Hayalim bir gün Japonya'ya gitmektir.My dream is to go to Japan someday.
Kızımın hayali bir arkadaşı var.My daughter has a make-believe friend.
Beş yıl içinde kendiniz için hayaliniz nedir?What's your dream for yourself in five years?
Küçük çocuğun bir hayali var.The little boy has a dream.
Tom'un hayali dağlarda yaşamaktır.Tom's dream is to live in the mountains.
Tom'un hayali İngiltere'de bir üniversiteye gitmek.Tom's dream is to go to a university in England.
Hayalimi yaşıyorum.I'm living my dream.
Birçokları için, bu, bir hayalin gerçekleşmesiydi.For many, it was a dream come true.
Onun hayali Paris'i ziyaret etmektir.Her dream is to visit Paris.
O, yurt dışına seyahat etme hayalinden tamamen vazgeçemedi.She was unable to completely give up her dream of traveling abroad.
Benim hayalim bir beyzbol oyuncusu olmak.My dream is to become a baseball player.
Hayalimden vazgeçemiyorum.I can't give up my dream.
Bir manken olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming a model.
Bir model olmanın hayalini görürdüm.I used to dream about becoming a model.
Bir yarış arabası sürücüsü olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming a race car driver.
Bir astronot olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming an astronaut.
Çok zengin olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming very wealthy.
Bir balerin olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a ballerina.
Bir milyoner olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a millionaire.
Başarılı bir iş adamı olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a successful businessman.
Su altında nefes alabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to breathe underwater.
Santrancı gerçekten iyi oynayabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to play chess really well.
Tom bir astronot olma hayalinden vazgeçmek istemiyor.Tom doesn't want to give up his dream of becoming an astronaut.
Tom'un hayali Mary ile dünya çapında rahat etmek.Tom's dream is to travel around the world with Mary.
Onun en büyük hayali bir yerli gibi konuşabilmek.His biggest dream is being able to speak like a native speaker.
Tom bir oşinograf olma hayalinden vazgeçti.Tom abandoned his dream of becoming an oceanographer.
O, çocukluğumdan beri benim hayalim.It's been my dream since I was a little boy.
Bu benim en büyük hayalim.It's my biggest dream.
Benim hayalim ben emekli olduğumda işimi devralacak bir erkek evlada sahip olmaktır.It's my dream to have a son who'll take over my business when I retire.
Astronot olmak her zaman ilk hayalimdi.Being an astronaut was always my first dream.
Birçok insan hemen zengin olmak hayaliyle piyango bileti alır.Many people buy lottery tickets with the dream of immediately becoming wealthy.
Hayalim gerçekleşti.My dream came true.
O zengin olma hayaliyle Tokyo'ya geldi.He came to Tokyo with the dream of becoming rich.
O zengin olma hayaliyle Tokyo'ya gitti.He went to Tokyo with the dream of becoming rich.
Benim hayalim bir öğretmen olmaktır.It is my dream to become a teacher.
Onun hayali bitti.Her dream is over.
Hayalim, Çincede akıcı olmaktır.My dream is to be fluent in Chinese.
Tom'un hayali bir öğretmen olmak.Tom's dream is to be a schoolteacher.
Bu benim hayalimdeki iş.This is my dream job.
Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.Tom's dream is to live in a small town in the south of France.
Hayaliniz nedir?What is your dream?
Onun okula çıplak gelmek hakkında bir hayali vardı.He had a dream about coming naked to school.
Tom Mary'ye hayali arkadaşından bahsetti.Tom told Mary about his imaginary friend.
Her gece senin hayalini kuruyorum.I dream about you every night.
Bu hayalimdeki iş.It's a dream job.
Tom'un hayali gerçek oluyor.Tom's dream is coming true.
Bu bir hayalin gerçekleşmesi gibi bir şeydi.It was like a dream come true.
Onun hayali akıcı şekilde Fransızca konuşabilmekti.Her dream was to be able to speak French fluently.
Köpeğim bir kedinin hayalini kuruyor.My dog is dreaming of a cat.
O, hayalini başarılı bir biçimde gerçekleştirdi.He successfully realised his dream.
Tom her zaman bir multimiyoner olmanın hayalini kurdu.Tom always dreamed of being a multi-millionaire.
Hayalim, İpek Yolu'nu bir deve üzerinde geçmektir.My dream is to cross the Silk Road on a camel.
Yıllardır bunun hayalini kuruyorum.I've dreamed about this for years.
Bu günün hayalini kurdum.I've dreamed of this day.
Ay, güneşin hayalidir.The moon is the dream of the sun.
Hayalimdeki evin iki yatak odası var.My dream house has two bedrooms.
Hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.She had to give up her dream.
Hayalinden vazgeçmek zorundaydı.She had to give up her dream.
Hayalinden umudunu kesmek zorundaydı.She had to give up her dream.
Kazasından sonra hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.He had to give up his dream after his accident.