Tom ve Mary gün batımına hayranlık duyarak kıyı boyunca yürüdüler.Tom and Mary walked along the shoreline, admiring the sunset.
Ben senin hırsına hayranım.I admire your ambition.
Tom bu kadar çok hayranı olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom had so many fans.
O, aynada kendine hayran kaldı.She admired herself in the mirror.
Tom senin büyük bir hayranın.Tom is a great admirer of yours.
Medyaya çıkmadan önce, hamile olduğumu bütün hayranlarıma duyurmak istiyorum.Before it gets out in the media, I'd like to announce to all my fans that I'm pregnant.
Ugg boot hayranı değilim.I'm not a fan of Ugg boots.
Senin yürekliliğine hayranım.I admire your pluck.
Senin işinin bir hayranıyım.I'm a fan of your work.
Senin eserinin büyük bir hayranıyım.I'm a great admirer of your work.
Kuşkularına hayranım, Tom.I admire your scruples, Tom.
Senin gizli bir hayranın olduğunu duydum.I've heard you have a secret admirer.
Yıllardır sana hayranım.I've admired you for many years.
Onlar hayranları tarafından çevrildi.They are surrounded by admirers.
Sizin büyük bir hayranınızım.I'm a huge fan of yours.
Senin ruhuna hayran olduğumu söylemek zorundayım.I have to say I admire your spirit.
Tom hayranlıkla gülümsedi.Tom smiled admiringly.
Onların marifetine hayranım.I admire their ingenuity.
Taparcasına hayranlık duymak tehlikeli bir şey.Hero worship is a dangerous thing.
Her zaman Tom'a hayran oldum.I've always admired Tom.
Senin gizli hayranının kim olduğunu biliyorum.I know who your secret admirer is.
Sana her zaman hayranlık duydum.I've always admired you a lot.
Her zaman sana hayran oldum.I've always admired you.
Sana her zaman çok hayran oldum.I've always admired you enormously.
Tom'a çok hayranım.I admire Tom a lot.
Ben bir hayran değilim.I'm not a fan.
Tom gerçekten hayran olduğum bir kişi.Tom is a person I really admire.
Tom gerçekten hayran olduğum biri.Tom is someone I really admire.
Ben gerçekten onları hayran bırakmak istiyorum.I really want to impress them.
Ben gerçekten onu hayran bırakmak istiyorum.I really want to impress him.
Benim onu hayran bırakmam gerekir.I need to impress her.
Onları nasıl hayran bırakacağım?How am I going to impress them?
Onu nasıl hayran bırakacağım?How am I going to impress him?
Ben onlara hayran oldum.I admired them.
Ben ona hayran kaldım.I admired him.
Ona hayran oldum.I admired her.
Ben onlara hep hayranlık duydum.I've always admired them.
Ben ona hep hayranlık besledim.I've always admired him.
Ben ona her zaman hayranlık duydum.I've always admired her.
Kim onlara hayran olmaz?Who doesn't admire them?
Kim ona hayranlık duymaz ki?Who doesn't admire him?
Kim ona hayran değil?Who doesn't admire her?
Onlara hayranım.I admire them.
Ona hayranım.I admire him.
Ben ona hayranlık duyuyorum.I admire her.
Tom büyük bir futbol hayranı değil.Tom isn't a huge football fan.
Miley Cyrus'ın bir hayranı olmaktan vazgeç.Stop being a fan of Miley Cyrus!
Tom kumaşın inci beyazlığına hayran kaldı.Tom admired the pearly whiteness of the fabric.
Chopin'in büyük bir hayranıyım.Tom is a big fan of Chopin.
Ben her zaman ona açıkça hayran oldum.I always admired her openly.
Biz size hayranız.We admire you.
Onların her ikisine de hayranım.I admire them both.
Hayran kitlesi alkışladı.The fans cheered.
Ben bir hokey hayranıyım.I'm a hockey fan.
Ben bir Giants hayranıyım.I'm a Giants fan.
Bütün çocuklar seviyordu ve Tom'a hayrandı.All the children loved and adored Tom.
Uzun bir süredir Tom'a hayranım.I've admired Tom for a long time.
Tom'a uzun süre hayran kaldım.I have long admired Tom.
Ben senin kısıtlamana hayranım.I admire your restraint.
Ben Tom'a çok fazla hayranlık duyarım.I admire Tom very much.