hayatın ile cümle
hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un hayatını kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save Tom's life.
Hayatını kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save your life.
Tom, hayatın tehlikede.Tom, your life's in danger.
Hayatınla ne yapıyorsun?What are you doing with your life?
Sevilen kişi olmadan hayatın hiç anlamı yoktur.Life without beloved person has no sense.
Hayatını yeniden yapacak olsan hangi yaşa geri gitmek istersin?If you were to remake your life , to what age would you like to go back?
Hayatında biri var mı?Do you have someone in your life?
Tom boşuna hayatını feda ederdi.Tom would have sacrificed his life in vain.
Tom kendi hayatını almadı.Tom didn't take his own life.
Hayatın tehlikede.Your life's in danger.
Hayatını kendi tarzına göre yaşa, diğerlerinin talimatlarına göre değil.Live your life your way, not according to the instructions of others.
İhtiyacın olan şey hayatına bir adam sokmak.What you need is a man in your life.
Sana hayatını değiştirecek bir sır söyleyeceğim.I'll tell you a secret that will change your life.
Kocasının ölümü onun hayatını tamamen değiştirdi.The death of her husband changed her life completely.
Aşksız hayatın benim için imkansız olduğunu anlıyorum.I understand that life without love is impossible for me.
Bu, hayatın bir gerçeği.It's a fact of life.
Tom yoldaki hayatın olacağını düşündüğü kadar kolay olmadığını öğrendi.Tom found out that life on the road wasn't as easy as he thought it would be.
Tom yoldaki hayatın olacağını düşündüğü kadar kolay olmadığını keşfetti.Tom discovered that life on the road wasn't as easy as he thought it would be.
Bu, hayatını kurtarabilir.It could save your life.
Tom soruna bir çözüm bulmak için hayatını adadı.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Tom probleme bir çözüm bulmak için hayatını adamış.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Paran ya da hayatın!Your money or your life!
O, hayatını kurtarabilir.He can save your life.
Dalış arzusunu onun hayatına mal oldu.His desire to dive has cost him his life.
Onun hayatında bir erkek daha var.She has another man in her life.
Onun hayatında başka bir kadın var.He has another woman in his life.
Aşk hayatına özellikle dikkat etmen önemlidir.It is important to pay special attention to your love life.
Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.You are entirely correct; habits play a very large role in people's lives.
Tom, anti-nükleer enerji hareketine hayatını adadı.Tom has devoted his life to the anti-nuclear-energy movement.
Tom nükleer enerjiye karşı hareket için hayatını adadı.Tom has devoted his life to the movement against nuclear energy.
Genellikle hayatın kısa olduğu söylenir.It is often said that life is short.
Tom hayatının sıkıcı olduğunu düşünüyor.Tom thinks that his life is boring.
Hayatınız tehlikede.Your life is in danger.
Tom dünün hayatının en mutlu günü olduğunu söyledi.Tom said yesterday was the happiest day of his life.
Tom hayatından nefret ediyor.Tom hates his life.
O hayatını seviyor.He likes his life.
Tom hayatını seviyor.Tom likes his life.
Hayatın karayolunda bazen böcek olacaksın başka zamanlar ön cam olacaksın.On the highway of life, sometimes you'll be the bug, other times you'll be the windshield.
O, hayatını feda etti.She sacrificed her life.
Hayatını düşün.Think about your life.
O, hayatında zorlukları olanlara yardımcı olur.He helps those who have hardships in their lives.
Yemek hayatın en büyük zevklerinden biridir.Food is one of life's greatest pleasures.
Bu, hayatın en büyük zevklerinden biridir.It's one of life's greatest pleasures.
Yemek hayatın harika zevklerinden biridir.Eating is one of life's great pleasures.
Hayatın en büyük zevki nedir?What is life's greatest pleasure?
Seks hayatın en büyük zevklerinden biridir.Sex is one of life's greatest pleasures.
O, hayatının bir gününde bile şiddetsiz yaşamadı.She didn't live a single day of her life without violence.
Tom yoksullara yardım etmek için hayatını adadı.Tom dedicated his life to helping the poor.
Tom yetişkin hayatının çoğunu Boston'da yaşadı.Tom has lived in Boston for most of his adult life.
Tom sana hayatını borçlu.Tom owes you his life.
Tom bizim için hayatını riske attı.Tom risked his life for us.
Hayatın özlemleri çocukların kılığında gelir.Life's aspirations come in the guise of children.
Allah hayatında önemli midir?Is God important in your life?
Hayatınızın en unutulmaz günü neydi?What was the most memorable day of your life?
Bütün hayatını insanlara yardım ederek geçirdi.He spent his entire life helping people.
Tom bütün hayatını insanlara yardım ederek geçirdi.Tom spent his entire life helping people.
Sadece bir tane hayatın var. Onu mutlu ve başarılı bir şekilde yaşa.You only have one life. Live it happily and successfully.
Tom hayatının çoğunda akıl hastanelerine girip çıkmıştı.Tom has been in and out of mental hospitals most of his life.
Ee, hayatında biri var mı?So, are you seeing anyone?
Ee, hayatında biri var mı bakalım?So, are you seeing anyone?