hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Para harca ve hayatın tadını çıkar!Spend money and enjoy life!
Sağlık ve akıl, hayatın iki nimetidir.Health and intellect are the two blessings of life.
O, bir köprüden atlayarak hayatına son verdi.He ended his life by jumping off a bridge.
Ona Amerikada'ki hayatından bahsetmesini istedi.She advised him to talk about his life in America.
O, onu kurtarmak için hayatını riske attı.She risked her life to save him.
Bütün hayatın senin önünde.Your whole life is before you.
Çocukluğunda ne yaparak harcadığın zaman hayatının geriye kalanını etkiler.What you spend time doing in your childhood affects the rest of your life.
Hayatın anlamı hakkında düşünüyorum.I've been thinking about the meaning of life.
Bir otelde yangın kaçışının nerede olduğunu bilmek hayatınızı kurtarabilir.Knowing where the fire escape is in a hotel may save your life.
Bu virüs nedeniyle birçok fil hayatını kaybetti.Because of that virus, many elephants lost their lives.
Tom bir tren kazasında hayatını kaybetti.Tom was killed in a train accident.
Tom hayatının son yıllarını Boston'da geçirdi.Tom spent the last years of his life in Boston.
Tom hayatının baharında.Tom is in the prime of his life.
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da kalmaya niyeti yok.Tom has no intention of staying in Boston for the rest of his life.
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da yaşamaya karar verdi.Tom has decided to live in Boston for the rest of his life.
Tom şehir hayatını sevmez.Tom doesn't like city life.
Tom Mary'yi kurtarmak için hayatını riske attı.Tom risked his life to save Mary.
Tom onun hayatının her anında Mary'yi dövdü.Tom beat Mary to within an inch of her life.
Tom bir otomobil kazasında hayatını kaybetti.Tom was killed in an automobile accident.
Çeşitlilik hayatın lezzetidir.Variety is the spice of life.
Tek bir olay hayatınızı değiştirebilir.A single incident can change your life.
Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak kitapları okumalısın.You should read the kind of books that will be useful to you later in life.
Tom, bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Tom was killed in a traffic accident.
Tom, bir uçak kazasında hayatını kaybetti.Tom was killed in a plane crash.
Tom, bir araba kazasında hayatını kaybetti.Tom was killed in a car accident.
Tom, hayatının geri kalanını Mary ile geçirmek istedi.Tom wanted to spend the rest of his life with Mary.
Tom hayatının geri kalanını Amerika'da geçirmek istedi.Tom wanted to spend the rest of his life in America.
Tom Mary'ye hayatında yeni bir sayfa açacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd turn over a new leaf.
Tom kanser nedeniyle hayatını kaybetti.Tom died of cancer.
Tom bütün hayatını köpek balıklarını araştırmaya adadı.Tom devoted his whole life to studying sharks.
Tom bütün hayatını kamu hizmetine adadı.Tom devoted his whole life to public service.
Tom bütün hayatını fakirlere yardım etmeye adadı.Tom devoted his life to helping the poor.
Tom şehir hayatından vazgeçmeye ve kırsalda yaşamaya karar verdi.Tom decided to give up city life and live in the country.
Onun özel hayatına ilişkin belgeler soygunda çalındı.Documents relating to his private life were stolen in the burglary.
Geri gidebilsen ve hayatına tekrar başlayabilsen, hangi yaştan başlamak istersin?If you could go back and start your life again, from what age would you like to start?
Tom zaten hayatının en güzel yıllarını gördü.Tom has already seen the best years of his life.
Tom Mary'nin hayatını kurtardı.Tom saved Mary's life.
Tom hayatını kurtarmak için koştu.Tom ran for his life.
Hayatın doğası açıklanamaz.Life's nature is inexplicable.
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.I deeply admire Frida Kahlo's life and work.
Seyahat hayatın en acı zevklerinden biridir.Travelling is one of the saddest pleasures of life.
Bu köpek şu küçük kızın hayatını kurtardı.This dog saved that little girl's life.
Daha doğrusu, hayatın anlamı sorunudur.More precisely, it is the question of the meaning of life.
Bu yaşta, hayatın anlamı ilgimi çekmeye başladı.At this age, the meaning of life began to interest me.
Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.It takes a lot of time getting used to married life.
Başyapıtını tamamlamak onun bütün hayatını aldı.It took him his entire life to complete his chef d'oeuvre.
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
Bugün rocktaki en inanılmaz seslerinden birinin hayatını kutluyoruz.Today we celebrate the life of one of the most amazing voices in rock.
Senin hayatın benim ellerimde.Your life is in my hands.
Şu anda senin hayatını gerçekten kıskanıyorum.I'm really jealous of your life right now.
O, hayatın zulümlerini kabul edemezdi.She couldn't accept the cruelties of life.
Çocuklar hayatın çiçekleridirler.Children are the flowers of life.
Onun tüm hayatında okuyabileceğinden daha fazla kitapları var.He has more books than he can read in his entire life.
Babası hayatını bilime adamıştı.His father dedicated his life to science.
Ruhun karanlık gecesi hayatın ortasındaki ölümdür.The dark night of the soul is death in the midst of life.
O, hayatın bir parçası.It's part of life.
Trafik kazasında birkaç kişi hayatını kaybetti.A few people were killed in the car accident.
Sadece bir acil operasyon hastanın hayatını kurtarabilir.Only an immediate operation can save the patient's life.
İlaçlar hayatınızı mahvedebilir.Drugs can ruin your life.
Tom hayatın sırrını keşfetti ama bana anlatmayacak.Tom discovered the secret of life, but he won't tell me.

İlgili Sayfalar