hayatın ile cümle
hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatının ilk on beş yılı boyunca Jena kentinin çevresinde altı kez taşındı.Lors des quinze premières années de sa vie, elle déménage six fois dans Iéna et à sa périphérie,.
Bu olayda Türk pilot kendisini paraşütle kurtarabildi ancak Yunan pilot olay yerinde hayatını kaybetti.Alors que le pilote Turc réussit à s'éjecter en toute sécurité, le pilote Grec y perdit la vie.
Bir yıl sonra 1 Kasım 1958 Cumartesi günü Cerrahpaşa Hastanesinde hayatını kaybetti.Il est décédé de cette maladie un an après dans l'hôpital Cerrahpasa le 1er novembre 1958.
Hayatının tehlikede olduğunu hissettiğinde ya da aşırı derecede sinirlendiğinde Hulk'a dönüşmektedir.Comme dans le film, dès qu'il est stressé ou en colère, il se transforme en Hulk.
Hükûmeti oluşturmada başarız olan Broch, Fransa'ya döndü ve birkaç yıl sonra hayatını kaybetti.Broch a échoué dans cette tentative et est retourné en France, où il est mort quelques années plus tard.
Daha sonra bürokrasi hayatına atıldı.Vous êtes enlisés dans la bureaucratie.
Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz.Je vous apporte le meilleur de la vie ici-bas et de l'au-delà.
30 Mart 2015 itibarıyla Science&Vie TV adıyla yayın hayatına devam etmektedir.Elle est remplacée le 20 mars 2015 par Science & Vie TV.
Hayatının sonuna kadar Fransa’da kaldı.Il demeure en France pour le restant de ses jours.
Kaptan Okada, köprüye isabet eden bir bombayla hayatını kaybetti.Le capitaine Okada fut tué par une bombe qui explosa sur la passerelle.
Hayatının son yılında, Donovan Pratt Enstitüsü müdürüydü.Dans ses dernières années, James Donovan fut président de l'Institut Pratt.
Burada yaklaşık 70.000 Polonyalı entelektüel ve Sovyet savaş esiri hayatını kaybetmiştir.Environ 140 000 civils et prisonniers de guerres soviétiques y ont été exécutés.
Deprem nedeniyle 63 kişi hayatını kaybetmiş ve 3.757 kişi yaralanmıştır.Le séisme fit 63 morts et 3 757 blessés.
3 kişi hayatını kaybetti.Trois personnes ont perdu la vie.
Uçakta bulunan 181 yolcu ve 8 mürettebat hayatını kaybetti.Il y avait 181 passagers et 8 membres d’équipage présents à bord.
Hayatının ilk dört yılını Mısır'da geçirdiğinden dolayı İngilizce'den önce Arapça öğrendi.Ayant vécu en Égypte jusqu'à quatre ans, il apprend l'arabe avant l'anglais.
Dahmer hayatının geri kalan kısmını Portage, Wisconsin'deki Columbia Correctional Institution'da geçirdi.Dahmer a passé la plupart de son temps à la Columbia Correctional Institution à Portage.
Hiçbir şampiyonluk insan hayatından daha değerli değildir.Rien n'est plus précieux que la vie.
Ancak bu onun hayatına mâl olacaktır.C'est sans doute la chance de sa vie.
Stone'un kitaplarından bazıları: Lust for Life (1934) – Vincent van Gogh’un hayatını anlattığı eser.La Vie passionnée de Vincent Van Gogh (Lust for Life) - inspiré par la vie de Vincent van Gogh (1934).
İki pilot hayatını kaybetti.Les deux pilotes perdent la vie.
Her yıl 11.000 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetmektedir.Environ 10 000 élans sont tués dans des accidents de la circulation, chaque année.
Sonrasında ise, hayatının kalanını geçireceği New York'a yerleşti.Elle s'installe à New York où elle vit le reste de sa vie.
Eski Mısırlılar, ölümün hayatın bir sonu olduğunu düşünmemekteydiler.Les Mayas ne croyaient pas que la mort soit la fin définitive de l’existence.
Özel hayatınızı etkin bir şekilde korumayı mümkün kılacak şifreleme henüz desteklenmemektedir.Selon lui, la vie privée n’est toujours pas protégée de manière efficiente.
Hayatının son yıllarında kör oldu.Elle est devenue aveugle les dix dernières années de sa vie.
