hayatım ile cümle
hayatım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kesinlikle hayatımda hiçbir siyasal kuruluşa üye olmadım."Hiszen semmilyen polgári rendszernek nem vagyok a híve már régen.”
Söz yazarı Tuomas Holopainen bu albüme "hayatımı kurtaran albüm" demiştir.Tuomas Holopainen úgy hivatkozott erre az albumra, mint az album, ami megmentette az életét.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Tisztán és szentül megőrzöm életemet és tudományomat.
Kitabın adı "Gatsby'yi Aramak: Benim Hayatım" idi.Ugyanazt a választ kapta: „A nevem Mr. Wigner.”
Futbol hayatıma böylece başladım." ifadelerinde bulunmuştur.Táncolni kezdtem. (…) Hát így nézett ki az első találkozásunk”.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.Társasági életet él, de nem túlzottan központi személyiség.
Bu olay, hayatımın en iyi tecrübelerinden biriydi.Életem egyik legrosszabb élménye volt.
Futbol hayatıma Beşiktaş’ta devam edeceğim.”Folytatom a játékkészítést, amíg csak élek”.
Annesinin ölümü hakkında "hayatımda aldığım en büyük darbeydi.Halála életem legnagyobb megrázkódtatását jelentette".
"Yakınsama ve Hayatımıza Etkileri".Vannak távolabbi és közelebbi rokonaim.”
Hayatıma hoş geldiniz.Üdvözöllek az életemben!
Alkolizm hayatımı mahvetti.Az alkoholizmus tönkretette az életemet.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Hänellä oli pitkän elämänsä aikana monia vaimoja.
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım.Elämäni suurin virhe.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Sinä pelastit henkeni.
"Aşk benim hayatımı darmadağın edebiliyor".Rakkaus ikään kuin viilsi minut auki”.
Hayatımızı Değiştiren Filmler.Kissa joka muutti elämäni.
Sonra o duygular sanat hayatım boyunca devam etti.Taiteelliset harrastukset jatkuivat kuitenkin koko eliniän.
Hâlâ, tüm hayatımda olduğu kadar fakirim.Ollut pitkin elämää masentunut.
Umarım ben hayatımda bunun yarısını yapabilirim".Olen saattanut olla mukana siinä väliosassa.»
Hayatımdaki en kötü program takvimiydi.Se oli elämäni kamalin yö.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.Hänellä on tasapainoinen elämä, muttei elämänkumppania.
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.Näytelmän musiikista tuli kaksi vuotta myöhemmin Griegin kuuluisin ja menestyksekkäin teos.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Ilomantsin nähtävyydet Kerran elämässä.
Turneye çıktığımda hayatımda birçok şey atlattım.Kun kävin terapiassa, huomasin paljon rumia asioita.
Sergen'in Münih Olimpiyat Stadı'nda beni nasıl geçtiğini hayatım boyunca unutmayacağım.Brundage muistetaan Münchenin olympialaisista.
Ben her şeyde olduğu gibi sanat hayatım boyunca, inadımla yaşadım.Sykkö, Sami: Koko elämä muodin palveluksessa.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Koskaan aikaisemmin tai myöhemmin en ole vastaavaa nähnyt."
Hayatım tamamen değişebilirdi.Se muuttaa minut täysin.
Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk.Pihlajamäen ehdotuksesta Väinö Linnan Sotaromaani nimettiin Tuntemattomaksi sotilaaksi.
Hayatımın neye benzediği hakkında bir fikrin var mı?Osaatko edes kuvitella, millaista elämäni on?
Hayatımı ve paramı sevdim.Rakastin elämääni ja rahojani.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Του είχα σώσει τη ζωή.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Θα διατηρώ αγνή και άσπιλη και τη ζωή και την τέχνη μου.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."Κοιτάζω 20 χρόνια πριν και συνειδητοποιώ ότι είχα πολλά "άχρηστα πράγματα".
Michael gibi hayatımın en önemli idollerinden biri ile çalışma şansına eriştiğim için çok gurur duyuyorum."Είμαι περήφανος που συνεργάστηκα με τον Μάικλ, ένα από τα είδωλα της εποχής μας».
Bir röportajında ‘’benim kendi hayatımda din ve bilim ayrıdır.Σε μία συνέντευξή της είχε δηλώσει: «Στη δική μου ζωή, η επιστήμη μου και η θρησκεία μου είναι διαχωρισμένες.
Hayatımın mutlu bir dönemiydi.Ήταν μια περίπλοκη στιγμή της ζωή μου».
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.Τα επόμενα τρία χρόνια ήσαν από τα πιο ευτυχισμένα και παραγωγικά της ζωής του.
Hayatımın en harika anlarından idi." diye hatırlıyor."Είναι η μεγαλύτερη ιστορία αγάπης που έχουμε" εξήγησε.
"Oya Başar: Hayatımın 35 yılı gitti".««Ευαγόρας» Πάφου: 50 χρόνια ζωής».
"Aşk benim hayatımı darmadağın edebiliyor".Η οργή μπορεί να το συντρίψει."
Hayatımdan nefret ediyorum.Μισώ τη ζωή μου.
Kitabın hayatımı değiştirdi.Το βιβλίο σου άλλαξε τη ζωή μου.
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım.Det var den største fejltagelse i mit liv."
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Jeg vil bevare mit liv og min kunst rent og fromt.
Hayatımızın En Güzel Yılları (film, 1946), William Wyler 'ın yönettiği 1946 yapımı ABD filmi.De bedste år er en amerikansk film fra 1946 instrueret af William Wyler.
Hayatımın en harika anlarından idi." diye hatırlıyor.Det var den mest vidunderlige dag mit liv".
Umarım ben hayatımda bunun yarısını yapabilirim".Og jeg har følt en masse af det i mit liv ".
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.Hvad forretningen angår, så har den faktisk aldrig set bedre ud end lige netop nu”.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Det havde jeg egentlig aldrig følt før."
Size söylemek isterim ki, şu anda tüm hayatım tek bir an gibi gözlerimin önünde.Jeg har da i hvert fald set én med mine egne øjne for kort tid siden.
1977'de burada doğdum ve hayatımın çoğu burada geçti.De første blev indført i 1977, og der har været flere generationer af disse.
Ancak ben buraya geldiğimde hayatım boyunca ilk defa gördüğüm bir duruma şahitlik ettim.Jeg har prøvet at slippe væk fra ham, lige fra den første gang jeg så ham...
Benim hayatım, bütün hayatlardan oluşmuş bir hayattır.En proces som må gennemleves i alle livets relationer.
Çeşitli sıkıntılar ile hayâtım geçti.Eller jeg var i for mange dårlige forhold.
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.I 1973 oplever fabrikken det største og mest udbytterige år i sin historie.
Bu değişimi, sürekli bir yaz gelişi benzetiyor ve ona "sen benim hayatımı kazandın" diyor.Han sammenlikner denne forandringen med ankomsten til en evig sommer og forteller henne at «du vant mitt liv».
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Idag reddet du livet mitt.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.De skal stå for litteraturen og historien til landet vårt.