hayvanların ile cümle

hayvanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tiflis Hayvanat Bahçesi bulundurduğu hayvanların neredeyse yarısını kaybetti.Z miliardových kŕdľov prežila malá skupina holubov sťahovavých v zoologickej záhrade v Cincinnati.
Kuyruk, hayvanların vücudunun arka bölgesinde bulunan bir organdır.Žihadlo sa nachádza typicky na zadnej časti tela živočícha.
Öd genellikle büyük baş hayvanların safrakesesinden elde edilir.Obvykle sa živí zdochlinami veľkých zvierat.
Alasbatır: Ev hayvanlarının koruyucusu.Chov domácich zvierat VIII.
Kümes hayvanlarını tercih ederler.Uprednostňujú živočíšnu potravu.
Kom, hayvanların barındığı yer anlamına gelir.ZOO symbolizuje miesto, kde sa zvieratá stretávajú s ľuďmi.
Kümes hayvanlarının %90'lık bir kısmı tavuklardan oluşuyordu.Sú to mäsožravce; 90% ich stravy tvoria cicavce.
Lejyonun arma olarak bir apollon resmi ya da onun kutsal hayvanlarından birini kullanmış olması muhtemeldir.Njen emblem je bil verjetno podoba Apolona ali ene od njegovih svetih živali.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Herodot je zapisal, da so Egipčani edino njemu znano ljudstvo, ki živi s svojimi živalmi v isti hiši.
Yönetim, düzenli nüfus sayımlarında çiftlik hayvanlarından vergi topladı.Država je pobirala davke na živino na rednih štetjih živine.
Azgınlık dönemi hayvanların çiftleşme mevsimini ifade eder.Tako strokovnjaki predvidevajo, da je obdobje parjenja odvisno od starosti živali.
Evcil hayvanların da koruyuculuğunu yapar.Enako pomoč nudijo tudi ranjeni živali.
Pleistosen Dönem'in sonunda büyük hayvanların nesli kuzey bölgelerde hatırı sayılır derecede tükendi.V severnih deli je ob koncu pleistocena prišlo do velikega izumrtja velikih sesalcev.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Bolezen pri ljudeh se preprečuje s cepljenjem živali proti bolezni.
Hayvanların koruyucu ruhudur.Je zaščitena živalska vrsta.
Mezbaha ya da kesimhane, hayvanların yiyecek olarak kullanılmak üzere öldürüldükleri tesislerdir.Ostale živali so ali so bile vzrejene ali lovljene za pridelavo mesa.
Hayvanların sütü günlük olarak satılmaktadır.Meso je prepovedano vse dni posta.
Firavun uzlaşma olarak erkeklerin gidebileceğini fakat kadın, çocuk ve hayvanların Mısır'da kalmasını buyurdu.V Italijo bi odšli večinoma moški, ženske in otroci pa bi ostali v Dardaniji.
Evcil hayvanların da koruyuculuğunu yapar.Gyvūnams ji irgi atlieka apsauginę funkciją.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Geria šviežią gyvulių kraują.
Bu hayvanların nesli tehlikededir.Šių gyvūnų gyvenimo ciklas sudėtingas.
İlave olarak köle yetiştiriciliği ve egzotik hayvanların yakalanması ve taşımacılığı işi yapılırdı.Pateikė pasiūlymų laukinių gyvūnų gaudymo, imobilizacijos ir transportavimo klausimais.
Hayvanlarına bakıcılık yapar ve kış için gerekli ihtiyaçların teminini sağlar.Tai diena, kai nudobiami gyvuliai ir ruošiamos maisto atsargos žiemai.
Yerliler bu kuşu, kümes hayvanlarının korunması için evcilleştirirler.Vietinės tautos šį paukštį naudoja ritualiniams tikslams.
Öd genellikle büyük baş hayvanların safrakesesinden elde edilir.Taip dažniausiai ruošiamos stambių gyvūnų iškamšos.
Hayvanların bağışıklık sistemleri aşılama ile güçlendirilebilir.Gyvuliški instinktai leidžia jam išgyventi.
Lipitler insan ve hayvanların temel besinleri arasında yer alır.Kur yra riba tarp žmogaus ir žvėries?
Av hayvanlarına ait kemik buluntuları, evcilleştirilmiş türlere oranla daha azdır.Palyginti su giminingais lamantinais, šių gyvūnų snukis dar labiau palenktas žemyn.
