Ana içeriğe geç
Sözlük

hayvani ile cümle

hayvani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.저는 그 소리가 많은 동물들에게 겁을 줘서 쫓아버린다고 생각합니다.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Myslím si, že to musí spoustu zvířat vylekat.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Myslím, že to musí odstrašiť mnoho zvierat.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Sądzę, że to odstrasza większość zwierząt.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Szerintem ez elég sok állatot elriaszthat.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Tôi nghĩ nó sẽ dọa rất nhiều sinh vật chạy mất.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Νομίζω ότι αυτό τρομάζει πολλά ζώα.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Мисля, че това гони повечето животни надалеч.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.Я думаю, именно это отпугивает искомых животных.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.אני חושבת שזה בטח מפחיד ומבריח הרבה יצורים.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.و أعتقد أن هذا السبب الذي يخيف الحيوانات و يبعدها.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.そこで 深海イカ狩りのために
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Als wir vor 1000 Jahren durch die Savanne zogen, machten wir lineare Voraussagen, wo das Tier sein würde.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Când am mers prin savană acum o mie de ani am făcut predicţii liniare despre unde o să fie acel animal
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Da vi vandrede på savannen for tusind år siden lavede vi lineære forudsigelser om hvor dyret ville være.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Když jsme před tisíci lety kráčeli savanou udělali jsme lineární předpověď, kde bude to zvíře.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Kiedy tysiąc lat temu chodziliśmy po sawannie, to liniowo szacowaliśmy, gdzie będzie dane zwierzę.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.천 년 전에 사바나 초원을 걷고 있던 인류는 어디에 동물이 있을지에 대해 선형적으로 예측했습니다.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.Saat kita berjalan melalui savannah seribu tahun lalu kita melakukan prediksi linear tentang lokasi binatang.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.כשהלכנו בסוואנה לפני אלף שנה הערכנו בצורה לינארית היכן תימצא החיה.
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.حين مشينا في السافانا منذ ألف عام قمنا بتنبؤات خطية عن مواقع الحيوانات
Binlerce yıl önce bir ovada dolaşırken o hayvanın nerede olacağı hakkında lineer tahminler yürütüyorduk.どこに動物がいるか、直線的に予測していました そういうやりかたはうまくいってきました そして、私たちの頭にこびりついているのです
Bir ayna. Bununla çok müthiş bilgiler ve bu hayvanın zekasının yansımalarını elde ettik.Uzyskaliśmy dzięki niemu informacje, pozwalające zajrzeć w głąb zwierzęcych umysłów.
Bir ayna. Bununla çok müthiş bilgiler ve bu hayvanın zekasının yansımalarını elde ettik.Мы собрали много полезной информации, показывающей, что происходит в сознании дельфинов.
Bir çeşit hayvanat bahçesi hayvanıymışım gibi bakıyorsun.Anh nhìn em cứ như em là động vật trong sở thú vậy
Bir çeşit hayvanat bahçesi hayvanıymışım gibi bakıyorsun.Je kijkt naar me alsof ik een soort dier uit de dierentuin ben.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Banyak binatang lain punya perasaan.
Bir çok hayvanın da duyguları var.많은 다른 동물들도 감정을 느낍니다.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Les animaux ont des sentiments.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Molti altri animali provano dei sentimenti.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Muitos outros animais têm sentimentos.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Viele Tiere kennen Gefühle.
Bir çok hayvanın da duyguları var.Много други животни също имат чувства.
Bir hayvanin gözlerinin içine bakmayi ögrenmeliyiz ve onlarin hayatinin bir önemi oldugunu fark etmeliyiz.אנו חייבים ללמוד להתבונן אל תוך העיניים של בעל החיים ולהרגיש .שלחיים שלהם יש ערך מכיוון שהם חיים
Bir hayvani öldürmek, kendi basina rahatsiz edici bir is.Att döda ett djur är i sig självt en problematisk handling.
Bir hayvani öldürmek, kendi basina rahatsiz edici bir is.Az állat megölése önmagában egy gonddal járó tett.
Bir hayvani öldürmek, kendi basina rahatsiz edici bir is.Ein Tier zu töten ist, für sich gesehen, schon beunruhigend.
Bir hayvani öldürmek, kendi basina rahatsiz edici bir is.L'atto di uccidere un animale è, di per sé, un atto inquietante.
Bir hayvani öldürmek, kendi basina rahatsiz edici bir is.Membunuh binatang, sesungguhnya, adalah satu perbuatan yang mengusik hati.
Bir hayvani öldürmek, kendi basina rahatsiz edici bir is.Uciderea unui animal este, in sine, o actiune deranjanta.
Bir hayvani öldürmek, kendi basina rahatsiz edici bir is.,הריגה של חיה .היא כשלעצמה, מעשה מטריד
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Devemos aprender a ver a través de los ojos de los animales y sentir su vida con valor. Porque están vivos.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Meidän täytyy oppia näkemään eläimen silmiin ja tuntemaan, että niiden elämällä on arvoa koska ne ovat elossa.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Moramo se naučiti videti v oči živali in čutiti, da ima njihovo življenje vrednost, ker so žive.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Musíme se naučit dívat se zvířatům do očí a cítit, že jejich život má cenu, protože jsou živá.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Musimy nauczyć się patrzeć w oczy zwierzęcia i czuć, że ich życie posiada wartość, ponieważ są one żywe
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.אנו חייבים ללמוד להתבונן אל תוך העיניים של בעל החיים ולהרגיש שלחיים שלהם יש ערך מכיוון שהם חיים.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Att döda ett djur är i sig självt en problematisk handling.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Az állat megölése önmagában egy gonddal járó tett.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Ein Tier zu töten ist, für sich gesehen, schon beunruhigend.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Eläimen tappaminen on itsessään kiusallinen toimenpide.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.L'atto di uccidere un animale è, di per sé, un atto inquietante.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Matar un animal, es en sí, un acto perturbador.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Membunuh seekor binatang, sendiri, suatu Tindakan yang mengganggu.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Tuer un animal est en soi un acte troublant.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Ubiti žival je že samo po sebi neprijetno dejanje.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Uciderea unui animal este, in sine, o actiune deranjanta.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Zabicie zwierzęcia jest kłopotliwym aktem samym w sobie
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Zabití zvířete je samo o sobě skličující akt.
Bir hayvanı öldürmek, kendi başına rahatsız edici bir iş.Убийство животного, сам по себе, беспокоящийся акт.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod