Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.We wisten allemaal dat we ons leven riskeerden - de leraar, de studenten en onze ouders.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.Wir alle wussten, dass wir unser Leben riskierten: Lehrer, Schüler und unsere Eltern.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.Wszyscy wiedzieliśmy, że ryzykujemy życie, nauczyciel, uczennice, nasi rodzice.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.Ξέραμε όλοι πως ρισκάρουμε τις ζωές μας -- ο δάσκαλος, οι μαθητές και οι γονείς μας.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.Ми всі: вчитель, учні та батьки -- усвідомлювали, що ризикуємо життям.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.Мы знали, что рискуем жизнями, учителя, учащиеся и наши родители.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.Ние всички знаехме, че рискуваме живота си - учителката, ученичките и нашите родители.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.כולנו ידענו שאנחנו מסכנות את חיינו - המורה, התלמידות וההורים שלנו.
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.كلنا كنا نعلم أننا نخاطر بحياتنا المعلمين والطلاب وكذلك آبائنا
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.自分の命を危険にさらしていると 分かっていました 時折 突然一週間も 休校になることがありました
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Bukan berarti kita tidak dapat memberi makan, pakaian, dan rumah serta dapat hidup layak.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Het is niet onmogelijk om iedereen te voeden, kleden en huisvesten en ons behoorlijke levens te laten leiden.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Không phải là chúng ta không thể cho ăn, cho mặc và xây nhà cho tất cả mọi người và có một cuộc sống đầy đủ.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.저희를 모두 먹이고, 입고 유숙하는 것은 가능하지 않고 저희에게 알맞은 생활을 사는것이 가능하지 않다는것이 아닙니다.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Não é que não seja possível alimentar, vestir e alojar-nos a todos para vivermos vidas decentes.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Nem mintha lehetetlen lenne etetni, ruházni és elszállásolni mindnyájunkat, vagy épp tisztességes életet élni.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Nie chodzi o to, że nie wyżywimy się, ubierzemy i nie zapewnimy sobie dachu nad głową, by normalnie żyć.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.No es que no haya alimentos, ropa y viviendas para todos o que no podamos tener vidas dignas.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Non che non sia possibile alimentarci, vestirci e darci un tetto per vivere una vita decente.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Nu este vorba că nu e posibil să hrănim, îmbrăcăm şi adăpostim pe toată lumea astfel încât să trăim decent.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.Не то что невозможно прокормить, одеть и поселить нас всех и обеспечить нам хорошую жизнь.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.לא שאי-אפשר להאכיל, להלביש ולספק דיור לכולנו ולחיות חיים טובים.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.لا يعني ذلك أنه من المستحيل تغذية وإيواء جميعنا وجعلنا نعيش حياة كريمة.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.皆がそれなりの生活をすることは 可能です
Her kaza bölgesine ulaşan ilk tıbbi servis olduk ve 125 kazazedeyi hastaneye kaldırıp hayatlarını kurtardık.우리는 결국 모든 사고 현장에서 첫번째 대응 구조 팀이 됐고, 125명의 희생자를 이송했고,
Her kaza bölgesine ulaşan ilk tıbbi servis olduk ve 125 kazazedeyi hastaneye kaldırıp hayatlarını kurtardık.בסופו של דבר נעשינו לצוות התגובה הרפואי הראשון בכל אתר תקרית והסענו 125 קורבנות,
Her kaza bölgesine ulaşan ilk tıbbi servis olduk ve 125 kazazedeyi hastaneye kaldırıp hayatlarını kurtardık.كنا نحن أول فريق طبي يستجيب في كل مواقع الحادثة ونقلنا 125 ضحية
Her kaza bölgesine ulaşan ilk tıbbi servis olduk ve 125 kazazedeyi hastaneye kaldırıp hayatlarını kurtardık.真っ先に到着した救急チームとして 計125人を搬送し、 命を救うことができました。
Herkes bir anda hayatlarının petrole nasılda bağlı olduğunu farketmeye başladı.Iedereen is geschokt door het besef van hoe afhankelijk wij zijn van olie.
Herkes bir anda hayatlarının petrole nasılda bağlı olduğunu farketmeye başladı.Ludzie zaczynają zdawać sobie sprawę z tego jak bardzo zależni są od ropy.
Herkes bir anda hayatlarının petrole nasılda bağlı olduğunu farketmeye başladı.Toda a gente fica chocada ao aperceber-se da dependência que temos do petróleo.
Herkes bir anda hayatlarının petrole nasılda bağlı olduğunu farketmeye başladı.Toți sunt șocați să realizeze cât de dependenți sunt de petrol.
Herkes bir anda hayatlarının petrole nasılda bağlı olduğunu farketmeye başladı.Tutti sono sconvolti nel vedere quanto siano dipendenti dal petrolio!
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.그 과정에서 자신의 일을 사랑하고 새로운 가능성을 열어가는 각계각층의 수많은 사람들과 만났습니다.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.Spotkałam wielu różnych ludzi, wielu z nich robiło, co kochają, żyjąc na granicach możliwości.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.Spoznala sem ljudi različnih poklicev, veliko jih je delalo to, kar jih veseli, živeli so na meji možnega.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.Stretla som sa s ľuďmi s rôznym osudom, mnohí z nich robili, čo milovali, žijúc na hranici možností.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.Я зустрічала людей різного фаху. Чимало з них займалися улюбленою справою і користали з кожної можливості.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.Я повстречала людей из разных слоёв общества. Многие из них делают то, что любят — живут на грани возможного.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.פגשתי אנשים מכל אורחות החיים, וכה רבים מהם עסקו בדברים האהובים עליהם, חיים על גבול אפשרויותיהם.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.قابلت اشخاصا من مختلف مناشط الحياة الكثير منهم يقوم بالشيء الذي يحبه يعيش في حدود الممكن.
Her kesimden insanla tanıştım, büyük kısmı sevdikleri işi yapıyordu, ihtimallerle dolu bir hayatları vardı.多くの人たちは自分の好きなことをやって 可能性の限界まで追求していました 法律の学位を取得したものの
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.A więc, zasadniczo projekt Korzenie i Pędy zmienia życie młodych ludzi.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Bom, basicamente, o Roots and Shoots está a começar a mudar a vida dos jovens.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Bueno -- entonces, Roots and Shoots está empezando a cambiar la vida de los jóvenes.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Deci, una peste alta, Rădăcini și Lăstare începe să schimbe viața tinerilor.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Dus Roots en Shoots begint het leven van jonge mensen te veranderen.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Hursomhelt - för att uttrycka det enkelt, så börjar Roots and Shoots förändra unga människors liv.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Joka tapauksessa -- käytännön tasolla, Roots and Shoots on alkanut muuttaa nuorten ihmisten elämiä.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.아무튼 기본적으로 뿌리와 새싹은 우리 젊은 이들의 생활을 바꾸기 시작했습니다.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Na mindegy. Lényegében, a Gyökerek és Rügyek megváltoztatja a fiatalok életét.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Passons, donc "Roots and Shoots" est en train de changer la vie de jeunes personnes.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Quindi, "Roots and Shoots" sta iniziando a cambiare le vite dei giovani.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Takže - Roots and Shoots v podstatě začíná měnit životy mladých lidí.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Uanset -- så dybest set, Roots and Shoots begynder at forandre unge menneskers liv.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Τέλος πάντων -- έτσι βασικά, το Roots and Shoots αρχίζει να αλλάζει τις ζωές νέων ανθρώπων.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Во всяком случае - вобщем, "Корни и побеги" - это начало того, как молодежь меняет жизнь к лучшему.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Добре тогава, "Корени и Филизи" е началото на промяната на живота на младите хора.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.Коротше кажучи, "Корені та паростки" починають змінювати життя молоді.
Her neyse- temel olarak, Roots and Shoots genç insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor.בכל אופן -- באופן כל כך בסיסי, שורשים ונבטים מתחיל לשנות את חייהם של אנשים צעירים.