Hayırseverlik, onların bu duruma cevabı oldu.Well, charity became their answer.
"Hayırseverliğin masraflarını düşüren..." yazsın istemiyor."We kept charity overhead low."
Hayır bildirmemeliyiz.No we shouldn't.
Hayır, JCub ın başka bir yoldan zehirlenip zehirlenmediğini bulmalıyız.No, we need to figure out another way that J Cub could have been poisoned.
Hayır, aslında değilim.No, actually I'm not.
Amerikan stili degil, birak gitsin, umurumda degil, hayir.Fatiha.
" Ooo, işte buna hayır demezdim " (Seyirciler gülüyorlar)'I'd be okay with that!' [laughter]
Ganj (nehri) yokoluverdi!" Hayır.The Ganga vanished! And..' No.
Seni incittiler mi ? hayır siz...Let's go Did they hurt you? Oh no
Hayır! durunNo! Stop
Çinli misin ? hayır ama dili bilirim çok akıcıWhere's that car? It's gone! Are you Chinese?
Newt Gingrich: Hayır.Newt Gingrich:
Hayır, bilmiyorum.No, I don't. (Laughter)
Dianne Feinstein: Hayır.Dianne Feinstein:
Hayır, elbette yapmadın.(Laughter) No, of course not.
Of, hayır, bunu ilk defa yapmaya çalışmıyorum ki...[Sigh] Oh, no, that's not the first time I've done that
Püff,hayır, hiç bişeyi kaldıramam aslında ben.MARCEL: No, I can't, I can't lift anything up at all.
Sonunda neden hayırseverliğe başvuruyorlar?Why are they coming for, finally, for philanthropy?
Eğer sonunda hayırseverlik yapılacaksa, paraları yığmanın gereği ne?Why the need for accumulating money, then doing philanthropy?
Ya birisi de hayırseverliğe daha ilk günden karar verirse?What if one decided to start philanthropy from the day one?
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Do charitable deeds for 49 days and pray to be born human again
- Oh, hayır, yine mi sen?Oh no It was you?
Hayır. Sadece yaşayan bir varlık olduğun için üzülüyorum.I'mjust worried because you're a living being
Hayır, böyle ölmesine göz yumamam.I won't let him die like that
Hayır koymayız.No. Not usually.
Hayır, ben iyiyim, aslında.No, I'm okay, actually.
Hayır tam olarak.Not exactly.
Hayır, hayır, hayır, bence sen bana yeterince sinsi çabucak birtane verdin bugün için.No. No, no, I think you've given me enough sneaky quick ones for the day.
Hayır, Taj.- No, Taj.
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.No, not the sex, silly.
Hayır, ben yapamam.- No, I can't.
Hayır, biz bir izlenim bıraktık.No, we have made an impression.
Hayır,hayır, hayır, sen kesinlikle bişey söyledin.- No, no, no, you definitely said something.
Hayır, ben birşey söylemedim.- No, I didn't say anything.
Hayır, hayır, hayır, biz İngiliz aristokrasisinin davranışlarını gözlemliyoruz.No, no, no, we're observing the behavior of British aristocracy.
Hayır, İnanıyorum o bana bakıyor.No, I believe he's staring at me.
Hayır, biz sadece biraz eğlence ayrıyorduk.- No, we just wanted to have some fun.
Hayır, Taj, anlamıyorsun.No, Taj, you don't understand.
Hayır, değilim.No, I won't.
Hayır, ben üniversiteyi kastetmemiştim.- No, I don't mean the university.
Oh, tanrım, hayır, benim Charlie değil.Oh, God, no. Not my Charlie.
Hayır, yani...No, I mean...
Hayır dishum.No <i>dishum</i>.
Hayır. ben değilim eski Badalandabad gibi ve ben tazı köpeği değilim.- No. I am not a chip off the old Badalandabad and I'm not a hound doggie.
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var.- No, no, Dad, I need another hug. - Oh, <i>beta</i>.
Bırak sadece açıklıyayım... Hayır.- If you would just let me explain...
Oh, bu hiçbişey. Hayır.Oh, that's nothing.
Hayır, tamam.No, okay.
Oh, hayır, hayır.- Oh, no, no.
Ozetle, hayir, bence ayinler dogalari geregi mantik disilar.So no, I think that rituals are, by nature, irrational.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.And fun versus philanthropy.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.When you do something philanthropic to help another person, it lasts and it lasts.
Hayır bayan, haftasonu için davet edilen bay ve baynların listesinden başka bir şey bilmiyorum.Didn't Mrs. Owen mention me? I-- I haven't seen Mrs Owen yet. We only came here a few days ago.
Haha, hayır teşekkürler, bir haftanın yeterli olacağını düşünüyorum.That's not enough, Mr Blaw. Still seven. Lock that door, please.
Sakin olun, rahatlayın, hayır, robot bu, akıllı.Don't worry, relax, no, relax, it's a robot, it's smart!
Ses: Hayır.Voice:
Ses: Uygun değil. Hayır.Not appropriate.
Hayır dedim.I said, "Nope."
Damadım Park... Hayır.Park seobang*(son-in-law)... no,
Hayır, daha bakmadım.No, not yet.