Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.思いました あの人誰? シャバーナー・アーズミー か レーカーでした
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Cô phải theo đuổi tầm nhìn đó."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Debes perseguir esa visión".
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Devi portare avanti quell'idea".
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Du må forfølge den vision."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Du musst diese Vision verfolgen."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Je moet je visie nastreven,'
Bu hayalin peşinden gitmelisin."그 목표를 쫓으세요."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Követned kell azt az álmot."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Musisz do niej dążyć".
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Trebuie să urmezi acea viziune."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Vous devez poursuivre cette vision. "
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Πρέπει να το κυνηγήσεις".
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Трябва да следваш тази идея."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."Ты должна следовать за своей мечтой".
Bu hayalin peşinden gitmelisin."את חייבת ללכת אחר החזון."
Bu hayalin peşinden gitmelisin."يجب عليك متابعة تنفيذ هذه الرؤية".
Bu hayalin peşinden gitmelisin."私は「うわあ プレッシャーだなあ」と
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Asta e prima oara, nu-i asa, cand vrei sa faci ceva, visul tau.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.C'est la première fois, n'est-ce pas, que tu voulais faire quelque chose, ton rêve
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Chẳng phải là lần đầu tiên sao? Lần đầu cậu muốn làm một việc gì đó... Là giấc mơ của cậu.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Detta är första gången, är det inte. att du ville göra nåt med din dröm.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Dit is de eerste keer, toch? Dat je iets wilde doen, jouw droom.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Es ist das erstmal, nicht wahr, dass du etwas tun willst, wovon du schon immer geträumt hast.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Ini pertama kalinya, kan, Kau ingin melakukan sesuatu, impianmu.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Questa è la prima volta, non è così, che hai voluto realizzare qualcosa, il tuo sogno.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Αυτή είναι η πρώτη φορά, έτσι, που ήθελες να κάνεις κάτι, το όνειρο σου.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Ха Ни!
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Это ведь впервые, что ты захотел что-то сделать, твоя мечта.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.هذه المره الاولى أليس كذلك بأنك تريد ان تفعل شيئا ، حلمك.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.やりたい事 あんたの夢 大した夢じゃないさ ちょっと思っただけで...
Bu işler hayali işler de değil. Bunlar gerçek iş fırsatları. Crowley:They\'92re echte Arbeitsplätze. \ CROWLEY:
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Acredito nisso, e não é uma utopia.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Chiar cred asta şi nu e doar o iluzie.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Ich glaube das wirklich, und nein, das ist kein Wunschdenken.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Igazán hiszek ebben, és nem, ez nem csak ábránd.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Ik geloof dat echt, en, nee, dat is geen wensdenken.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Io ci credo davvero, e no, non è una pia illusione.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Je le crois vraiment. Ce n'est pas une utopie.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.저는 정말로 이를 믿습니다. 이는 단순히 낙천적인 희망 사항이 아닙니다.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Naozaj tomu verím, a nie, nie je to zbožné prianie.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Naprawdę w to wierzę i nie, to nie jest tylko pobożne życzenie.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Opravdu si to myslím, a není to jen zbožné přání.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Realmente creo esto, y, no, no es pensamiento mágico.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Πραγματικά το πιστεύω αυτό και, όχι, δεν είναι ευσεβής πόθος.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Наистина вярвам в това и -- не, това не е самозалъгване.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.Я действительно так считаю, и нет, это я выдаю желаемое за действительное.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.אני מאמין בזה, זאת לא משאלת לב.
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.أنا بالفعل أؤمن بذلك , وأن ذلك ليس تمني .
Buna gerçekten inanıyorum, hayır bu benim hayalim değil.しかしこんなことが気になって夜眠れないことがあります
Bunca zamandır ölmeden önce yapmak istediğim şeyin... ...hayalini kuruyordum.C'est mon rêve depuis longtemps. Un rêve que je voulais réaliser avant ma mort.
Bunca zamandır ölmeden önce yapmak istediğim şeyin... ...hayalini kuruyordum.Ez egy régi álmom. Egy álom, melyet még halálom előtt szeretnék megvalósítani.
Bunca zamandır ölmeden önce yapmak istediğim şeyin... ...hayalini kuruyordum.Αυτό είναι το όνειρο της ζωής μου που πρέπει να πραγματοποιηθεί πριν πεθάνω.
Bunca zamandır ölmeden önce yapmak istediğim şeyin... ...hayalini kuruyordum.لقد كان حلم حياتي شيء اردت القيام به قبل ان اموت
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Also musste ich meinen ersten Traum aufgeben, und ich konzentrierte mich auf den zweiten."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Așa că a trebuit să renunț la primul vis, și m-am concentrat pe al doilea.".
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Così dovetti abbandonare il mio primo sogno, e mi concentrai sul secondo".
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Donc j'ai dû abandonner mon 1er rêve, et me concentrer sur le second."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım.""Então, tive de desistir do primeiro sonho e concentrar-me no segundo."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Így tehát fel kellett adnom az első álmomat, maradt a második"