havasını ile cümle

havasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.ICME만이 우주기상의 원인인 것은 아니다.
Bir iç savaş havasının yaşandığı şehirde, Alevilere yönelik saldırılarda 150'den fazla insan öldü.מספר ההרוגים האתונאים בקרב זה עמד על 150 איש ביניהם קאליאס, המפקד.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.היא יכולה להגביל את התנועה של הלובשת.
Havai fişekler ve atılan silahlar mahallenin sessiz havasını o gece doldurmaktadır.אנשי אותיות הח"י משולים לאש בחשכת הלילה.
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.ИКМИ не са единствената причина за космическото време.
İklimin oldukça kurak ve şehrin havasının kumlu olması günbatımlarını "kızıl" yapan etmenlerdir.Пясъчните дюни са пленителни и червени „по залез слънце“.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Time nije mijenjan izgled odjeće.
Yüzerken havasını azaltır.Pri nízkom stave vody vysychá.
Havasının alınma zorunluluğu yoktur.Zaščita zraka Ni potrebna.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Potrebno je odstraniti kontaminirano obleko.
Buna Singapur'un sıcak ve nemli havasının yol açtığı açıklandı.Po besedah predstavnika živalskega vrta je do tega prišlo zaradi vročega in vlažnega singapurskega podnebja.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Mažina kelių drabužių sluoksnių trintį.
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.Hinduizmas neturi vieningos kosmogonijos.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Kuivas ülikonnas on isolaatoriks õhk.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Als er elektriciteit is neemt de zuurstofconcentrator hier kamerlucht op.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Aşadar atunci când este eletricitate, concentratorul de oxigen ia aer din cameră.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Itt, mikor van áram, az oxygén sűrítő a levegőt a szobából nyeri.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Jadi pada saat listrik menyala pengumpul oksigen mengambil udara dalam ruangan.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Kiedy jest prąd, koncentrator tlenu pobiera zwykłe powietrze.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.전기가 들어올 때에는 산소 생성기는 실내의 공기를 사용합니다.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Mais donc ici dedans quand il y a de l'électricité, le concentrateur d'oxygène absorbe l'air ambiant.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Per cui qui, quando c'è elettricità, il concentratore di ossigeno usa l'aria dell'ambiente.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Portanto, quando há electricidade, o concentrador de oxigénio capta o ar da sala.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Vì vậy khi có điện, thiết bị tạo ô-xy lấy không khí ở trong phòng.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Wenn elektrischer Strom vorhanden ist, dann saugt der Sauerstoffkonzentrator die Raumluft an.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Όμως εδώ, όταν έχει ρεύμα, ο συμπιεστής οξυγόνου εισάγει αέρα δωματίου.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Итак, когда есть электричество, кислородный концентратор всасывает воздух из помещения.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Когато има ток, кислородният концентратор използва въздуха в стаята.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.אבל ככה בפנים כשיש חשמל, מרכז החמצן לוקח אויר מהחדר.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.حسنا هنا عندما تتوفر الكهرباء، مكثف الأوكسجين يأخذ هواء الغرفة.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.酸素圧縮機が部屋の空気を取り込みます 部屋の空気は見事なほどに無料だと分かっていますし
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasını예술과 정치는 박물관 벽 밖의 애매한 곳을 차지할 것입니다. 그러나 박물관 내부 핵심은
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıKunst en politiek bezetten een ambiguë lokatie: buiten de muren van het museum, maar in zijn kern.
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıאומנות ופוליטיקה תופסים אתר דו משמעי מחוץ לקירות המוזאון, אבל בתוך ליבת המוזאון,
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıالفن والسياسة تحتلان موقعا غامضا خارج جدران المتحف، ولكن داخل جوهر المتحف،
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasını博物館の壁の外の曖昧な空間を 満たしていますが しかし博物館の中央部分では その空気が
Tutuklanan beş aktivistin durumu bugün Kamboçya'nın haşin siyasi havasını yansıtmakta.Il caso dei cinque attivisti detenuti riflette l'attuale difficile clima politico nel paese.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Az újfajta optimizmus az utcán is érzékelhető.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Das neue optimistische Lebensgefühl ist auf den Straßen zu spüren.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Den nya känslan av tillförsikt syns på gatorna.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Den nye fornemmelse af optimisme kan ses i gaderne.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.El nuevo optimismo puede verse también reflejado cuando uno pasea por sus calles.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Het nieuwe optimisme is op straat te zien.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Kaduilla onkin havaittavissa uudenlaista optimismia.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Na ulicah je mogoče zaznati nov občutek optimizma.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Na ulicích můžete vnímat novou dávku optimismu.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Na ulici sa možno stretnúť s novým pocitom optimizmu.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Noul sentiment de optimism poate fi văzut pe străzi.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Nowy powiew optymizmu jest widoczny na ulicach.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.O optimismo sente-se por toda a cidade.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Questo rinnovato ottimismo è percepibile fra la gente comune.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Un nouvel optimisme se ressent un peu partout dans la ville.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Το νέο piνεύα αισιοδοξία είναι εφανέ στου δρόου τη piόλη.
Yeni iyimserlik havasını sokaklarda hissedebilirsiniz.Можете да почувствате оптимизма по улиците на града.

İlgili Sayfalar