hayatım ile cümle
hayatım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.1991 hatte ich wahrscheinlich die ergreifendste und transformativste Erfahrung meines Lebens.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.1991년에 저는 아마도 제 인생에서 가장 심오하고 영향력 있는 경험을 하지 않았나 싶습니다.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Em 1991, eu tive provavelmente a experiência mais profunda e transformadora da minha vida.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.En 1991 j'ai vécu la plus profonde et transformatrice expérience de ma vie.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.En 1991 tuve quizá la experiencia más profunda y transformadora de mi vida.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.În 1991, am avut poate cea mai profundă și transformatoare experiență a vieții.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.In 1991 had ik misschien de meest diepgaande ervaring in mijn leven.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Nel 1991 ho avuto forse l'esperienza più profonda e trasformativa della mia vita.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Pada tahun 1991 saya memiliki pengalaman yang mungkin paling mendalam dan transformatif dalam hidup saya.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Vào năm 1991 tôi có một trải nghiệm có thể nói là ảnh hưởng vô cùng sâu sắc và làm biến đổi cuộc đời tôi.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.V roce 1991 jsem měl zřejmě ten nejpronikavější a nejvíce přetvářející zážitek v mém životě.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.W 1991 roku Prawdopodobnie doświadczyłem najgłębszego i odmieniającego Przeżycia w moim życiu.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.Το 1991 είχα ίσως την πιο βαθιά μεταμορφωτική εμπειρία της ζωής μου.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.В 1991 я пережил нечто, потрясшее и изменившее меня до глубины души.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.През 1991 аз преминах през може би едно от най-дълбоките и трансформиращи преживявания в живота си.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.בשנת 1991 זכיתי אולי לחוויה העמוקה והמשפיעה ביותר בחיי.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.في عام 1991 كانت لي تجربة ربما الأكثر عمقا وتحويلا في مجرى حياتي.
1991'de hayatımın belki de en derin ve hayat değiştirici deneyimini yaşadım.人生で最も深く 動かされるような 体験をしました 大学の3年目です 学部には7年いたんですが—
(1) "Ben bu dersin hayatımda, görüş açımı en çok genişleten ders olduğunu düşünüyorum."(1) 저는 이 수업이 제 삶에서 가장 폭넓은 경험 중 하나라고 생각합니다.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.2008년에는 인생에 대한 회의감을 느꼈습니다.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Allí estaba, en 2008 preguntándome dónde estaba situado en la vida.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Così, nel 2008, mi chiesi dove fossi arrivato nella vita.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Deci, în 2008, am fost în situaţia de a mă întreba în ce punct ajunsesem din viaţa mea.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Donc me voilà en 2008 me demandant où j'en étais dans ma vie.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Dus hier was ik dan in 2008 en ik vroeg me af waar ik stond in mijn leven.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Hier war ich also, im Jahr 2008, und fragte mich, wo ich mich befand in meinem Leben.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.In tako sem se leta 2008 spraševal, kje sem v svojem življenju.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Jadi di sinilah saya tahun 2008 bertanya-tanya di mana tempat saya.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.No a v roce 2008 jsem si lámal hlavu nad tím, co se mnou bude.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Roku 2008 som sa začal zaujímať o to, kde som sa nachádzal vo svojom živote.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Szóval 2008-ban azon tűnődtem, hol tartok az életben.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Tak więc znajdowałem się w 2008 ciągle próbując się odnaleźć w życiu.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Vì vậy tại đây năm 2008, tôi tự hỏi đâu là cuộc sống của mình.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Έτσι λοιπόν φτάνω στο 2008 να αναρωτιέμαι πού ήμουν στην ζωή μου.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.И вот 2008 год, я размышлял о том, чего добился в своей жизни.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.И ето ме там, през 2008-ма, чудейки се на какъв етап от живота си съм.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.Отже я опинився тут в 2008 році, ставлячи собі запитання: де моє місце в житті.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.אז הנה אני ב-2008 תוהה מה קורה עם חיי.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.كان ذلك في عام 2008 حيث تساءلت أين كنت في حياتي.
2008 yılına geldiğimizde hayatımda nerede durduğumu merak ediyordum.自分を見失いさまよっていました 型にはまった役者になりつつあると感じていました
2010, bugün... ...hayatımın en önemli günü.2010, hoje... é o dia mais importante da minha vida.
2010, bugün... ...hayatımın en önemli günü.2010, hoy... es el día más importante de mi vida.
2010, bugün... ...hayatımın en önemli günü.2010년 오늘은... 제 인생에 가장 중요한 날입니다
2010, bugün... ...hayatımın en önemli günü.Ini hari terpenting dalam hidupku
2010, bugün... ...hayatımın en önemli günü.Але 27 червня 2010 року найважливіший день в моєму житті.
2010, bugün... ...hayatımın en önemli günü.اليوم, 2010 هو أهم يوم في حياتي
27 Haziran 2010... Bugün hayatımın en önemli günü.Але 27 червня 2010 року найважливіший день в моєму житті.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.그날이 제가 난생 처음으로, 29살의 나이에 생리대를 만진 날이었습니다.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.An diesem Tag habe ich, im Alter von 29 Jahren, zum allerersten Mal eine Binde angefasst.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.A tehdy úplně poprvé, ve svých 29 letech, jsem se poprvé v životě dotknul menstruační vložky.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.Dat was de eerste keer, ik was 29, dat ik ooit een maandverband had aangeraakt.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.Lần đầu tiên, ở tuổi 29, ngày hôm đó, tôi đã chạm vào một miếng băng vệ sinh, lần đầu tiên trong đời.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.La prima volta, a 29 anni, quel giorno toccai un assorbente per la prima volta.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.La primera vez, a los 29 años, ese día toqué la toalla por primera vez.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.Pentru prima dată, la 29 de ani, atingeam un absorbant.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.Pertama kalinya, di usia 29 tahun, hari di mana saya pertama kalinya menyentuh pembalut wanita.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.Po raz pierwszy, w wieku 29 lat, dotknąłem wtedy podpaski.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.Ήταν η πρώτη φορά, σε ηλικία 29 ετών, εκείνη τη μέρα ακούμπησα σερβιέτα για πρώτη φορά.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.Впервые в жизни, в возрасте 29 лет, я в первый раз прикоснулся к прокладке.
29 yaşımda, hayatımda ilk kez o gün bir hijyenik pede dokundum, ilk kez.כך בגיל 29, נגעתי בתחבושת היגיינית לראשונה אי-פעם.