Ana içeriğe geç
Sözlük

hayvani ile cümle

hayvani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Günümüzde evcil tilkiler özellikle Amerika'da ev hayvanı olarak yaygınlaşmaktadır.Napjainkban elsősorban az Egyesült Államokban tenyésztik, ahol hobbiállatnak tartják.
Defin ölü bir insan ya da hayvanı toprağa gömme işidir.A lábnyom ember vagy állat által hagyott lenyomat a földön.
Evcil hayvanı Rhuen isimli bir hayalet gelinciktir.A házi állata egy majom, akinek neve Rhubarb.
Kutsal hayvanı skarabeustur.Szent állata a szarvastehén volt.
Sonuçta, ihtiyaç hayvan olduğundan, hangi hayvanın yakalandığı önemli değildir.Az hogy melyik állat volt a támadó, nem állapítható meg.
O, benim süs hayvanım değildi.Mintha nem is az én bőröm lenne.
Günümüzde eti için yetiştirilen bir kümes hayvanı olarak tanınırlar.Ma már magántulajdonban lévő mének is kaphatnak engedélyt a szaporodásra.
Milyonlarca kelebek evcil hayvanı vardır.Hárommillió macska országa vagyunk.
Kiko, onun evcil hayvanıdır.Az ő áldozati állata a pej kanca.
Örneğin: di:dc:dp Bir hayvanın kalıcı veya geçici dentisyonu diş formülü ile ifade edilebilir.11. 4.: Az állatok – állatkerti szokáshoz hasonló – örökbefogadhatóságának és támogathatóságának meghirdetése.
Hayvanın boynuzunun toz köklerinin bütün hastalıklara şifa olduğuna inanılır.A varánusz harapása bármely állatra nézve végzetes.
Buraya giren Primerlar kendi içlerindeki hayvanı bulurlar ve zamanla iç güdülerine göre yaşamaya başlarlar.Érdemes az állatokat élve, mozgás közben, eredeti színeikben megnézni.
Afrika savan fili (Loxodonta africana), günümüzde yaşayan en büyük kara hayvanıdır.Savanninorsu eli pensasnorsu (Loxodonta africana) on suurin nykyisin elävä maaeläin.
O, benim süs hayvanım değildi.Kyseessä ei ollut Kierikin keramiikkaa.
23:1 Hadım edilmiş erkek hayvanı Tanrı'ya sunma Lev.20:3 Ei sinun pidä muita jumalia pitämän minun edessäni.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Eläinravintoa ne eivät syö.
Büyükbaş hayvanlar en önemli çiftlik hayvanıydı.Sika oli tärkein kotieläin.
Parkta sayısız yaban hayvanı yaşamaktadır.Puistossa elää useita eläinlajeja.
Çünkü o hayvanın soyundan geldiklerine inanırlar.Tämä artikkeli kertoo eläinten suomuista.
Yoğun ormanlarda oldukça önemli av hayvanı bulunmaktadır.Laajoissa metsissä on runsaasti riistaeläimiä.
Yumurtası olmayan garip bir kümes hayvanı.Naaras munii hedelmöitymättömiä munia.
İki çeşit terbiye metodu vardır:Hayvanı tatlılıkla alıştırmak veya kırbaç zoruyla yola getirmek.Sillä on kaksi työskentelytapaa: joko ajaa riista puuhun tai pysäyttää se.
Kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemezler.Som vegetarián. - Anteeksi, en syö kalaa enkä lihaa.
Kirlenme bir insanı, bir yeri, bir hayvanı veya giysi gibi bir objeyi etkileyebilir.Halutessaan hän voi muuttaa ulkoasunsa ihmisen, eläimen tai esineen kaltaiseksi.
Hayvan oyunu: kişilerden birisi bir köpek, kedi veya at gibi bir hayvanı taklit eder.Hahmoa on saattamassa lemmikki, joka on kissa, koira tai ratsu.
Fakat pek çok bölge hayvanının tehlike altında olduğu kabul edilir.Monet eläinlajeista ovat kuitenkin uhanalaisia.
Kanada'da kürk hayvanı avı hâlâ önemli bir sanayi dalıdır.Erityisesti Itä-Kanadassa vaahterat ovat tärkeitä teollisuudelle.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Tieteilijät uskoivat, että joku oli ommellut ankan nokan majavaa muistuttavan eläimen ruumiiseen.
Bu birçok Afrika hayvanının özelliğidir.Hän kuvaa erityisesti Afrikan eläimiä.
Filler, Asya'da yük hayvanı olarak kullanılmaktadır.Οι ελέφαντες χρησιμοποιούνται ως ζώα εργασίας στην Ασία.
