Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.De modo que retornamos y miramos al animal.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Dus we gingen opnieuw naar het dier kijken.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.우리는 다시 원점으로 돌아가 동물을 연구했습니다.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Nous nous sommes intéressés à nouveau à l'animal.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Przyjrzeliśmy się, jak gekon wbiega po ścianie.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Quindi siamo tornati ad occuparci dell'animale.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Så vi gik hjem og kiggede på dyret.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Thế là sau đó chúng tôi quay lại quan sát con vật.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Wir gingen also ins Labor zurück und sahen uns das Tier genauer an.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Върнахме се обратно и разгледахме отново животното.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.Мы решили ещё раз взглянуть на животное.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.אז חזרנו אחורה והתבוננו בחיה.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.فآخذنا رجعة وتأملنا في الحيوان.
Böylelikle geri dönüp hayvanı inceledik.壁を登らせたのですが
Bu alan hayvanların erişebileceği bir bölümdür; Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.E parte din spațiul accesibil animalelor -- și pentru că suntem animale suntem un sub-set al acestuia.
Bu alan hayvanların erişebileceği bir bölümdür; Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.Es ist ein Teil des Raumes, der Tieren zugänglich ist - da wir Tiere sind, sind wir eine Unterart davon.
Bu alan hayvanların erişebileceği bir bölümdür; Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.Je to část prostoru, který je přístupný zvířatům, neboť my jsme zvířaty, jsme jejich podmnožina.
Bu alan hayvanların erişebileceği bir bölümdür; Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.Wycinek przestrzeni dostępnej zwierzętom, jako zwierzęta, jesteśmy jej podzbiorem.
Bu alan hayvanların erişebileceği bir bölümdür; Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.То е част от пространството, което е достъпно за животните - тъй като сме животни, сме подмножество на това.
Bu alan hayvanların erişebileceği bir bölümdür; Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.Это часть пространства доступная для животных... поскольку мы тоже являемся животными, мы здесь подсистема.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Ez az orr része az Animaris Percipiere lénynek, amikor az orr-rész rögzül, az egész lény rögzül.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Questa è una parte del naso dell'Animaris Percipiere, fissando il naso, si fissa l'intero animale.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.To jest część nosa Animaris Percipiere, a kiedy nos się trzyma, wtedy trzyma się całe zwierzę.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Toto je časť nosa Animaris Percipiere, a keď upevníme nos, upevníme aj zviera.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Toto je část nosu zvířete Animaris Percipiere, a když je ten nos upevněný, celé zvíře je tak upevněné.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Това е част от носа на Анимарис Перципиер, и когато носа е фиксиран, цялото животно е фиксирано.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Arra emlékeztetett amikor az oroszlán... próbál meg elválasztani egy állatot a csordájától.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Det påminde mig om ett lejon som försöker skära ett djur ur en flock, en flock.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Es erinnerte mich an einen Löwen der versucht ein Tier von der Herde trennen.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Faz-me lembrar quando um leão encurrala um animal, numa manada.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Het deed me denken aan een leeuw die probeerde één dier uit een groep te scheiden.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Připomnělo mi to lva, který se snaží oddělit jedno zvíře od stáda.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Przypominało mi to lwa, który odrywa od stada jedno zwierzę.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Se muistutti minua leijonasta yrittäen poistaa yhden eläimen nipusta, laumasta.
Bu bana, bir aslanın sürüden bir hayvanı koparmaya çalışmasını hatırlattı.Μου θύμιζε λιοντάρι που προσπαθεί να αποκόψει ένα ζώο από την αγέλη.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile. Bu mükemmel bir adaptasyon.Dit is een truc die geen van onze voorouders kon, en dat geen enkel ander dier kan doen zoals wij dat kunnen.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile. Bu mükemmel bir adaptasyon.Tej sztuczki nie potrafił żaden z naszych przodków, ani żadne zwierzę dzisiaj.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile. Bu mükemmel bir adaptasyon.Това е трик, който нито предшествениците ни, нито животните владеят.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.Das ist ein Trick, den keiner unserer Vorfahren konnte und den kein anderes Tier in diesem Stile tun kann.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.Det här är ett knep som ingen av våra förfäder kunde, och som inget annat djur kan göra riktigt som vi.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.Je to trik, který žádný z našich předků nezvládal, a který žádné zvíře neumí tak dobře jako my.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.현생인류 이전의 우리 조상들이나
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.Tähän temppuun ei pystynyt yksikään esi-isistämme, eikä pysty mikään muu eläin ihan niin kuin me.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.To je veščina, ki je naši predniki niso imeli in je nobena druga žival ne obvlada tako kot mi.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.Toto je trik, ktorý nedokázal žiadny z našich predchodcov, v ktorom sa nám nevyrovná žiadne iné zviera.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.Це те, чого не міг робити жоден з наших предків, і жодна тварина не може робити це так, як можемо ми.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.זה טריק שאף אחד מאבותינו הקדמוניים לא יכל לעשות, וששום חיה אחרת לא יכולה לעשות.
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.وهذه الخاصية لم يكن اي من اجدادنا يملكها من قبل
Bu, bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz gibi yapamadığı bir hile.また他のどの動物も同じようにはできない驚異的な技なのです
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Dies passiert nicht im Laufe eines Tierlebens.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Dit gebeurd niet gedurende het leven van het beestje.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Este não é o que acontece ao longo de vida de um animal.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Esto no es lo que sucede en el transcurso de por vida del animal.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Et je veux préciser ce point.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Hal ini tidak terjadi dalam satu masa hidup binatang tersebut.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.이것은 한 마리의 동물의 삶에 거쳐서 일어나는 현상이 아닙니다.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Taki proces nie zachodzi w ciągu życia zwierzęcia.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Tutto ciò non accade nel corso della vita di un animale.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.Не це трапляється під час всього життя тварини.
Bu durum, bir hayvanın hayatı boyunca başına gelen şey değildir.起こることではない、ってこと。 自分が経験したことを