Desmodontinae’nin tüm bu 3 türü sıcak-kanlı hayvanların kanlarıyla beslenmeleriyle özelleşmiştir.Kõik kolm Desmodontinae liiki on spetsialiseerunud toituma püsisoojaste loomade verest.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Sotsiaal-vampiirid joovad teie verd!
Ancak hasta hayvanların derisinde çok daha fazla sayıda bulunur.Loomade puhul on veel rohkem kandidaate.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Loomade seksuaalkäitumisel, sealhulgas sama liigi samast soost indiviidide vahel, on palju erinevaid vorme.
Hayvanların sütü günlük olarak satılmaktadır.Piima kvaliteeti kontrollitakse iga päev.
Örneğin, hayvanların da insanlar gibi yaşamak için aynı haklara sahip olması gibi.Sellepärast peaksime pöörama loomadele sama palju tähelepanu kui inimestele.
Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.ELS leiab, et iga looma elu tuleb austada ja kaitsta.
Herkes eşyalarını, hayvanlarını toplayıp yaylaya göç eder.Nad künnavad loomadega ja harivad maad kõblastega.
Psikoloji bilimi dâhilinde hem insanların, hem hayvanların davranışları çalışılabilir.Evolutsiooniline psühholoogia uurib nii inimesi kui ka teisi loomi.
Genç sürgünleri ahır hayvanlarında zehirlenmelere neden olabilir.Naistepunad on levinud umbrohud, mis võivad põhjustades kariloomadel mürgistust.
Göğüs insan ve çeşitli diğer hayvanların anatomik bir parçasıdır.Sõlm on teatud anatoomiline struktuur loomadel ja inimesel.
Av hayvanlarına ait kemik buluntusu pek yoktur.Taimedes loomadele omane ekstratsellulaarne maatriks puudub.
Bu hayvanların boyu ve dış görünüşü fili andırır, fakat azıdişleri tapirinkine benzer.Tema pesitsus- ja toitumistavade kohta on vähe teada, kuid ilmselt need sarnanevad teiste masksäälikutega.
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,아프리카의 마을에서 동물들을 어떻게 큰 무리로 지어서
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,אשר מלמדות כפרים באפריקה כיצד לשים את חיותיהם ביחד בעדרים יותר גדולים,
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,自然を真似た放牧の方法 夜間の滞留のしかた等を
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,點樣將啲動物集合
AIDS ise iki. Ve bu mikrop hayvanlarin asiri tüketiminin direkt sonucu, özellikle de domuzun.Och denna mikroorganism muterades som ett direkt resultat av vår masskonsumtion av djur, särskilt fläsk.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A když se navrátily k Raguelovi, otci svému, řekl on: Jakž jste to dnes tak brzo přišly?
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Ale prijdúc pastieri odohnali ich. Vtedy vstal Mojžiš a pomohol im a napojil ich stádo.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A pásztorok is oda menének és elûzék õket. Mózes pedig felkele és segítséggel lõn nékik és megitatá juhaikat.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A pridejo pastirji in jih odženo. Mojzes pa vstane in jim pomaga in napoji njih čredo.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A przyszedłszy pasterze odganiali je. Tedy wstawszy Mojżesz obronił ich, i napoił bydło ich.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Da kamen die Hirten und stießen sie davon. Aber Mose machte sich auf und half ihnen und tränkte ihre Schafe.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Da kom Hyrderne og vilde jage dem bort, men Moses stod op og hjalp dem og vandede deres Småkvæg.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Då kommo herdarna och ville driva bort dem; men Mose stod upp och hjälpte dem och vattnade deras får.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Dar au venit păstorii, şi le-au luat la goană. Atunci Moise s'a sculat, le -a ajutat, şi le -a adăpat turma.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.목자들이 와서 그들을 쫓는지라 모세가 일어나 그들을 도와 그 양무리에게 먹이니라
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Les bergers arrivèrent, et les chassèrent. Alors Moïse se leva, prit leur défense, et fit boire leur troupeau.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Ma arrivarono alcuni pastori e le scacciarono. Allora Mosè si levò a difenderle e fece bere il loro bestiame
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Så kom det nogen gjætere og drev dem bort; men Moses stod op og hjalp dem og vannet deres småfe.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Ελθοντες δε οι ποιμενες εδιωξαν αυτας και σηκωθεις ο Μωυσης εβοηθησεν αυτας και εποτισε τα προβατα αυτων.

İlgili Sayfalar