hayran ile cümle
hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Anderton, Clive Anderton Büyük hayranınızımАндертон. Клайв Андертон. Я ваш поклонник.
Anderton, Clive Anderton Büyük hayranınızım>ありがとう、ありがとう。感謝されるのはいいことだね。
Arne Naess'in büyük bir hayranıyım ve bir çok kitabını okudum.Ich bin ein großer Bewunderer von Arne Næss und ich habe viele seiner Bücher gelesen.
Arne Naess'in büyük bir hayranıyım ve bir çok kitabını okudum.Jestem wielkim wielbicielem Arne Naess'a i przeczytałem wiele jego książek.
Arne Naess'in büyük bir hayranıyım ve bir çok kitabını okudum.Jsem velký obdivovatel Arneho Naesse, přečetl jsem mnohop jeho knih.
Arne Naess'in büyük bir hayranıyım ve bir çok kitabını okudum.Θαυμάζω τον Άρνε Νες, έχω διαβάσει πολλά απ"τα βιβλία του.
Aslında üç yıldır senin büyük bir hayranınım.En fait, ça fait 3 ans que je suis une de vos fans.
Aslında üç yıldır senin büyük bir hayranınım.Igazából, már 3 éve rajongó vagyok.
Aslında üç yıldır senin büyük bir hayranınım.In realtā, sono una tua fan da tre anni.
Aslında üç yıldır senin büyük bir hayranınım.Sejujurnya aku menjadi penggemar beratmu selama 3 tahun ini.
Aslında üç yıldır senin büyük bir hayranınım.Thật ra, tôi là fan của anh suốt 3 năm qua.
Aslında üç yıldır senin büyük bir hayranınım.في الحقيقة, أنا معجبة كبيرة بك منذ 3 سنوات
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.És egy kicsit le is nyűgöznek.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Estoy un poco subyugado por ellos.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.E também tenho por eles uma certa reverência.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Ich bewundere sie auch ein wenig.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Ik ben er ook enigszins van onder de indruk.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Jag är också ganska förundrad över dem.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Jeg har også en smule ærefrygtig for dem.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.J'en ai aussi un peu peur.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Jsem z nich docela unešený.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.약간의 경외심도 가지고 있습니다.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Mă fascinează
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Ne sono anche leggermente soggiogato.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Saya juga mengaguminya
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Tôi khá là ngưỡng mộ chúng.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Trochę je podziwiam.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Επίσης μου προκαλούν δέος.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Дори съм леко възхитен от тях.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Я даже немного восхищаюсь ими.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.אני גם נדהם מהם מעט
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.أنا أيضا في رهبة منها بعض الشيء.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.その想像力 技術力
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Dawanie darowizn staje się trendem, który pokazuje dojrzałość fanów.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Faire une donation est devenu une tendance qui montre la maturité des fans.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Fare una donazione è diventata una tendenza <br /><br />che mostra la cultura matura delle fans.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Membuat donasi menjadi sebuah tren yang menunjukkan budaya fans sempurna.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Sa faci o donatie a devenit o moda care arata maturitatea culturii fanilor.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Spenden liegen im Trend das zeigt eine reife Fankultur.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Οι δωρεές έχουν γίνει της μόδας, κάτι που δείχνει ωριμότητα στην κουλτούρα των φανς.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Благотворительность стала новым трендом, который показывает насколько повзрослела фан-культура
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.عمل تبرع اصبح غاية وهو يظهر نضج المعجبين
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Bien, soy un fanático de la tecnología, pero tengo que admitir aquí, que estoy un poco viejo.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Ich bin ein Fan von Technologie, aber ich muss zugeben, dass ich ein wenig alt bin.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Ik ben een fan van technologie, maar ik geef toe dat ik een dagje ouder word.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Io sono un appassionato di tecnologia, ma devo ammettere che sono un po' vecchio.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Jag är en anhängare av teknik, men jag måste erkänna jämfört med er så är jag lite gammal.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Jeg er fan af teknologi, men jeg skal indrømme for jer alle, at jeg er en smule gammel.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Jestem fanem technologii, ale muszę przyznać przed wami wszystkimi, że jestem już trochę stary.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Mais bon, écoutez, j'adore la technologie, mais je dois vous avouer que je suis un peu vieux.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Pozrite, ja som fanúšik technológií, ale musím sa vám priznať, že som trocha starý.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Sou um fã de tecnologia, mas tenho de admitir-vos que sou um pouco velho.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Sunt fan al tehnologiei, dar trebuie să recunosc că sunt cam bătrân.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Tôi là một fan hâm mộ công nghệ, nhưng tôi phải thừa nhận với các bạn rằng tôi hơi cổ hủ.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Κοιτάξτε, είμαι φαν της τεχνολογίας, αλλά πρέπει να παραδεχτώ σε όλους σας πως είμαι λίγο μεγάλος.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Вообще, я — фанат технологий, но должен заметить, что я немного староват.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Тепер подивимося, я прихильник технологій, але повинен визнати, що я трохи старий.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım.보세요, 저는 기술을 참 좋아합니다만, 인정할 게 있는데
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım.Mi a helyzet a technológia bevezetésével?
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım.תראו, אני חובב טכנולוגיה, אבל אני חייב להודות