hayalet ile cümle

hayalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mary hayaletleri görebildiğini söylüyor.Maria sagt, sie könne Geister sehen.
Ormanda bir hayalet gördüm sanırım.Ich glaube, ich habe im Wald einen Geist gesehen.
Ormanda bir hayalet gördüğümü sanıyorum.Ich glaube, ich habe im Wald einen Geist gesehen.
Bugün hala hayalet bir şehirdir.Es ist heute eine Geisterstadt.
Cooper'ın 10 yaşında olan kızı Murph odasında bir hayaletin kendisi ile iletişim kurduğunu düşünmektedir.Seine zehnjährige Tochter Murphy glaubt, in ihrem Zimmer Botschaften von einem „Geist“ zu empfangen.
Hayalet Avcıları'nın yaratıcısı Dan Aykroyd, bu oyunun aslında "üçüncü film" olduğunu söyledi.Laut Dan Aykroyd ist das Spiel „im Wesentlichen der dritte Film“.
Operadaki Hayalet gerçekten vardı.Das Phantom der Oper.
Diğer hayaletler Kanlı Baron'dan çok korkmaktadırlar.Vom Geheimnis des blutigen Barons!
Bakalım bu kar hayaleti gerçekten öyle mi, yoksa diğer kişiler gibi mi?Da frage ich mich leise: Sind das alles nur Gespenster oder leben die noch?
O zaman hayaletler ortadan kaybolurlar.Die Geister verschwinden.
Hayaletlerle karşılaşırlar.Siehst du Gespenster?
Hayalet yazarlar çeşitli nedenlerle işe alınırlar.Fantasiepässe werden aus ganz unterschiedlichen Gründen ausgestellt.
Hayalet hikayesi.Eine Geistergeschichte.
Senta sadakati ile hayalet Hollandalı'yi lanetten kurtarabileceğini herkese bildirir.Nur Senta ist von der Vorstellung eingenommen, den sagenumwobenen Holländer von seinem Fluch zu erlösen.
Ancak hayaletler bir şey yapmaz.Die Gespenster bewegen sich nicht zufällig.
Ama şimdi dizi onu bir hayalet formunda iki kez geri getirdi.In diesem Zusammenhang zog er sich zweimal in geistige Einsamkeit zurück.
Hayaletin kızıdır.Das Geistermädchen.
Seri, 15 yaşındaki hayaletleri görme yeteneği olan bir lise öğrencisi (Ichigo Kurosaki)'nin hayatını anlatır.Der 15-jährige Schüler Ichigo Kurosaki besitzt schon seit seiner Kindheit die Fähigkeit, Geister zu sehen.
Her hafta, bir hayalet hikayesi bir şekilde onu etkiliyordu."Hierfür erzählt sie ihm jeden Abend eine phantastische Geschichte.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Der Spiegel: Ich bin unsichtbar geworden.
Hayaletleri görmek gibi bir yeteneği var.Sie hatte die Gabe der Unterscheidung der Geister.
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."Die Frauen fallen auf ihre Knie.
Yolculuk boyunca hacılar çeşitli hayaletler, canavarlar ve benzeri mitik yaratıklar ve yerlerle karşılaşırlar.Auf dem Weg nach draußen begegnen sie verschiedenen Monster und Gespenstern.
Poil: Şirin bir hayalet pek korkutmaz, çileden çıkartıcak kadar çok konuşur.Das kleine Gespenst tut eigentlich niemandem etwas zuleide, außer es wird geärgert.
Aslında bir hayalet değildir.Sie ist kein Geschöpf Phantásiens.
Ölmeyenlere örnek olarak hayaletler, vampirler ya da zombiler verilebilir.Im Horrorgenre werden Untote als Vampire, Zombies oder Wiedergänger dargestellt.
Özgün adı Nosferatu: Phantom der Nacht tır (Türkçesi: Nosferatu: Gecenin Hayaleti).Erhielt Erwähnung im Film Nosferatu – Phantom der Nacht.
Bir tek sen hayaletleri görüyorsun.T'es le seul à voir des fantômes.
Ormanda bir hayalet gördüm sanırım.Je pense avoir vu un fantôme dans les bois.
