Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.氏Huxterは唖然とした。
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Było w tym coś przerażającego, kiedy myślałem, że oni chodzą tędy codziennie.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Digo-vos, era algo tão sinistro que eu ficava espantado como ele conseguia atravessá-lo todos os dias.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Elmondom önöknek, az valami olyan vészjósló, hogy levagyok nyűgözve, hogy ő minden nap meg tudta tenni.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Era algo siniestro que me asombraba que ellos pudieran hacerlo todos los días.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Era ceva atât de sinistru, încât eram surprins că pot să o facă zilnic.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Het was zo beklemmend dat ik verbaasd was dat hij het elke dag kon doen.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Ich sage Ihnen, es war so unheimlich, dass ich erstaunt war, wie er das jeden Tag schaffte.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Je vous assure, c'était tellement sinistre que j'ai été étonné qu'il puisse le faire chaque jour.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.말씀드리고 싶은 건, 그건 정말 위험한 일이라서 그가 매일 그럴 수 있다는 데 크게 놀랐습니다.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Poviem vám, bolo to niečo také zlovestné, až som sa divil, že to dokázal každý deň.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Řeknu vám, bylo to něco tak hrozivého, že jsem byl ohromený, že on to může dělat každý den.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Vi dico la verità, è un'esperienza infame e non riuscivo a credere che lo facesse ogni giorno.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Σας λέω, ήταν κάτι τόσο τρομακτικό που είχα μείνει έκπληκτος που μπορούσε να το κάνει κάθε μέρα.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Казвам Ви, беше толкова ужасяващо, че бях удивен как той я пресичаше всеки ден.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Признаюсь, это было так жутко, что меня поразило, как они могли делать это каждый день.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.זה היה כה מסוכן וקשה שהתמלאתי פליאה על כך שהוא מסוגל לעשות זאת כל יום.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.أقول لكم أنه كان شيئا سيئا جدا إلى حد أنني كنت مندهشا لاستطاعته القيام بذلك كل يوم.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.毎日通うというのは実に驚異です とうとう待ちに待った日が来ました
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Azért jöttem, hogy a tudatos elme csodájáról és titokzatosságáról beszéljek.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Estou aqui para falar sobre o fascínio e o mistério das mentes conscientes.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Estoy aquí para hablar de la maravilla y el misterio de la mente consciente.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Ich bin hier, um über die Wunder und das Rätsel des Bewusstseins zu sprechen.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Ik kom hier praten over het wonder en het mysterie van bewuste geesten.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Jestem tu, by omówić cud i tajemnicę świadomych umysłów.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Je suis là pour vous parler des merveilles et des mystères d'un esprit conscient.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.저는 오늘 여러분께 의식의 경이로움과 불가사의에 대해 말씀 드려보려고 합니다.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Rád bych tu dnes pohovořil o podivuhodném a záhadném fenoménu vědomí.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Saya hadir di sini untuk berbicara mengenai keajaiban dan misteri dari pikiran sadar.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Som tu, aby som hovoril o zázraku a tajomstve vedomých myslí.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Sono qui per parlarvi della meraviglia e del mistero della mente cosciente.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Sunt aici să vorbesc despre minunea şi misterul minţilor conştiente.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Tôi đến đây để nói về điều kì diệu và bí ẩn của tư duy ý thức.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Βρίσκομαι εδώ για να μιλήσω για το θαύμα και το μυστήριο του συνειδητού νου.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Сьогодні я розповім про чудо і таємницю свідомого розуму.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Тук съм, за да говоря за чудото и мистерията на будното съзнание.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.Я хочу поговорить с вами о чудесах и загадках сознательного разума.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.באתי לכאן כדי לדבר על הפלא והתעלומה של המוח המודע.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.انا هنا لاتحدث عن التساؤل والغموض في العقول الواعية
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.驚異と謎について お話しします 何が驚異かといえば
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Bementem hozzájuk a vízbe, és ámultam, hogy milyen kiváncsiak.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Ik ging in het water met ze, en was verbaasd hoe nieuwsgierig ze waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Je suis allé dans l'eau avec elles, et j'ai été étonné de leur curiosité.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.물 속에서 이 동물들과 어울리면서 이들이 얼마나 호기심이 많은지에 놀랐습니다.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Mi sono tuffato con loro e la loro curiosità è stata sorprendente.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Och jag hoppade i vattnet med dem, och blev förundrad över hur nyfikna de är.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Și am intrat în apă cu ele și m-a uimit cât de curioase erau.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Skočil sem v vodo k njim in bil presenečen nad njihovo radovednostjo.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Und als ich mit ihnen im Wasser war, war ich erstaunt wie neugierig sie waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Và tôi xuống nước với chúng, và tôi bị ngạc nhiên bởi sự tò mò của chúng.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Wszedłem z nimi do wody i zachwyciła mnie ich ciekawość.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Y me metí al agua con ellas, y me fascinó lo curiosas que eran.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Και μπήκα στο νερό μαζί τους, και εντυπωσιάστηκα από την περιέργειά τους.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Влязох във водата с тях, и бях изумен от това колко любопитни бяха те.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я пірнув у воду з ними та був здивований їхньою допитливістю.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я погрузился в воду с ними и был поражен их любопытством.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.ונכנסתי למים איתם, ונדהמתי לראות כמה סקרנים הם היו.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.حتى اني نزلت وسبحت معهم وأنا استغربت كيف كانت فضولية جدا
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.彼らの好奇心の強さに驚かされました。 海底21メートルのところに立っている助手のそばを
Tam olarak 9 olması hayret verici olurdu.Bylo by úžasné, kdyby to bylo přesně 9. 9x10^9.