Evcil hayvanlara izin verilmediğini söylemeye gerek yok.It goes without saying that pets are not allowed.
Apartmanda evcil hayvanlara izin verilmez.No pets are allowed in that apartment house.
Evcil hayvanlara bakamazsın.You can't care for pets.
Küçük hayvanlara karşı kibar ol.Be kind to little animals.
Hayvanlara karşı zalim olmayın.Don't be cruel to animals.
Bazı hayvanlara öğretilebilir.Some animals can be taught.
Hayvanlara bakmayı çok fazla severim.I like taking care of animals very much.
O her zaman hayvanlara karşı naziktir.He is always kind to animals.
O, ayrıca hayvanlara karşı naziktir.He was also kind to animals.
O, hayvanlara düşkündür.She is fond of animals.
Biz yokken bizim hayvanlara bakar mısın?Will you look after our pets while we're away?
Mary çocuklarına hayvanlara karşı nazik olmayı öğretti.Mary taught her children to be kind to animals.
Tom evcil hayvanlara düşkündür.Tom is not fond of pets.
Hayvanlara iyi davranılır.The animals are treated well.
Küçük hayvanlara kötü davranma!Don't mistreat small animals!
Ben evcil hayvanlara düşkün değilim.I am not fond of pets.
Sen evcil hayvanlara düşkün değilsin, değil mi?You are not fond of pets, are you?
O, evcil hayvanlara düşkün değil.He is not fond of pets.
Mary evcil hayvanlara düşkün değildir.Mary is not fond of pets.
Biz evcil hayvanlara düşkün değiliz.We are not fond of pets.
Onlar evcil hayvanlara düşkün değil.They are not fond of pets.
Mary'nin kirpilerin üstündeki kitabı onun bu hayvanlara sevgisini göstermektedir.Mary's book on hedgehogs demonstrates her love for these animals.
Hayvanlara kafesten özgürlük.Free the animals from the cage.
Mary hayvanlara kafayı takmış ve özellikle sincaplara.Mary is obsessed with animals, and especially squirrels.
Otelde hayvanlara izin vermedim.I didn't allow animals in the hotel.
Çiftliğinde hangi hayvanlara sahipsin?What animals do you have on your farm?
Hayvanlara saygı gösterelim çünkü onlar duyarlı varlıklardır.Let's respect the animals, because they are sentient beings.
Yaşadığım apartman binasında evcil hayvanlara izin verilmez.Pets aren't allowed in the apartment building where I live.
Evcil hayvanlara izin verilir.Pets are allowed.
O hayvanlara hayran.She admires the animals.
Tüm hayvanlara karşı nazik olun.Be kind to all animals.
Biz hepimiz kendi aramızda ve hayvanlara karşı eşitlik için çabalamalıyız.We should all strive for equality amongst ourselves and towards animals.
Soğuk bu hayvanlara zarar vermez.The cold won't harm these animals.
Onların hayvanlara olan sevgisi dikkat çekicidir.Their love of animals is remarkable.
Hayvanlara olan sevginiz dikkat çekici.Your love of animals is remarkable.
Hayvanlara olan sevgisi dikkat çekicidir.Her love of animals is remarkable.
Hayvanlara insan muamelesi yapma!Don't personify animals!
Transfer edilen bu potansiyeller insanlara, hayvanlara ve elektronik eşyalar için tehlikelidir.These transferred potentials are dangerous to people, livestock, and electronic apparatus.
Papağan Kral, Koca Yeşil'deki hayvanlara dil dersleri vermektedir.Parrot King gives out language lesson to the animals on Big Green's side.
Bu din, günlük yaşama entegre edilmiştir ve atalara, doğa ve hayvanlara saygıyı içerir .Their religion is integrated into their daily lives and respects ancestors, nature, and animals.
Toplu zekâ bakterilere ve hayvanlara da isnat edilir.Collective intelligence has also been attributed to bacteria and animals.
Küçük boyutları yüzünden, böcek-yiyen kuşlar ve hayvanlara karşı korunmasızdırlar.Because of their small size, they are vulnerable to insect-eating birds and animals.
Horton, diğer hayvanlara ve insanlara değer veren şefkatli, iyi huylu bir fildir.Horton is a kind, sweet-natured elephant who cares about other animals or people.
MÖ 10.500-9.500 yılları arasında avcı gruplar bizon gibi küçük hayvanlara yöneldi.9500-2000 B.C.E. People hunt for smaller animals, including fish.
Putlara hem kurban kesme hem de onları hayvanlara tavaf ettirme adetleri vardı.Also, they were forbidden from swearing oaths and from sacrificing animals.
Bu gibi taze otları, gölgede 24 saat kuruttuktan sonra hayvanlara vermelidir.This protocol causes the animal to ovulate 24 hours later.
Güçlü hayvanlar ise kendilerinden daha güçlü hayvanlara yem olmaktan kurtulamazlar."None of them greater than Ketil Aurstad.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.If we do that to fruit and vegetables, you bet we can do it to animals too.
Zamanla, büyük hayvanlara odaklanırız ve denizde bunun anlamı büyük balıklar.Over time, we concentrate on large animals, and in a sea that means the big fish.
Aynı şekilde, insanlar hayvanlara da bu şekilde davranıyor olabilir mi?Might the same be true of how humans treat other animals, or other earthlings?
Burada görülen yüzülmüş ceset ise daha sonra hâlâ kafeslerde olan hayvanlara yem olarak verilecek.And the skinned carcasses seen here will later be ground up and fed to the animals still caged.
Hayvanlara bir mal gibi davranılıyor ve onlardan bir eşyaymış gibi bahsediliyor.Animals are treated like commodities and referred to as property.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.And we pay people to do things to animals that none of us would engage in personally.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Well, I now offer myself, without reservation, to animals.
"Benim gibi hayvanlara nasıl bir yaşam alanı sağlıyor?"How does it work to make habitat for animals like me?"
Uşşa hayvanlara göredir."Giddy up!" is for animals.
En güzeli hayvanlara dokunmaktı.I liked the feeling of touching animals best.
Bu ülkedeki antibiyotik ilaçların yarısının insanlara degil, hayvanlara verilmesi gibi.Like half the antibiotics in this country are not administered to people, but to animals.
Hiçbir besin değeri yok, bu yüzden hayvanlara da veremiyorlar.It has no nutritional value, so they don't feed it to the animals.
Hayvanlara pek fazla dokunmak istemiyoruz, onları çok alıştırmak istemiyoruz.And we try to not touch the animals too much, we really don't want to over-habituate them.