Neredeyse Kafasız Nick - Gryffindor hayaleti.Nick Quasi-sans-tête Fantôme de Gryffondor.
Peter Quint ile Miss Jessel'in hayaletleri karşılaşırlar.Les rôles de Peter Quint et miss Jessel sont muets.
O gece 'Kral Elvis'in hayaleti Luisa'ya gözükür.Dans la nuit, le fantôme d'Elvis apparaît à Luisa.
Bugün hala hayalet bir şehirdir.C'est actuellement quasiment une ville fantôme.
Elizabeth'in hayaleti de yok olmaya başlamıştır.À partir de cet instant, le fantôme d'Elizabeth ne cesse de se manifester.
Operadaki Hayalet gerçekten vardı.Mais dans l'ensemble, le Fantôme de l'Opéra est une véritable réussite.
Bir çeşit hayalet hikayesi.C'est une histoire de fantômes.
Ama şimdi dizi onu bir hayalet formunda iki kez geri getirdi.En usage interne, elle était distillée deux fois dans un alambic.
Bir hayalettir.C'est un fantôme.
Jack sanki bir hayalet ya da canavar gibi betimlenmiştir.Il était souvent décrit comme un spectre ou un monstre.
Bu canavar size hayalet fırlatır.Cette démarche plut au monstre.
Hayalet Üçlü : Casper'in 3 kötü, birbirinden iğrenç amcasıdır.Casper, un gentil fantôme, est le bouc-émissaire de ses trois oncles, les mauvais Teigneux, Bouffi et Crado.
Bakalım bu kar hayaleti gerçekten öyle mi, yoksa diğer kişiler gibi mi?Mais à part ces petites fantaisies, ils sont des gens comme tout le monde.
Hayalet hikayesi.Histoire de fantômes.
O zaman hayaletler ortadan kaybolurlar.Les démons doivent avoir disparu.
Goya'nın Hayaletleri (İngilizce özgün adıyla Goya's Ghosts), yönetmeni Miloš Forman olan 2006 yapımı film.2006 : Les Fantômes de Goya de Miloš Forman.
Bir beyaz kefene sarılmış olan Kontes'in hayaleti görünür.La tête de la Vierge est couverte d'une cape rouge.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Elle sait qu'il s'agit d'un fantôme.
Dans ettiği bu kadın yoksa bir hayalet midir?Cet être est-il vivant ou est-ce un fantôme ?
Hayalet Gemi, Steve Beck 'in yönettiği 2002 yapımı korku filmi.Le Vaisseau de l'angoisse est un film américain réalisé par Steve Beck, sorti en 2003.
Kendini hayalet avcısı bir süper kahraman olarak görmektedir.Enfin on prend un super-héros au sérieux.
Çoğu çift türlü olsa da safkan hayalet Pokémon'lar da vardır.Fait unique, les deux adversaires peuvent avoir le même pokémon.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Invisibilité - Six peut se rendre invisible.
Sürekli korku halindedir ve hayaletler görmektedir.Ils connaissent en permanence la peur et la terreur.
Hayaletlerle karşılaşırlar.La Conspiration des fantômes.
Şarkı Ortaçağ uygulamalarından cadı avı gibi hayalet hikâyelerinden esinlenmiştir.L’histoire s’inspire des légendes médiévales autour de la sorcellerie.
Karin de hayaletleri daha az bir seviyede görebilmektedir ve kardeşleri babasına göre çok daha normaldirler.Choromatsu a une bouche en triangle et ses pupilles sont plus petits que ses frères.
Yoh'un koruyucu hayaleti.Il est aujourd'hui le fantôme de Yoh.
Doyle geçmişten gelen hayaletlerden çekinmektedir.Madame LaLaurie est confrontée à d'anciens fantômes.
Mürebbiye, hayalete karşı çıkar ve ve hayalet ortadan kaybolur.L'hôtel s'embrase alors instantanément et les fantômes se désagrègent avec lui.
Uçan Hollandalı'nın gemisi: Kasabadaki hayalet Uçan Hollandalı'nın kaldığı gemidir.Le Vaisseau fantôme ou Le Hollandais volant Pour le vaisseau fantôme, voir Le Hollandais volant.

İlgili Sayfalar