havasını ile cümle
havasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biz tenis oynamak için günün güzel havasının avantajından yararlandık.We took advantage of the day's nice weather to play tennis.
Buranın havasını sevmedim.I don't like the climate here.
Lastiğin havasını kontrol etmem gerekiyor.I have to check the tire pressure.
Tom Boston'da havasını buldu.Tom found his niche in Boston.
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.ICMEs are not the only cause of space weather.
Alüminosilikattan yapılan iki iç katman kabin havasının uzaya sızmamasını sağlıyordu.The two inner panes, made of aluminosilicate, ensured no cabin air leaked into space.
Havai fişekler ve atılan silahlar mahallenin sessiz havasını o gece doldurmaktadır.The guns ashore fell silent and that night the city was occupied.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Extra clothing to match the weather.
"Modern şarkı sözleriyle old-school soul havasını yakalamak istedik."Neo-Soul Setting for Old-School Soul Voice".
Kitap üç bölümden oluşsa bile sanki uzayıp giden bir şiir havasını taşımaktadır.An aria on poetry is followed by a third psalm verse as an aria.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.But so in here when there's electricity, the oxygen concentrator takes in room air.
Tutuklanan beş aktivistin durumu bugün Kamboçya'nın haşin siyasi havasını yansıtmakta.The case of the five detained activists reflects the harsh political climate in Cambodia today.
"Gorski Kotar'ın temiz havasını, altın çayırları ve el değmemiş yerlerini seviyorum." diye yazıyor."I like the fresh air of Gorski Kotar, its golden pastures and wilderness," he writes.
Kent yetkilileri amacın Üsküp'ün "eski havasını" geri getirmek olduğunu söylüyor.City authorities say the goal is to bring back Skopje's "old flair".
Takım nihayet havasını bulmuş gibi görünüyordu.The team looked like it had finally regained its stride.
Ancak bu tür bir soruşturma, yaklaşmakta olan seçimlerin havasını pek değiştirmeyecek.Such an investigation, however, would do little to change the tide of the coming election.
NATO da, ülkemizin makamları gibi, yüksek havasının açılmasına son derece bağlı durumda.NATO, like the authorities of our country, is very committed to the opening of the high air space.
Alüminosilikattan yapılan iki iç katman kabin havasının uzaya sızmamasını sağlıyordu.The two inner panes, made of aluminosilicate, ensured no cabin air leaked into space.
Güneş patlamaları güçlü bir şekilde Dünya’nın yakınında ki uzay havasını etkiler.Solar flares strongly influence space weather near the Earth.
Çokça turist bu müzeyi gezip Kozmonotlar Geçidi havasını alıp büyük bilgi sahibi olmaktadır.[3]The museum is a favourite of students worldwide and a primary tourist attraction of the city.[3]
Ancak kalabalığın havasını fena halde yanlış okumuş.However, he had badly misread the crowd's mood.
Kimyasalı teneffüs ettiklerinde genel bir neşe ve mizah havasının başladığını gördüler.On inhaling the chemical they found that a general mood of cheer and humour had set in.
Soğutulmuş su genellikle bir binanın havasını ve ekipmanını soğutmak için kullanılır.Chilled water is often used to cool a building's air and equipment.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Duftstoffe überdecken den Eigengeruch des Trägers der Kleidung.
Ve aynı zamanda Dünya havasını temizler.Wie der Erde die Luft ausgeht.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.On peut retrouve l'ambiance et les costumes des saloons.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.No quedan vestigios del revestimiento exterior.
Bay Jefferson, bir Ood'a ölmektense bulunduğu bacanın havasının kesilmesiyle ölmeyi tercih eder.Es un Jedi que parece preferir el uso de un bláster antes que el de un sable láser.
Bu da şehrin havasının istikrarsız olmasına neden olur.El aire se dice que está inestable.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Essa aveva lo scopo di preservare l'abito dall'odore del tabacco.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Воздушное пространство в сухом костюме.
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.برنامج ظواهر ليست من الدين على قناة الإيمان الفضائية.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.A presença de telômeros vestigiais.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Het rust niet op de kledij die de reiziger draagt.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Wskazane jest także zdezynfekowanie ubrania zasypką do odzieży.
Havasının alınma zorunluluğu yoktur.Ingen luft får komma åt processen.
Bir iç savaş havasının yaşandığı şehirde, Alevilere yönelik saldırılarda 150'den fazla insan öldü.Under vinter- och fortsättningskriget stupade över 150 män från Alajärvi.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Deras flyg påminner om klädesmalens rörelse i luften.
ICME'ler uzay havasının tek nedeni değildir.För mänskligheten var inte ensam i rymden.
Bu da şehrin havasının istikrarsız olmasına neden olur.Detta medförde att flygplanet blev instabilt.
İklimin oldukça kurak ve şehrin havasının kumlu olması günbatımlarını "kızıl" yapan etmenlerdir.Namnet “Rödkinda” antyder att frisk luft skulle ge barnen röda kinder.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.По тканині визначають вік одягу.
Bu dönemde Eyüpsultan alanı, mistik havasını kaybederek şehirle bütünleşmiş hale geldi.Тим часом в людських колоніях стало загадковим чином зникати населення.
Anthony Raneri albümün daha öncekilere göre daha punk bir havasının olduğunu söyledi.Podle zpěváka Anthony Raneriho má album mnohem více punkový zvuk než album předchozí.
Havasının alınma zorunluluğu yoktur.Vzduch vyvážet nechceme.
Yüzerken havasını azaltır.Při nízkém stavu vody vysychá.
Yüzerken havasını azaltır.Lună pe cale de a se îneca.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Indicațiile de spălare de pe etichetele hainelor trebuie respectate.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ekkor azonban elmegy a világítás az öltözőben.
Dolayısıyla en iyi gözlem yapılabilecek yüksek ve havasının yıl boyunca açık olan yerler tercih edilir.Célszerű olyan helyszíneket választani, ahol az év legnagyobb szakában tiszta az idő.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ratsastusvaelluksella pitää olla sään mukaiset vaatteet.
Okyanus havasının nem oranı oldukça yüksektir ve alçak katmanlarda doymuş olabilir.Η ατμόσφαιρα μπορεί να είναι αρκετά υγρή, ανάλογα με την εγγύτητα στη θάλασσα.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Det er usikkert når vestveggen ble bordkledd.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Kasih melihat robekan baju Sinar.
Doğal kaynak sularının bolluğu havasının temizliği ile ünlüdür.Kecamatan Air Besar terkenal dengan keindahan alam berupa air terjun.
Bu da şehrin havasının istikrarsız olmasına neden olur.Họ cho rằng môi trường đầu tư ở quốc gia này không ổn định.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.宇宙服の趣味が悪い。
Yüzerken havasını azaltır.空中を泳いで移動する。
Kitap üç bölümden oluşsa bile sanki uzayıp giden bir şiir havasını taşımaktadır.旅に心を遣るその姿は漂泊の詩人としての能因・西行等に連なるものがある。
Havasının ve suyunun latifliği ile meşhurdu.对空气和水敏感。