Kral ona hayretle baktı.O rei fitou-o com espanto.
Kral ona hayretle baktı.Raja menatapnya dengan takjub.
Kral ona hayretle baktı.Regele se uită la el cu uimire.
Kral ona hayretle baktı.The King je strmel vanj začudeno.
Kral ona hayretle baktı.Vua nhìn chằm chằm vào ông trong sự ngạc nhiên.
Kral ona hayretle baktı.Ο βασιλιάς τον κοίταξε με απορία.
Kral ona hayretle baktı.Король дивився на нього в здивуванні.
Kral ona hayretle baktı.Король смотрел на него в изумлении.
Kral ona hayretle baktı.Кралят го гледаше в изумление.
Kral ona hayretle baktı.המלך הביט בו בתדהמה.
Kral ona hayretle baktı.حدق في وجهه الملك في ذهول.
Kral ona hayretle baktı."アイリーンの写真が!"彼は叫んだ。 "確かに、あなたがそれを望むなら。"
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Bil je obsevan z zori veliko začudenje.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Bol ožiarený začiatku veľké prekvapenie.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Był napromieniowane przez świt wielkiego zdumienia.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Byl ozářený počátku velké překvapení.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Dia diiradiasi oleh fajar takjub besar.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Ele foi irradiado pela aurora de uma grande admiração.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Él fue irradiada por el nacimiento de una gran sorpresa.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Er wurde durch den Beginn einer großen Erstaunen bestrahlt.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.E 'stato irradiato da l'alba di un grande stupore.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Hän oli säteillä säteilytettyjen kynnyksellä suuri hämmästys.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Han var bestrålade med gryningen av en stor förvåning.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.He a fost iradiat de zorii unei uimire mare.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Hij werd bestraald door het begin van een grote verbazing.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Il a été irradié par l'aube d'un grand étonnement.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.그는 위대한 놀라움의 새벽까지 조사했다.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Ông đã được chiếu xạ của buổi bình minh của một sự ngạc nhiên lớn.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Volt besugárzott hajnalán egy nagy csodálkozva.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu."YERどこにありますか?"ミスタートーマスマーベルは、彼の肩と四つんばいになって来にわたって述べています。
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Ήταν ακτινοβολημένων με την αυγή του μια μεγάλη έκπληξη.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Він був опроміненні зорі великим подивом.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Он был облучении заре большим изумлением.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Той е бил облъчен от зората на голямо учудване.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.كان عليه من قبل المشع فجر دهشة كبيرة.
O hayretle baktı.Bámult ezt csodálkozva.
O hayretle baktı.Dia menatap dengan takjub ini.
O hayretle baktı.Díval sa na to v úžase.
O hayretle baktı.Díval se na to v úžasu.
O hayretle baktı.Ele olhou para isso com espanto.
O hayretle baktı.Er starrte auf das in Staunen.
O hayretle baktı.Fissò questo stupore.
O hayretle baktı.Han stirrade på det i häpnad.
O hayretle baktı.Hän tuijotti tätä hämmästyneenä.
O hayretle baktı.Hij staarde dit met verbazing.
O hayretle baktı.Il regarda avec étonnement ce.
O hayretle baktı.그는 놀라서 이것 보았다.
O hayretle baktı.Miró con asombro a este.
O hayretle baktı.Ông nhìn chằm chằm vào điều này trong sự ngạc nhiên.
O hayretle baktı.Patrzył na to w osłupieniu.
O hayretle baktı.Se uită la acest lucru în uimire.
O hayretle baktı.Strmel je v tem začudeno.
O hayretle baktı.Κοίταξε αυτό με απορία.
O hayretle baktı.Він дивився на це з подивом.
O hayretle baktı.Он смотрел на это с удивлением.
O hayretle baktı.Той се взираше в изумление.
O hayretle baktı.يحدق في هذا في ذهول.
O hayretle baktı.それは空の包帯、適切に結ば包帯が、かなり空でした。
Ona hayretle geniş Yorkshire konuştu.Bà nói ở Yorkshire rộng trong sự kinh ngạc của cô.
Ona hayretle geniş Yorkshire konuştu.Dia berbicara di Yorkshire luas dalam takjub.