Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Pensou-se que alguém tinha costurado um bico de pato sobre o corpo de um animal semelhante a um castor.
Dev hayvanın "süratle hareket etmesi", Firefox'un yeni hızlı sürüm döngüsünü ifade eder.A criatura se movendo "rapidamente" refere-se ao novo ciclo de rápido lançamento do Firefox.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.O abandono de um animal é um ato cruel e degradante.
Guyana’nın resmî hayvanıdır ve ülke armasında yer alır.É o animal nacional da Guiana, e é representada em seu brasão.
Manus (Latince "el"), bir hayvanın ön ayaklarının distal (uç) kısmı için kullanılan zoolojik terimdir.Manus (Latim para mão) é o termo em zoologia para a porção distal do membro anterior de um animal.
Ayrıca tavuklar laboratuvarlarda deney hayvanı olarak da kullanılmaktadır.Os mexilhões são também usados como animais de laboratório.
Tanımlamalardan sonra hayvanın bir tasviri verilir.Novas espécies aguardam descrição.
Hayvanın boyun bölgesi soluk, beyazımsı bir renge sahiptir.A cerveja em si tem uma tonalidade marrom escura.
2. Sahiplenilen hayvanın ev içinde aile üyeleriyle birlikte yaşaması gerekmektedir.Animal Doméstico - Um amigo está com problemas nesse momento.
Gürültü kirliliği nedeniyle zaten hemen hemen kör olan hayvanın pervanelerle çarpışma riski arttı.A poluição sonora fez com que o quase cego animal colidisse com as hélices.
Ağacı, çiçeği, hayvanı, insanı...Plantas, flores, árvores, frutos.
Elas: Bloom'un peri hayvanıdır.Pets: Belle: ovelha de estimação de Bloom.
Cerbee: Jimmy'nin evcil hayvanıdır.Cerbee is Jimmy's huisdier.
O, benim süs hayvanım değildi.Toch is het geen plomp dier.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Verbod op het eten van het vlees van een nog levend dier.
Bu nedenle Büyük Perhiz dönemlerinde diğer kuşların etleri yenmezken bu hayvanın eti yenirdi.Dit kwam doordat ze bij gebrek aan ander vlees, honden slachtten om te eten.
Süngerbob'un ev hayvanıdır.Gerrit is het huisdier van Spongebob.
500 civarında hayvanı tanımladığı bilinir.De onderorde kent ongeveer 500 beschreven soorten.
Belirtiler hayvanın türüne göre değişkenlik gösterebilir.Deze symptomen kunnen verschillen per diersoort.
Ayrıca tavuklar laboratuvarlarda deney hayvanı olarak da kullanılmaktadır.Het dier wordt ook in laboratoria gehouden.
Evcil Hayvanı yoktur ama güvercinleri sever.Houdt van dieren en heeft als huisdier een pomeriaan.
Çoğu sıcak kanlı hayvanın bağırsaklarında yaşar.Het waren vrijwel zeker bevederde warmbloedige dieren.
Evcil bir hayvanı yoktur.Hij zei dat hij geen huisdieren had.
Kara Tharlarionları yüzyıllardır Gor'da binek hayvanı olarak kullanılmaktadır.Mandarijneenden worden al enige honderden jaren gehouden als sierwatervogel.
Tropik ormanlarda tek başına yaşayan bir gece hayvanıdır.Het is een solitair dier dat op de bosbodem leeft.
Bunu hayvanın ağzını, burnunu tıkayarak gerçekleştirirler.Hierbij houdt het dier de noot vast in zijn poot.
Günümüzde kümes hayvanı olarak da beslenirler.Dit is tot op de dag van vandaag voer voor ufologen.
Ama bir cadı veya büyücüyü de severse iyi bir ev hayvanı da olabilir.Ook heeft iedere heks of tovenaar wel een favoriet Zwerkbalteam.
Bu yüzden küçük çocuklar için uygun ev hayvanı değildirler.Deze middelen zijn echter niet geschikt voor kleine kinderen.
Fakat Sims 2:Pets'de hayvanınızı eğitebiliyorsunuz.De Sims Dierenverhalen is gebaseerd op De Sims 2: Huisdieren.
Flitter: Tecna'nın peri hayvanıdır.En ze is het hechtelfje van Tecna.
