İngilizce öğrenme isteğinin şiddetini hayal etmek güç.Razen če tega ne vidiš na lastne oči.
İngilizce öğrenme isteğinin şiddetini hayal etmek güç.Tenzij je het zelf ziet.
İngilizce öğrenme isteğinin şiddetini hayal etmek güç.Trebuie să fii martor la ea.
İngilizce öğrenme isteğinin şiddetini hayal etmek güç.Εκτός και αν είστε μάρτυρες της.
İngilizce öğrenme isteğinin şiddetini hayal etmek güç.הוא כמעט בלתי ניתן לדמיון. אלא אם עדים לו.
İngilizce öğrenme isteğinin şiddetini hayal etmek güç.قد تكون لاتصدق. إلا إذا شهدتها.
İngilizce öğrenme isteğinin şiddetini hayal etmek güç.先生:「完璧!」 生徒:「完璧!」
Kendi ölümümüzü düşünmek bir gün bu dünyada olmayacağımızı hayal etmek bize güç geliyor.Encontramos difícil contemplar nuestras propias muertes. Imaginar que un día no existiremos más en este mundo.
Kendi ölümümüzü düşünmek bir gün bu dünyada olmayacağımızı hayal etmek bize güç geliyor.Troviamo difficile contemplare le nostre morti e immaginare che un giorno non vivremo più in questo mondo.
Kendi ölümümüzü düşünmek bir gün bu dünyada olmayacağımızı hayal etmek bize güç geliyor.いつかこの世にいなくなる日が来るのを想像するのは しかし、私たちが死んだ後も
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Chẳng phải Leroy sẽ có tấm séc sao?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Det er nemt at se Leroy få den check, ikke?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?E' facile vedere Leroy che prende l'assegno, giusto?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Es fácil ver a Leroy ganando el cheque, ¿cierto?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Es ist einfach sich vorzustellen, wie Leroy den Scheck erhält, richtig?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Este uşor să vi-l imaginaţi pe Leroy luând cecul, nu?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Je snadné představit si, že Leroy získá šek, že?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Je ziet Leroy die cheque al in ontvangst nemen, toch?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?아무래도 리로이가 상금을 타겠네요. 그렇죠?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Könnyű elképzelni Leroy-t, ahogy átveszi a nyereményt, igaz?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Ľahko si predstavíte, že Leroy získa šek, však?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?On voit bien que Leroy va gagner le lot, n'est-ce pas?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Είναι εύκολο να δείτε τον Leroy να παίρνει την επιταγή, έτσι;
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Лесно е да видите Лирой с чека, нали?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?Очень легко представить Лероя, который получает чек, правда?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?אפשר לראות בקלות שלירוי יקבל את הכסף, נכון?
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?من السهل رؤية لوري يأخذ الشيك، صحيح؟
Leroy'u çeki alırken hayal etmek çok kolay, değil mi?「私は他の人と同じくらい当たる見込みがある」とは言えません
Maceraydı, Meraktı. Hayal etmekti.Пригодою, рідкістю, уявою.
Maceraydı, Meraktı. Hayal etmekti.Это было приключение, это было любопытство, это было воображение.
Meraktı. Hayal etmekti.Byla to představivost.
Meraktı. Hayal etmekti.Es war Vorstellungskraft.
Meraktı. Hayal etmekti.호기심이자 상상력이었어요.
Meraktı. Hayal etmekti.Ήταν περιπέτεια, ήταν περιέργεια, ήταν φαντασία.
Meraktı. Hayal etmekti.זו הייתה סקרנות. זה היה דמיון.
Meraktı. Hayal etmekti.وفضول و خيال ..
Meraktı. Hayal etmekti.それはハリウッドでも得られない
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.A hallgatók időt akartak arra, hogy elképzeljék, hol fog megtörténni és hogyan.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.De studenten wilden die tijd om zich voor te stellen waar het zou gebeuren, hoe het zou gebeuren.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.De studerende ville have den tid til at forestille sig hvad der sker, hvordan sker det.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Die Studenten wollten sich in dieser Zeit vorstellen, wo es passieren würde, wie es passieren würde.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Gli studenti volevano quel tempo per immaginare dove sarebbe successo, come sarebbe successo.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.학생들은 일어날 일들을 상상하면서 기다리는 시간을 좋아합니다. 어떤일들이 일어날까 하면서 말이죠.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Les étudiants voulaient ce temps pour imaginer où le baiser aurait lieu, comment ça allait se passer.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Los alumnos querían ese tiempo para imaginar dónde va a pasar, cómo va a pasar.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Os estudantes queriam esse tempo para imaginar onde aconteceria, como aconteceria.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Studenci chcieli mieć czas, by wyobrażać sobie, gdzie i jak to się stanie.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Studenterna ville ha den tiden till att föreställa sig vad som skulle hända, hur det skulle bli.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Študenti chceli ten čas, aby si mohli predstaviť, kde sa to stane a ako sa to stane.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Studenti chtěli mít čas a představovat si, co se stane, jak se to stane.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Studenţii îşi doreau acel timp ca să-şi imagineze unde urma să se întâmple, cum urma să se întâmple.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Οι φοιτητές ήθελαν αυτόν τον χρόνο για να φανταστούν πού θα συνέβαινε, πώς θα συνέβαινε.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Студентам нужно было время, чтобы представить, где это произойдёт и как это произойдёт.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Студентите искаха да имат на разположение време, за да си представят къде ще се случи, как ще се случи.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.Студенти хотіли цей час, щоб уявити, де це станеться, і як це станеться.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.הסטודנטים רצו את הזמן הזה כדי לדמיין איפה זה עומד לקרות, כיצד זה עומד לקרות,
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.أراد الطلاب ذلك الوقت لكي يتخيلوا أين ستحصل وكيف ستحصل.
Öğrenciler nerede olacağını, nasıl olacağını hayal etmek için bu süreyi istediler.どこでキスされるのだろう どんな感じにキスされるんだろう と 期待感で幸せになるのです
Önünde bir hedefin olduğunu hayal etmek.Az álom jelöli ki az utat.
Önünde bir hedefin olduğunu hayal etmek.De a visa că e un scop în faţă.