Hayatında hiçbir iz, 1971.Parle-moi de ta vie, 1971.
Ardından ABD'de futbol hayatını sürdürdü.Il a poursuivi le football professionnel aux États-Unis.
Hayatının büyük bir bölümünü Kanada'da geçirmiştir.Il a passé la majeure partie de sa vie au Canada.
Paris, Fransa'da iş hayatına başladı.À Paris, le Club français débute ses activités.
29 kişi saldırı sonucu hayatını kaybetti ve yaklaşık 220 kişi yaralandı.L'explosion fit 29 morts, et environ 220 blessés.
Hayatının büyük kısmını Fransa'da geçirdi.Il a passé la majeure partie de sa vie en France.
Futbol hayatına Almanya'nın SSV Ulm 1846 takımında başladı.Il a passé également une brève période dans l'équipe allemande du SSV Ulm 1846.
Ama hayatını lanetli bir biçimde geçirmiştir.Mais il mena une vie profane.
Ancak bir gün hayatındaki her şeyi tasfiye etmeye karar verir.Un jour elle décide de tout plaquer.
Ressam yine de hayatını yoksulluk ve yalnızlık içinde tamamlamıştır.Elle termine sa vie dans la pauvreté et la solitude.
5 kişi hayatını kaybetti.Cinq personnes perdirent la vie.
Spor hayatını Almanya'da sürdürmektedir.Il poursuit sa carrière en Allemagne.
Ancak bu takıntısı onun hayatını ve kariyerini mahveder.Ce contrôle positif brisera sa carrière et sa réputation.
12 kişi hayatını kaybetti.Douze personnes perdent la vie.
Hayatının büyük bir kısmını Moskova'da geçirdi.Il a passé l'essentiel de sa vie à Moscou.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.Elle se suicide à la mort de son mari.
Fakat II. İsmail babasının hükümdarlığı döneminde hayatını olarak geçirmişti.Il avait déjà combattu contre les ismaélien pendant le règne de son père.
Savaş sırasında hayatını kaybeden Bonairelilerin anısına yaptırılmıştır.Ils sont remplacés par leurs adversaires défaits durant les élections.
John Grimek, 20 Kasım 1998'de 88 yaşındayken York, Pennsylvania'da hayatını kaybetmiştir.Il est décédé le 20 novembre 1998 à York, en Pennsylvanie, à l'âge de 88 ans.
Öğrenimini, hayatının akışını şekillendiren o çok sevdiği müzik üzerine yapar.Ceci permet de progresser dans l'exploration de la musique qu’il a de forte chance d’aimer.
Siyasi hayatına 1962 yılında başladı.Sa carrière politique a démarré en 1962.
Kadıköy’deki hayatının son yıllarını geçirdiği ev, müze hâline getirilerek ziyarete açıldı.La maison où il vécut les trois dernières années de sa vie est devenue un musée.
Hayatının sonu hakkında bir bilgi yoktur.On ne connaît rien de la fin de sa vie.
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.Dans une année ordinaire, il n'est pas inhabituel que 10 % de la population de la ville meure de fièvre jaune.
1 kişi hayatını kaybetti.L'un d'eux y a perdu la vie.
Bilindiği gibi Güneş yeryüzündeki hayatın var olması için çok önemlidir.Le climat revêt une grande importance pour savoir si la vie est ou a été présente sur la planète.
Başbakanlıktan istifasından sonra aktif politika hayatından çekildi.À la suite de sa présidence, il se retire de la vie politique active.
Origin (1980) – Charles Darwin’in hayatını anlattığı eser.Charles Darwin, le Roman de nos Origines (The Origin) - inspiré par la vie de Charles Darwin (1980).
Ve orada da hayatını kaybetmiştir.Il y perd la vie.
Yayın hayatına 19 Aralık 2005'te başlamıştır.La diffusion débute le 19 décembre 2005.
Pilotlardan her ikisi de kazada hayatını kaybetti.Les deux pilotes perdent la vie dans l’accident.
Yazarın ilk romanıdır ve kendi hayatından izler taşımaktadır.Il est le premier roman de l’auteur, inspiré de son expérience personnelle.
Yiyecekler ve diyetler hayatınızda büyük bir öneme mi sahip?Toi et tes mercenaires vous êtes veinards hein ?
Şimdi her ikisi hayatını yoluna koymaya çalışacaklardır.Les deux hommes y laisseront leur vie.