Hayatımda tecrübe ettiğim birçok hayret verici anın yanında, bu gördüğünüz en şaşırtıcısıydı.どんなことよりも 素晴らしい経験です 文字通り 360度
Hayatımda tecrübe ettiğim birçok hayret verici anın yanında, bu gördüğünüz en şaşırtıcısıydı.呢個係我呢世人至今最精彩嘅體驗 以前種種都無得比
Hayret verici.Incrível!
Hayrete düşmüştüm.Am rămas ca trăznit.
Hayrete düşmüştüm. Britlin o kadar masum ve tatlıydı, sesi o kadar saftı ki.Britlin era tão inocente e tão doce, e a sua voz era tão pura.
Hayrete düşmüştüm.Ich war perplex.
Hayrete düşmüştüm.Ik was stomverbaasd.
Hayrete düşmüştüm.Jag blev förbluffad.
Hayrete düşmüştüm.Jeg var lamslået.
Hayrete düşmüştüm.J'étais abasourdi.
Hayrete düşmüştüm.Le voltam nyűgözve.
Hayrete düşmüştüm.Ohromilo ma to.
Hayrete düşmüştüm.Olin ällikällä lyöty.
Hayrete düşmüştüm.Saya seperti tersambar petir.
Hayrete düşmüştüm.Ήμουν άναυδος.
Hayrete düşmüştüm.Бях като ударен с гръм.
Hayrete düşmüştüm.Я был ошеломлён.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Aku terkejut tak ada kamera.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Det undrer mig at der ikke er nogen kameraer.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Dziwi mnie, że nie ma kamer.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.E surprinzător că lipsesc reporterii.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Ich bin überrascht, dass hier keine Kameras sind.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Ik ben verrast dat er geen camera's zijn.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Je suis surpris qu'il n'y ait pas de caméras.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.카메라가 없다는게 놀랍군!
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Konstigt att det inte är kameror här.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Konstigt att det inte är kameror här.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Meglep, hogy nincsenek kamerák.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Me sorprende que no haya cámaras.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Mi sorprende che non ci siano telecamere.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Olen äimänkäkenä, täällä ei ole kameroita.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Překvapuje mě, že tu nejsou kamery.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Tôi ngạc nhiên là không có cái máy quay phim nào.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Tớ ngạc nhiên là không có máy quay
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Εκπλήσσομαι που δεν υπάρχουν κάμερες.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.- Учуден съм, че няма камери.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.Я удивлен, что нет камер.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta..אני מתפלא שאין שום מצלמות
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.أنا متفاجئ من عدم تواجد كاميرات
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.- 今日が最終日だ - やっと家に帰れる!
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Det er underligt. Han virker ikke så imponerende.
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Dziwne. Jakoś nie robi wielkiego wrażenia.
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.È buffo, non ha un aspetto così impressionante.
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Es curioso. No parece tan impresionante.
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Hän ei vaikuta niin ihmeelliseltä.
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Lustigt... Han är inte så imponerande.
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Tem piada, ele não parece assim tão impressionante.
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Παράξενο, δεν δείχνει τόσο εντυπωσιακός!
Hayret, hiç o kadar etkileyici görünmüyor.Странно, он не производит особого впечатления.
Hayret, sürekli unutuyorum.44個目の特許、15個目の発明です。
Hayret, sürekli unutuyorum.Ah, saya benar-benar lupa.
Hayret, sürekli unutuyorum.Caray, me estoy despistando.
Hayret, sürekli unutuyorum.Caspita, mi sto perdendo completamente.
Hayret, sürekli unutuyorum.Chúa ơi, tôi quên hết rồi.
Hayret, sürekli unutuyorum.Ciel, je perd totalement la tête.
Hayret, sürekli unutuyorum.Du godeste, jeg er helt fra den.
Hayret, sürekli unutuyorum.Goh, ik ben flink in de war.
Hayret, sürekli unutuyorum.이런, 다 까먹었어요.
Hayret, sürekli unutuyorum.Kurczę, wszystko już mi się plącze.
Hayret, sürekli unutuyorum.Meine Güte, ich werde vergesslich.