlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to be preparing for tomorrow's lessons.
Tom sopa vurmaya hazır.Tom is the on-deck batter.
Benim ilacım hazır olana kadar burada bekleyeceğim.I'll wait here until my medicine is ready.