hayalet ile cümle

hayalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Mas eles, espantados e atemorizados, pensavam que viam algum espírito.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Megrémülvén pedig és félvén, azt hivék, hogy valami lelket látnak.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Men de blev forferdet og fulle av frykt, og trodde at de så en ånd.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Mereka terkejut dan ketakutan, karena menyangka mereka melihat hantu
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Nhưng môn đồ đều sửng sốt rụng rời, tưởng thấy thần.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Nhưng môn_đồ đều sửng_sốt rụng_rời , tưởng thấy thần .
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Niin heidät valtasi säikähdys ja pelko, ja he luulivat näkevänsä hengen.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Oni pak zhrozivše se a přestrašeni byvše, domnívali se, že by ducha viděli.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Plini de frică şi de spaimă, ei credeau că văd un duh.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Saisis de frayeur et d`épouvante, ils croyaient voir un esprit.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Sie erschraken aber und fürchteten sich, meinten, sie sähen einen Geist.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Stupiti e spaventati credevano di vedere un fantasma
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Ze schrokken allemaal en dachten dat Hij een geest was.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Εκεινοι δε εκπλαγεντες και εμφοβοι γενομενοι ενομιζον οτι εβλεπον πνευμα.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.А те се стреснаха и се уплашиха, като мислеха, че виждат дух.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Вони ж, полякавшись і перестрашившись, думали, що духа бачять.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.Они, смутившись и испугавшись, подумали, что видят духа.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.והמה חתו ונבעתו ויחשבו כי רוח ראו׃
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.فجزعوا وخافوا وظنوا انهم نظروا روحا.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.他 們 卻 驚 慌 害 怕 、 以 為 所 看 見 的 是 魂
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.他 們卻驚 慌 害怕 、 以 為所 看見 的 是魂
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.A zisťujem, že ma to prenasleduje.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.A zjišťuji, že mě to pronásleduje.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Azt vettem észre, hogy ez igencsak kísért engem.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Bardzo mi to ciąży na duszy. Bardzo mi to ciąży na duszy.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.E per me sta veramente diventando una persecuzione.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Et je me rends compte que cela m'obsède vraiment.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.I estoy encontrando que me persigue.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Ik ben er achter dat ik er heel erg door word achtervolgd.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.저는 이로 인해 무척이나 두려워하고 있습니다.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Şi îmi dau seama că sunt hăituit de ele.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Tämä asia tuntuu kummittelevan ilkeästi mielessäni.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Tôi thấy các vết dầu loang, và cảm giác mình bị ám ảnh bởi điều đó.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Und ich finde, dass mich das geradezu verfolgt.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.И откривам, че този образ ме преследва.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.И я заметил, что меня это очень пугает.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.ואני מגלה שזה במידה רבה רודף אותי.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.ترعبني وتصيبني بالأرق دوما
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.これには唖然とさせられました 今日お話ししたいのは 原油流出のことだけでなく
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.同埋我發現自己都幾 被呢件事折磨
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.그리고 저는 노예기간동안의 복수심에 불타는 유령에서부터 2004년에 장관까지 전부 공연했습니다.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Hrála jsem všechno od pomstychtivých duchů v časech otroctví až po ministryni zahraničí v roce 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Ik heb alles gespeeld: van een wraakzuchtige geest in de tijd van slavernij tot Staatssecretaris in 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Már mindent játszottam, a rabszolgaság idején megjelenő bosszúálló szellemet, vagy akár Államtitkárt 2004-ben.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Och jag har spelat allt från ett hämndlystet spöke i slaveriets tid till utrikesminister.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Şi am jucat orice, de la o fantomă răzbunătoare în vremea sclaviei, la Secretar de Stat în 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Zagrałam wszystko od mściwego ducha w czasach niewolnictwa po sekretarz stanu w 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Και τα έχω παίξει όλα από εκδικητικό φάντασμα σε εποχές σκλαβιάς μέχρι Υπουργός το 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Играла съм всичко, от отмъстителен призрак във времена на робство, до министър през 2004та.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Я грала усі ролі: від мстивого привида в час рабства до державного секретаря в 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.Я играла во всех ролях: от мстительного призрака во времена рабства до госсекретаря в 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.וגילמתי עד כה כל דבר החל ברוח רפאים נקמנית בתקופת העבדות ועד מזכירת המדינה ב-2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.لقد مثلت كل الأدوار متفاوتة بين شبح يتوق للانتقام في عصر العبودية الى وزيرة في الدولة في 2004.
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.奴隷制時代の執念深い幽霊から 2004年の国務長官まで演じてきました 他の自己が
Ve ben kölelik zamanındaki intikamcı bir hayaletten 2004'teki dışişleri bakanına kadar her şeyi oynadım.我中意表演各種角色 從奴隸時代復仇心重嘅鬼魂 到生活在2004年的國務卿。
Ve bir kolu yoktu! Bir kol hayalet yoktu! "그리고 팔이 없었어요! 팔의 유령은 없었어요! "
Ve bir kolu yoktu! Bir kol hayalet yoktu! "ولم يكن هناك ذراع! لم يكن هناك شبح ذراع! "
Ve bir kolu yoktu! Bir kol hayalet yoktu! "氏バンティングは、それを上に考えた。
Ya da bir hayaletli bir okulOder einen Geist in einer Schule gab
Ya da bir hayaletli bir okulאו רוחות בבית ספר

İlgili Sayfalar