İskender papağanı sevilen bir ev hayvanı olarak yetiştirilir.Een nog steeds ontroostbare Paris wil hem als nieuw huisdier.
Kesilen kurbanlık hayvanın eti, komşulara ve muhtaçlara pay edilir.Het vlees wordt door hen gegeten en verdeeld onder armen, buren en familieleden.
Tanımlamalardan sonra hayvanın bir tasviri verilir.Een dier kan na beoordeling op een tentoonstelling door keurmeesters geregistreerd worden.
Japoncada bu hayvanı nasıl adlandırıyorsunuz?Hoe noem je dit dier in het Japans?
Cerbee: Jimmy'nin evcil hayvanıdır.Cerbee – Zwierzątko domowe Jimmy’ego.
Diş değiştirme, hayvanın yaşamı boyunca sürerdi.Zęby rosną przez całe życie zwierzęcia.
Laboratuvar hayvanı olarak kullanılırlar.Często używana jako zwierzę laboratoryjne.
1991 yılında Belize’de 600 ile 1.000 hayvanın yaşadığı tahmin edilmiştir.W 1991 liczbę osobników zamieszkujących Belize oszacowano na 600–1000 sztuk.
Bu yüzden küçük çocuklar için uygun ev hayvanı değildirler.Niezbyt odpowiedni do domu, w którym są małe dzieci.
Yavru hayvanı bir köpek yani Magic'dir.Jej zwierzakiem jest pies Magic.
Bu birçok Afrika hayvanının özelliğidir.Zalicza się do niego bardzo liczne gatunki afrykańskie.
Hayvani bir yazar, bunu olumlu anlamda söylüyorum.Człowiek pisze, ponieważ jest w tym dobry.
Hindistan'da yük hayvanı olarak kullanılan fillerin çoğunun istismar edildiği iddia edilmiştir.Posiadanie konopi indyjskich jest uznawane w większości krajów jako przestępstwo.
Bölünme zamanı hayvanın belirli bir büyüklüğe ulaşmasıyla saptanır.Płetwal karłowaty dojrzewa, gdy osiągnie określoną wielkość.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Sądzono, że ktoś przyszył kaczy dziób do ciała zwierzęcia przypominającego bobra.
"Bozlamak" fiili hayvanın böğürmesi anlamı taşır.Słowo „perełkowany” wiąże się z ubarwieniem futra zwierzęcia.
Evcil Hayvanı yoktur ama güvercinleri sever.Bardzo lubi zwierzątka, ale nie lubi pająków i nietoperzy.
Eşiyle birlikte, Pluto adındaki bir kedi de dahil olmak üzere pek çok ev hayvanına sahiptir.On i jego żona posiadają ich wiele, włączając w to dużego czarnego kota Plutona.
Evcil bir hayvanı yoktur.W jej planach był dom dla bezdomnych zwierząt.
Birçok ülkede ev hayvanı olarak da yetiştirilmekteler.W wielu afrykańskich wioskach jest więc trzymany jako zwierzę domowe.
Evcil domuz insanlar tarafından ev hayvanı olarak dünyanın heryerine taşınılmıştır.Na całym świecie hodowany jako zwierzę domowe.
Boğa damızlık olarak, öküz ise iş ve besi hayvanı olarak kullanılır.Konie tej rasy używane są do prac leśnych, turystycznie i jako zwierzęta rzeźne.
Kutsal hayvanı ve sembolü kazdı.Jego świętym drzewem i symbolem był dąb.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Nie są dozwolone do spożywania zwierzęta padłe ani ze skazą.
Avı saran ilmek sıkışarak hayvanı havaya kaldırır.Słysząc nadchodzących myśliwych, przepędza zwierzę.
İnsanlar tarafından evcilleştirilmiştir ve çiftlik hayvanı olarak kullanılmaktadır.Stanowi pożywienie dla ludzi i używany jest jako pasza dla zwierząt.
Bu beş hayvanın resmi Güney Afrika randında da vardır.Należy tu pięć gatunków, występujących w Ameryce Południowej.
O, benim süs hayvanım değildi.Nie są zwierzętami terytorialnymi.
Yani animagus istemle bir hayvanın şekline geçebilmektir.För att bli ett djur bör man istället bli en animagus.