11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.Άρθρο 11: Κάθε πράξη που χωρίς λόγο προκαλεί θάνατο ζώου είναι βιοκτονία, είναι έγκλημα απέναντι στη ζωή.
Orman Avrupa'nın en ağır toprak hayvanı olan Avrupa bizonunun 800 tanesine ev sahipliği yapar.Το δάσος είναι σπίτι περίπου 800 ευρωπαϊκών βισόνων, των βαρύτερων ζώων της Ευρώπης.
Orta Çağ pazarları ve özellikle çiftlik hayvanı ticareti onun büyümesini destekledi.Στα μεσαιωνικά χρόνια εμπορικές εκθέσεις και ειδικότερα ζωοπανηγύρεις, βοήθησαν την ανάπτυξή της.
Damda her hayvanın yeri ayrıdır.Σε κάθε τετράγωνο απεικονίζεται ένα ζώο.
Kediler ve köpekler en fazla rapor edilen ev hayvanı kurbanlardır.Οι γάτες είναι τα γνωστότερα ίσως κατοικίδια ζώα.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.Η εγκατάλειψη ενός ζώου θεωρείται πράξη απάνθρωπη και εξευτελιστική.
Korkulan hayvanın kişiye zarar veren cinsten olması gerekmez.Κανένα ζώο δεν πρέπει να σκοτώσει άλλο ζώο χωρίς αιτία.
Bunu hayvanın ağzını, burnunu tıkayarak gerçekleştirirler.Derfor dier den med munden.
Patronusu su samurudur (J.K. Rowling'in favori hayvanı).Hendes patronus er en odder, hvilket også er forfatteren J.K. Rowling's yndlingsdyr.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.Jeg tror, at mennesket er et meget bange dyr.
Bir hayvanın iç yapısını bilmek için diseksiyon yapmak gerekir.Man må kende en tallerkens væsen.
Evcil Hayvanı yoktur ama güvercinleri sever.Hun er bange for duer, men elsker ponyer.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Du må ikke spise kød fra levende dyr.
Afrika savan fili (Loxodonta africana), günümüzde yaşayan en büyük kara hayvanıdır.Afrikansk savanneelefant (Loxodonta africana) er verdens største nålevende landbaserte pattedyr.
Fakat pek çok bölge hayvanının tehlike altında olduğu kabul edilir.Mange av dyreartene representert i dyreparken er utrydningstruede.
Kanada'da kürk hayvanı avı hâlâ önemli bir sanayi dalıdır.For jordbruket i Skjåk er kunstig vanning fremdeles viktig.
Özgür olacak, içindeki hayvanı ortaya çıkaracak, ama yalnızca ışıklar söndüğünde."Dia akan bebas, dan dia akan membiarkan binatang dalam dirinya keluar, namun hanya pada saat cahaya keluar."
Nefridyum, metabolik atıkları hayvanın vücudundan dışarı atar.Nefridia mengeluarkan limbah metabolisme dari tubuh hewan.
Filler, Asya'da yük hayvanı olarak kullanılmaktadır.Di sisi lain, gajah digunakan sebagai hewan pekerja di Asia.
Bu adaptasyonun bir başka açıklaması da hayvanın hortumu ile su çekebilmesine yardımcı olmasıdır.Menurut penjelasan lain, adaptasi ini ada karena membantu gajah menghisap air melalui belalai.
Dudak, birçok insan ve hayvanın ağzının görünen kısmına denir.Bibir adalah bagian tubuh yang terlihat di mulut manusia maupun pada beberapa binatang.
2000 yılı itibarıyla Asya'da 13.000 ilâ 16.500 kadar fil yük hayvanı olarak kullanılmaktaydı.Pada tahun 2000, terdapat 13.000–16.500 gajah pekerja di Asia.
Sonuçta oluşan antikorlar hayvanın kanından alınır.Nantinya, darah ditarik dari binatang.
Damda her hayvanın yeri ayrıdır.Berbeda dengan di kebun binatang yang di mana segalanya telah tersedia.
Bu beş hayvanın resmi Güney Afrika randında da vardır.Telah dilaporkan penampakan ini hewan di Myanmar Utara.
Tuzun, her öğün sunusunda olması şarttı; kurban edilen hayvanın kanının yerine geçmekteydi.Silakan Amara datang kapan pun, dia tetap darah daging saya.
Çöl hayvanı olarak ova tilkileri çok az su ile yetinirler.Habitat hewan ini adalah rawa-rawa yang sedikit berhutan.
O, benim süs hayvanım değildi.Dia bukan seorang Kekkaishi.
11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.Sebaliknya, membunuh hewan untuk dimakan bukan merupakan perbuatan melanggar hukum.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Dilarang makan daging yang dipotong dari binatang yang masih hidup.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod