Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatta kalmak ile cümle

hayatta kalmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatta kalmak için hepimizin yiyeceğe ihtiyacı var, değil mi?כולנו צריכים אוכל כדי לשרוד, נכון?
Hayatta kalmak için hepimizin yiyeceğe ihtiyacı var, değil mi?نحن جميعاً بحاجة إلى الغذاء لنبقى على قيد الحياة، صحيح؟
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Annak érdekében, hogy életben maradjunk, az embereknek szerveződniük kellett.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.En vue de survivre, les Hommes ont du s'organiser.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.För att överleva har människor varit tvungna att organisera sig.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Para sobreviver, os humanos tiveram necessidade de se organizar.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Pentru a putea supravietui, oamenii au trebuit sa se organizeze.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Per sopravvivere l uomo ha avuto di organizzarsi.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Um zu überleben mussten die Menschen sich organisieren.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Untuk bertahan hidup, manusia harus mengorganisir diri mereka.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Ve snaze přežít, lidé se museli organizovat.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.Για να καταφέρουν να επιβιώσουν οι Άνθρωποι έπρεπε να οργανωθούν.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.За да оцелеят, хората е трябвало да устроят начина си на живот.
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.על מנת לשרוד - בני האדם נאלצו להתארגן יחדיו,
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.集団、
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Farão o que for necessário para sobreviver, mesmo que isso signifique prejudicar outras pessoas.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Harán todo lo que sea necesario para sobrevivir. incluso si eso significa socavar otras personas.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Họ sẽ làm bất cứ điều gì để tồn tại, thậm chí kể cả những việc hủy hoại những người khác.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.그들은 생존하기 위해 할 수 있는 것들을 다 합니다. 그런 행동이 다른 사람을 해치는 거라 해도 말이지요.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Leur seul but sera la survie, peu leur importe si c'est au détriment des autres.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Przetrwanie za wszelką cenę, nawet kosztem innych.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Queste persone farebbero di tutto per sopravvivere, anche se cio' significa sminuire gli altri.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Sie werden alles tun, um zu überleben, selbst wenn dabei andere Menschen untergraben werden.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Udělají cokoliv, aby přežili, i když to bude znamenat ublížit druhým.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Vor face tot ce e nevoie pentru a supraviețui, chiar dacă asta înseamnă să lovească în alți oameni.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Ze zullen alles doen om te overleven, zelfs als ze daardoor andere mensen benadelen.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Θα κάνουν ό,τι χρειάζεται για να επιβιώσουν, ακόμη και αν αυτό σημαίνει να υπονομεύσουν άλλους ανθρώπους.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Такие люди готовы на всё ради выживания, даже если потребуется унизить или нарушить права других.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Те биха правили всичко само и само да оцелеят, дори това да означава да съсипят други хора.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.הם יעשו את כל מה שנדרש כדי לשרוד, גם אם זה אומר לחתור תחת אנשים אחרים.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.سيفعلون كل شئ من أجل البقاء، حتى إذا كان ذلك يعني تقويض أناس آخرين.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.他人を攻撃することも いとわないのです ところで 私の誕生日が近づいており
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılarAby přežili, museli se naučit překonat oceán.
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılarChúng trở thành động vật sống trên cạn. Để sống sót, chúng buộc phải thích nghi với đại dương.
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılarPentru a supravieţui, au fost obligate să înfrunte oceanul.
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılarΓια να επιβιώσουν αναγκάστηκαν να μπουν στον ωκεανό.
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılarЧтобы выжить им пришлось вновь вернуться в океан.
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılar,על-מנת לשרוד .הן היו חייבות להתמודד עם האוקיאנוס
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılarللبقاء، هم أجبروا لتحدي المحيط
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Anh ấy có vài mô hình rất phức tạp về cách sống sót
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Aveva dei modelli di sopravvivenza molto complicati.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.El avea niște modele foarte complexe despre cum să supraviețuiești.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Ele tinha alguns modelos muito complexos acerca de como sobreviver.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Er hatte einige sehr komplizierte Modelle wie man überlebt.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Hij had wat complexe modellen om mee te overleven.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Il avait des modèles très complexes de façon de survivre.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.그는 생존법에 대한 여러가지 복잡한 모델을 가지고 있었지요.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Mal niekoľko veľmi komplexných modelov prežitia.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Měl několik velmi složitých modelů přežití.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Miał bardzo złożone modele na to jak przetrwać.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Néhány nagyon komplex túlélési modellje volt.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Tenía unos modelos de supervivencia muy complejos.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Είχε κάποια πολύ πολύπλοκα μοντέλα για το πώς να επιβιώσει.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.Така той притежаваше няколко много сложни модела как да оцелее.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.У него был ряд довольно сложных моделей для выживания.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.היו לו כמה מודלים מורכבים מאוד כיצד לשרוד.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.كانت لديه نماذج معقدة عن كيفية النجاة.
Hayatta kalmak için oldukça karmaşık modeller edinmiş.それは何が襲ってきたのかによります
Hayatta kalmak için yiyeceğe ihtiyacımız car.Aby przetrwać, potrzebujemy: Pożywienia.
Hayatta kalmak için yiyeceğe ihtiyacımız car.Če želimo preživeti, potrebujemo: Hrano.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod