hayatım ile cümle

hayatım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hayatımı neden mahvediyorsun?Warum ruinierst du mein Leben?
Benim hayatım güzel değil.Mein Leben ist nicht cool.
Hayatımın kalanını geçireceğim gelecekle çok ilgiliyim.Ich interessiere mich sehr für die Zukunft, denn ich werde den Rest meines Lebens in ihr verbringen.
Ben sadece hayatımda biraz daha çeşitlilik istiyorum.Ich möchte nur etwas mehr Abwechslung in meinem Leben.
Sen benim hayatımın aşkısın ve ebediyen öyle kalacaksın.Du bist die Liebe meines Lebens und das bleibst du auf ewig.
Hayatımı kaybetmekten korkuyorum. Sen benim hayatımsın.Ich habe Angst mein Leben zu verlieren. Denn du bist mein Leben.
Şu dünyamız üstünde yaşadığımız hayatımız, ne de güzel bir hayat lurdu, ayırımcılık yapılmasaydı.Es wäre eine bessere Welt, auf der wir lebten, würden wir keine Unterschiede machen.
Hayatımı tekrar yaşayabilseydim, seni daha erken bulur, böylece seni daha uzun süre sevebilirdim.Wenn ich mein Leben noch einmal leben dürfte, würde ich dich früher finden, damit ich dich länger lieben kann.
Evet, hayatımda yolumu hayal kurarak alıyorum.Ja, ich träume mich durch das Leben.
Elektrik olmasaydı hayatımız nasıl olurdu?Wie wäre unser Leben wohl ohne Elektrizität?
Politika hayatımın büyüleyici bir parçası. Ama siyaset benim hayatım değil.Politik ist ein faszinierender Teil meines Lebens. Aber Politik ist nicht mein Leben.
Hayatımın en kötü dönemiydi!" dedi.Es war die erbärmlichste Zeit meines ganzen Lebens“.
(Bütün hayatım boyunca nerelerdeydin?) sözü üzerine kurulmuştur.Schließ dich dem Kreis meiner Diener an und in mein Paradies ein!“ (Koran, Sure 89, 27-30).
(Yaşanmamış Hayatımız.Unser ungelebtes Leben.
Tomika’dan önce hayatımda başka kadınlar vardı.Frauen hatte Haake schon vor Wanda gehabt.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Wie Versöhnung mein Leben rettete.
Van'da doğdu, eğitim hayatımı Balıkesir, Denizli, Uşak ve Manisa'da sürdürdü.Er absolvierte seine Schul- und Studienlaufbahn in den Städten Balıkesir, Denizli, Uşak und Manisa.
Hayatımızın En Güzel Yılları (film, 1946), William Wyler 'ın yönettiği 1946 yapımı ABD filmi.Die besten Jahre unseres Lebens ist ein US-amerikanisches Filmdrama von William Wyler aus dem Jahr 1946.
Hayatımızı Değiştiren Filmler.Ideen, die mein Leben verändern.
Benim de hayatımda unuttuğum anılarım vardır.Erhalten sind seine Erinnerungen Aus meinem Leben.
Bu olay, hayatımın en iyi tecrübelerinden biriydi.Da wusste ich: Das war die beste Entscheidung meines Lebens.
Yani hayatımı oraya harcadım.Ich spielte um mein Leben.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.Mein Lebenslauf und mein Wirken im Fache der Sprache und der Kunst.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Rückblick auf mein Leben.
Eğer bir hayatım olacaksa çoktan seçmelisini tercih ederim!").Ich wüsste nicht einmal, wie ich eine anfangen sollte!')
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Sie sind für viele Leute über die ganzen Jahre sehr wichtig gewesen.
Hayatım tamamen değişebilirdi.Die Welt hätte sich für mich ändern sollen.
Ama hiçbir zaman hayatımın bir parçası olmadı.Obgleich ich doch niemals ihr Genosse war.
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.Die nächsten zwanzig Jahre Aufenthalt wurden die fruchtbarste und glücklichste Schaffensphase seines Lebens.
Simon Cowell hayatımızın değişeceğini söylüyordu.Simon Ammann setzt Karriere fort.
Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün...Dann habe er an einem Tag alles gehabt, was er im Leben am meisten liebe.
Yoksa istediği eski hayatımıdır?Erinnert sie sich an ein früheres Leben?
Hayatımdan vazgeçmeyeceğim.Das Leben verläßt uns nicht.
Ancak diğer zamanlar bu çok aptalca geliyor, öyle ki tüm hayatımı tüketecek gibi.Manchmal gerät ihm eines zu lang, er hält zu lang aus, als ob er die Distanz zum Ganzen verloren hätte.
Hayatımın mutlu bir dönemiydi.Es scheint ein glücklicher Lebensabschnitt gewesen zu sein.
Şimdiye kadar olan hayatımı düşündükten sonra, bakış açımı değiştirmeye ihtiyacım olduğuna karar verdim.Après avoir réfléchi sur ma vie jusqu'à présent, j'ai décidé que j'avais besoin de changer mes objectifs.
Bu hayatımda gördüğüm en güzel devekuşu.C'est la plus belle autruche que j'ai jamais vue.
Hayatımdan defol!Disparais de ma vie !
Pardon, hayatım!Pardon, mon cher !
Hayatım mükemmel.Ma vie est formidable !
Hayatımdan defol! Senden nefret ediyorum.Disparais de ma vie ! Je te déteste.
Bu benim hayatımdaki en zor görevdi.Ce fut la tâche la plus difficile de ma vie.
Bu benim hayatım!C'est ma vie !
Belki de hayatımda ilk defa yiyecekten bu derece etkilendim.C'est peut-être la première fois de ma vie que je suis autant impressionné par de la nourriture.
O benim hayatımda varolan bir insan değil.Ce n'est pas une personne qui existe dans ma vie.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Je n'avais jamais rien vu de tel ».
Hayatımın en kötü dönemiydi!" dedi.Ce fut la période la plus féconde de ma vie».
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Mais j'ai sauvé ma vie.
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım.Je n'ai pas fait d'autres fautes dans ma vie... ».
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.En fait, jusqu'à ce moment-là, je n'avais jamais été aussi libre de ma vie ».
Hayatımızın En Güzel Yılları (film, 1946), William Wyler 'ın yönettiği 1946 yapımı ABD filmi.Les Plus Belles Années de notre vie, un film américain réalisé par William Wyler.
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.Trois mois plus tard, Les Comédiens sont écrits, la plus vive et la plus gaie des comédies de l’époque.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.J'ai vu dans ma vie bien des foules.
Yapımcı Robert Altman da filmi "hayatımda gördüğüm en korkunç eser" olarak niteledi.Le réalisateur Robert Altman a déclaré que c'était le pire film qu'il ait pu voir dans sa vie.
Umarım ben hayatımda bunun yarısını yapabilirim".Je pense que je réaliserai cela durant ma vie ».
Optiğin günlük hayatımızda ve teknolojide çok fazla kullanım alanı vardır.Cette propriété trouve un très grand nombre d’applications dans l’industrie et la vie quotidienne.
O yaz, hayatımın en hoş ve en zafer dolu günlerini yaşadım.Elle déclara plus tard que cette année avait été la période la plus heureuse et la plus insouciante de sa vie.
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.Cet événement a été le tournant de ma vie ».
Hayatımın en harika anlarından idi." diye hatırlıyor.C’étaient les plus belles années de ma vie ».
"Özel hayatım hep yüzüme vuruldu.J'en avais assez qu'on me jette toujours la Cause à la figure.

İlgili Sayfalar